Freitag, 17. August 2012

KIYAMET NE ZAMAN KOPACAK?

             KIYAMET NE ZAMAN KOPACAK?

kıyametin tam vaktini Kendisinden başka bilmeyen
                              ALLAHın adıyla

Kıyamet, "kâinatın akşamı"dır. Peki, kâinatın
akşamı ne zaman olacaktır?

Kâinatın sahibi yüce Allah'a göre: Çok yakında.

"Kâinat Saati"ne göre ise: 1960 yılında 2000 yılına
girdik. 2060 yılında 2100 yılına gireceğiz. 2160
yılında 2200'e, 2260 da 2300'e ve 2360 da 2400
yılına girmiş olacağız. Fakat 2160 yılına kadar
kıyamet kopmuş olacaktır. Çünkü 2120-2130
arası, kâinatın akşamıdır. Şu an biz, "kâinatın ikindi
vakti"ni bitirmek üzereyiz. İkindiden sonra akşam
gelir. Akşam olunca nasıl güneş batar ve hava
kararırsa, kâinatın akşamı olunca da bütün yıldızlar
sönecektir. İşte bu sönüş, kâinatın batışıdır. Bu
batış akşamının sabahı, Mahşer (yeniden diriliş)
Günü olarak meydana gelecektir. Bu En Büyük
Gün'de "Büyük Mahkeme" kurulacak ve herkesin
hesabı görüldükten sonra bütün insanlık,
kazandıkları cennet ve cehennemlerine
gönderileceklerdir.  Şimdi herkes, nereye
gitmek istiyorsa, ona göre hazırlansın.

Cenneti isteyenler, "Gerçek Din"e girmek ve ona
göre yaşamak zorundadırlar. Cehenneme girmek
isteyenlerin de, Gerçek Din'e ihtiyaçları yoktur...

Zaman:  Yeni Çağ'ın onikisi, Ramazan ayının sonu.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Cevaplama
Boyut:   Muranizm.

                                                  YAYINLAYAN
                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                      *   *   *

Mittwoch, 8. August 2012

BİZ MURANİSTLER

                          BİZ MURANİSTLER

Biz Muranistler; saldırganlığa sebep olan kuvvetçi-
liğe karşı, eşitlik ve adaleti sonuç veren Hakçılığı;
şmanlığa sebep olan kavgacılığa karşı, birlik ve
dayanışmayı sonuç veren Yardımlaşmacılığı; çar-
pışmaya sebep olan ırkçılığa karşı, barış ve kar-
deşliği sonuç veren Dindaşlık ve Vatandaşçılığı;
bozulmaya sebep olan nefsetaparlığa karşı, insanı
insan eden Kur'anistliği ve Yaradan'a Teslimciliği;
sıkıntıya sebep olan menfaatçiliğe karşı, sevgi ve
yakınlaşmayı sonuç veren İyilikçiliği medeniyete
esas yapıp; yüce Yaşatıcı'mızın varlık, birlik ve
eşsizliğinden sonra Doğruluk, Adalet ve Namus-
luluğu dünyaya hâkim kılmak istiyoruz.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onikisi, Ramazan ayı ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: İlânat.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                  *   *   *

Montag, 6. August 2012

BİRDEN FAZLA PROTONU OLAN ATOMLARIN İŞLEYİŞİ

BİRDEN FAZLA PROTONU OLAN ATOMLARIN İŞLEYİŞİ

(Yazarımız Hüseyin Avdıç, atomla ilgili yeni bulgularını açık-
lamaya devam ediyor.)

Bundan önceki bilimsel makalemde; atom çekirdeğindeki
protonların, nükleer kuvvet'le değil, "Girdap Kuvveti"yle bira-
rada kalabildiklerini söylemiştim.

Şimdi bu teorime bir noktayı daha ilâve etmek istiyorum: Bir-
den fazla protonu bulunan atom çekirdekleri, bir galaksi gibi
hareket etmektedir. Bu atomik mini galakside enerjisini tüke-
ten protonlar da, nötrona dönüşmektedir.

