Dienstag, 16. April 2013

"MÜSLÜMANLARIN ALTIN ÇAĞI BAŞLIYOR!"

  "MÜSLÜMANLARIN ALTIN ÇAĞI BAŞLIYOR!"

             dünyayı iyilerin yönetmesini isteyen
                              ALLAHın adıyla

Ortadoğu'da diktatörlükler, Türkiye'de de Ergene-
kon ve PKK terörü sona eriyor ve daha başka o-
lumlu gelişmeler yaşanıyor. Acaba bunların anlamı
nedir? Bunların anlamı, "şeytanın zincire vurulma-
sı" demektir. Bunun da anlamı; "yeryüzünde şeyta-
nın iktidarı son bulacak" demektir. Bunun da anla-
mı; "dünyanın dizgini, iyilerin eline geçecek" de-
mektir.

Bu hakikati destekleyen iki rüya.

İsrail'in Türkiye'den özür dilemesinden iki gün
sonra Allah'ın Mehdisi rüyâsında görmüştür ki:
"Türkiye Başbakanı R. Tayyip Erdoğan tamamen
altından bir adam olmuş. Eli, yüzü, elbisesi ve
her şeyi altındandı. Altından adam olmak da güya
o zamanın modası haline gelmiş. Ve Başbakan
Erdoğan, çok önemli bir açıklama yapmak üzere
Alman televizyonunda kürsüdeydi. Yanında da Al-
manya Başbakanı Angela Merkel Hanım bulunu-
yordu. Ama, Türkiye Başbakanı çok yüksek bir
mevkide ve Almanya Başbakanı da ikinci mevkide
duruyordu."

Allah'ın Mehdisi'nin bu rüyâya yorumu şu oldu:
"Türkiye liderliğinde Müslümanların 'Altın Çağ'ı
başlıyor!"

Bu rüyâdan iki gün sonra da Allah'ın Mehdisi
Mehmed Nur'an, şu rüyâyı da görür: "Vatikan
Katolikleri, dinî liderliği bırakmak ve bu liderliği
başka bir dine devretmek istemektedir. Bunun
için de şartlarını bildiren bir duyuruyu, sokak rek-
lâm tahtalarında yayınlamaktaydılar."

Bu rüyânın anlamı da gayet açıktır, fazla bir yorum
gerektirmiyor: Dünya çapında dinî liderlik, dinlerin
padişahı İslâmiyet'in olacaktır.

Bunların gerçekleşeceğine dair gerekli desteği de
cereyan etmekte olan dünya olaylarında bulabiliriz.
Çünkü ülkesinin içine düşğü ekonomik kriz nede-
niyle ABD Yönetimi'nin, dünya liderliğinde gözü
kalmamış olduğu gözüküyor. Onun bırakacağı boş-
luğu da Türkiye'den başka doldurabilecek bir olu-
şum gözlenmiyor. Çünkü Türkiye'nin -ırkî ve dinî ve
de tarihî etkileriyle- 70-80 ülkeyi arkasına alabilecek
bir çekim gücü var. Böyle bir çekim gücü başka hiç
bir ülkede bulunmuyor. Bu tablonun seyrinden yola
çıkarak da dünyanın yeni süper gücünün Müslüman
Ülkeler Birliği ve ona liderlik edecek olan Türkiye
olacağını görebiliriz. Bu büyük güç, otomatikman
dinî liderliği de ele almış olacaktır. Başka da çare
yoktur. Çünkü Vatikan'da ve kiliselerinde Hz. İsa'nın
aslî dinine tamamen zıt olayların cereyan etmekte
oluşu ve bunun önlenemiyor olması, Hıristiyanlığı
dinî liderlikten düşürecektir. Bu düşüşün yerini de
İslâmiyet'ten başka doldurabilecek başka bir din
yoktur!

Bundan sonra bu gerçeklere göre hareket edilse,
iyi ve isabetli olacaktır. Başka doğru bir çıkış yolu
da kalmamıştır.

                                   Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed; tek Tanrı'nın elçisidir.
       Hazret-i Mehdi de bu üç elçinin sözcüsüdür.

Not: İyiler: Yüce Tanrı hesabına ve O'nun koyduğu
ölçüler içinde insanlığın iyiliğini isteyen ve bunun
için çalışan kimselerdir.

Not 2: ABD'nin Boston eyaletinde gerçekleştirilen
nefretlik terör eylemini şiddetle kınıyor, ABD Yöne-
timi'ne ve halkına geçmiş olsun dileklerimizi bildiri-
yoruz. Teröre yönelenleri de hakka ve adâlete dâ-
vet ediyoruz. Bu tür insanlık dışı şeytânî eylemler
artık bütün yeryüzünde sona erdirilmeli ve sorunlar
hak ve adâlet ve iyilikçilik çerçevesinde çözülmeye
çalışılmalıdır. Mâsum insanları öldürebilen, fakat ö-
lümü öldüremeyen teröristler, yerlerin ve göklerin
yüce Sultanı tek Tanrı'ya mutlaka hesap verecekle-
rini, akıllarının bir köşesine kazımalıdırlar. Ölümü
öldürmeye gücü yetmeyenler, tekrar diriltilmekten
ve bu hesabı vermekten kendilerini asla kurtara-
mazlar. O halde Yaratıcı'ları ve Yaşatıcı'ları olan
yüce Tanrı'nın eline düşmeden önce, bütün terö-
ristler; hakka, adâlete ve iyilikçiliğe teslim olsunlar;
cehenneme düşmekten kurtulup, cenneti kazan-
sınlar.

Not 3: İran Yönetimi'nin katliamcı diktatör Beşar
Esad'a ve rejimine verdiği destek sürdüğü müd-
detçe, İran'da depremler devam edecektir. Çünkü,
yüce Allah, zulme ve zâlime destek olanları koru-
maz.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onüçü, Nisan ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Bilgilendirme.
Boyut:   Muranizm.

                                                  YAYINLAYAN
                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                      *   *   *

Dienstag, 12. März 2013

YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARLA DOSTLUK MÜMKÜN MÜ?

              YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARLA
                    DOSTLUK MÜMKÜN MÜ?

      İsa'nın, Musa'nın, Muhammed