Bu nokta ile birlikte şimdiye kadar verilen atom modellerinin
de değişmesi gerekiyor. Çünkü atomun yapısı ve işleyişi
karmaşık değil, basittir. Atom, dört kuvvetle değil, bir tek
kuvvetle, yani çift kollu "Girdap Kuvveti"yle işlemektedir. Çe-
kirdeğindeki faaliyet de, (birden fazla protonu olan atomlar-
da) bir "Galaktik Hareket"tir.

Galaksi ağaçlarının çekirdeği, yıldızlardır. Yıldız ağaçlarının
çekirdeği de hidrojen ve helyum atomlarıdır. Bu atomların iş-
leyiş ve hareketlerinin, ağaçlarının işleyiş ve hareketlerine
benzemesi, imkânsız değil, olması gerekendir.

Sonuç: Tek protonlu hidrojen atomu, güneş sistemi modeliy-
le; birden fazla protonu olan atomlar da, galaksi modeliyle iş-
lemekte ve hareket etmektedir.

Hüseyin Avdıç

Bundan önceki bilimsel bildirimiz:

Zaman:  Yeni Çağ'ın onikisi, Ramazan ayı ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Açıklama.
Boyut:   Muranizm.

                                                                 YAYINLAYAN
                                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                              *   *   *

Sonntag, 5. August 2012

EY İNANÇLILAR! EY MÜSLÜMANIM DİYENLER!

      EY İNANÇLILAR! EY MÜSLÜMANIM DİYENLER!

       inançlılara namaz kılmayı emretmiş olan ALLAHın adıyla

Ey inançlılar! Ey müslümanım diyenler!

Allah'a inanıyorsanız, hani inancınızın isbatı olan Namazınız?

"Allah'ın kuluyum" diyorsanız, hani kulluğunuzun ilânı olan Nama-
zınız?

"Ben müslümanım" yani "Allah'a teslim oldum" diyorsanız, hani
teslim oluşunuzun, yani müslümanlığınızın ilk şartı olan Namazı-
nız?

"Allah'ın verdiklerine teşekkür etmek gerekir" diyorsanız, hani yaşa-
tılışınızın teşekkürü olan Namazınız?

İnancınızın isbatı, kulluğunuzun ilânı ve yaşatılışınızın teşekkürü o-
lan Namazınız yoksa, demektir ki bu, siz müslümanlıktan uzaksınız!
Ama bu uzaklıkla "müslüman" ismini alamazsınız. Eğer o ismi al-
mışsanız, aldığınız ismin hakkını vermeniz gerekir. Ancak bu şekil-
de "sahte müslüman" denilmekten kurtulmuş olursunuz ve ancak bu
kurtuluşla cenneti kazanabilirsiniz. Öyle ise, müslümanlığınızın "ilk
şart"ını yerine getiriniz.

"İnsan" iseniz, ne yapmanız gerektiğini biliyorsunuz.

"Müslüman" iseniz, gerekeni yapmalısınız.

Sizin cennetlik olmanızı arzu eden Rabbiniz, hergün 5 vakit, sizi hu-
zuruna bekliyor. O'nu bekletmeyiniz...

Zaman:  Yeni Çağ'ın onikisi, Ramazan ayı ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Dâvet ve Uyarı.
Boyut:   Muranizm.

                                                                 YAYINLAYAN
                                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                            *   *   *

Samstag, 4. August 2012

EVREN NE ZAMAN YIKILACAK?

                       EVREN NE ZAMAN YIKILACAK?

            kıyametin yaklaştığını haber veren ALLAHın adıyla

Bilimin bu suale verebileceği; "5 milyar yıl sonra güneş sönünce"
veya "büyük bir meteorun dünyamıza çarpmasıyla" gibi cevapları
geçip, asıl evrenin tek Sahibi yüce Allah bu suale ne cevap vermiş,
ona bakmalıyız.

Evrenin yaratıcısı, yaşatıcısı ve yöneticisi yüce Allah, gönderdiği
son Kitap'la bu sualimize şu cevabı vermektedir:

"(İnanmayanlar) İlle (helâk edilecekleri) sâ'atin ansızın kendilerine
gelmesini mi bekliyorlar? İşte onun belirtileri geldi." (Muhammed 18)

"... Ne bilirsin, belki o sâat yakındır?" (Şura 17)

"O sâat yaklaştı, ay yarıldı." (Kamer 1)

"O yaklaşıcı, yaklaştı." (Necm 57)

Bu ayetlerden anlıyoruz ki, evrenin yıkılışı olan kıyamet yakındır.
Yüce Allah ta ondört buçuk asır önce "kıyamet yaklaştı" demişse
ve bu zamana dek kıyamet kopmamışsa, bu durumda 1450 yıl son-
raki biz 21. asırlılar, kıyametle burun burunayız demektir.

Peki, kıyametle burun burunaysak, o büyük yıkılış ne zaman başla-
yacak?

Yüce Allah, insanları korkuya ve gaflete düşürmemek için onun tam
tarihini gizlemiş, vermemiş. Fakat buna rağmen Kur'an dışından o-
lanlar, insanlığı korkuya veya gaflete düşürecek kıyamet tarihleri
vermekten geri durmuyorlar ve durmamışlar.

Bu durumda bizim de bu harekete müdahale etmemiz gerekmekte-
dir.

İnsanlığı korkuya düşürecek birinci tarih; Maya Takvimi'yle ilgili o-
lan 21 Aralık 2012 tarihidir. Bu tarihte kıyamet kopacak mı? (Allah'
ın izniyle) elbette ki kopmayacak! Kopmayacağını nereden biliyo-
ruz? Çünkü yüzlerce mûcizesi görülmüş ve kaydedilmiş olan Hz.
Muhammed(sav)in verdiği kıyamet belirtileriyle ilgili haberlerleriyle
tam örtüşmüyor da onun için!

Peki, o zaman kıyamet, Nostradamus'un kehanetine dayanan 3700
yılında mı kopacak?

O zaman da kopmayacak! Çünkü bu asrın ve gelecek 1700 yılın in-
sanını gaflete düşürecek bu tarih de, Peygamberimiz Muhammed'in
verdiği haberlerle uyuşmuyor. Hem 1700 yıl sonra, şimdi 7 milyar
olan dünya nüfusu, 90 milyar artarak 97 veya 100 milyar olur! Aca-
ba 7 milyar insanı zor taşıyan ve geçindiren Dünya, 100 milyar insa-
nın enerji, trafik, ekonomi, mekan ve klima ağırlığını taşıyabilir mi?
Asla!

İşte bunun için o tarihin gerçeklerle bir ilgisi bulunmuyor.

O halde gerçeklerle örtüşebilecek tahminî tarih nedir?

Peygamberimizin verdigi "kıyamet belirtileri" haberlerine göre en uy-
gun tahminî tarih: 2121-2126 arasıdır.

Bu tarihe uygun olarak bir bilim adamı şu haberi vermiş:

"Bu rüyadan dokuz yıl sonra, kıyamet hakkında bir kitap yazmak
istedim; verileri toparladım.(9) Swift-Tuttle’la ilgili gelişmeleri konu-
nun uzmanlarından Prof. Brian G. Marsden’e sordum. Prof. Mars-
den’in, 17 Nisan 2001 tarihli e-posta cevabı şöyleydi: “Eğer yörün-
gesi dünyanın yörüngesiyle kesişen Swift-Tuttle, gelecek geçişinde
dünyaya çarpacak olsaydı, bu 14 Ağustos 2126’da olacaktı. Kuy-
ruklu yıldız her geçişinde gecikme yapıyor. Çinlilerin M.Ö. 68 ve
M.S. 188 yıllarındaki gözlemlerini de dikkate alarak yapılan hassas
hesaplamalarda, o tarihte dünyaya çarpma ihtimalinin çok düşük ol-
duğu anlaşıldı.” Prof. Marsden’e, 2120’de herhangi bir çarpışma
ihtimali olup olmadığını da sordum. “O tarihte bir çarpışma olacak-
sa, bunun bizim henüz bilemediğimiz bir gökcismiyle olabileceğini”
yazdı."


Yeni bir haber olarak bilim adamları, (dünyanın gidişatına bakarak)
kıyametin 2100 yılında kopabileceğini söyledi. İşte o haberden bir
parça: “Bugün yaşadığımız iklimlerin yarısı ortadan kalkacak. Bu
sebeple henüz keşfedilmemiş birçok canlı türü yok olacak. Bilinen
canlı türlerinin de birçoğu ortadan kalkacak”. Araştırmayı yürüten
Profesör Arne Moers, “Radyasyon dengesini değiştirerek çok bü-
yük bir risk alıyoruz. Sıradaki dönüşüm gezegeni yok edebilir. Eğer
o sınırı bir kez geçersek bir daha dünya gezegenini eski haline geri
döndüremeyiz”. Araştırmada insanoğlunun gezegenin yüzde 43’ünü
kullandığı belirtilirken, endüstri devriminden önceye oranla karbon
emisyonunun yüzde 35 arttığı kaydedildi. Araştırmada, dünya nüfu-
sunun 2025’te 8.2 milyar, 2050’de ise 9 milyar olacağı belirtilirken,
“2100’de oluşacak nüfusu dünya kaldıramaz” denildi. Haberin linki:
KIYAMET TOTODA YENİ TARİH

Acaba bu bilimsel haber karşısında Nostradamus'un kehaneti hiç
tutunabilir mi?

Yirminci asrın imamı olan Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin,
Kur'anın işaretlerine ve Peygamberimizin sözlerine dayanarak tesbit
ettiği tarih de, 2121'dir.

Neden bu tarih? Çünkü Peygamberimizin verdiği haberlerin bir kıs-
mı henüz gerçekleşmemiştir. Meselâ daha tanrılığını ilân edecek o-
lan Deccal ortaya çıkmamış ve onu öldürecek olan İsa Mesih de
gökten yere inmemiş ve Hz. Mehdi'nin arkasında namaza durmamış
ve müslümanlar da "altın çağ"larını yaşamamışlardır. Bunlar da ger-
çekleşince, kıyamet gelmiş demektir. Onların vaktine de çok az za-
man kalmıştır. Yani önümüzdeki 50 yıl içinde çok fevkalâde şeyler
yaşanacaktır. "Arap Baharı" da bunların başlangıcıdır. Bu başlan-
gıcı başlatan ve isteyen de, Hz. Mehdi olmuştur.

Bütün bunlardan anlamalıyız ki, kıyamet, burnumuzun dibindedir.
Yani insanlık, son yüzyılını yaşamaktadır. 22. asrın ilk çeyreğinde-
ki insanlar ise, "kıyamet insanları" olacaktır.

Verdiğimiz tarih dışındaki tarihler ise, ne dinsel ne de bilimsel ger-
çeklerle uyuşmamaktadır.

O halde elimizdeki yüzyılı çok iyi değerlendirmek durumundayız.

Çünkü evrenin sahibi Allah, ta 1450 yıl öncesinden demiş ve diyor:
"Kıyamet yaklaştı."

Bilim de diyor: "Kıyamet çok yakın!"

Bu durumda tek kurtuluş yolu: "Tek Tanrı olan Allah'tan başka tan-
rı yoktur; İsa, Musa ve Muhammed, O'nun kulu ve elçisidir" deyip;
doğruluk, adalet, ibadet, merhamet, iyilikçilik ve namuslulukla o tek
Tanrı olan yüce Allah'a teslim olup, bu Gerçek Din'in dairesinde ka-
larak, gaflete düşmeden ve korkuya kapılmadan yola devam etmek-
tir. Bu yolun sonunda cennet, bu yolun dışına çıkmakta ise cehen-
nem vardır. İsteyen istediğini seçebilir... Ama bu seçim yapılırken,
karşıdan gelmekte olan ölüm unutulmamalı ve onu, âhirete inançtan
başka bir gerçekle öldürmenin de mümkün olmadığı çok iyi hesap-
lanmalıdır.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onikisi, Ramazan ayı ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Cevaplama.
Boyut:   Muranizm.

                                                                 YAYINLAYAN
                                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                              *   *   *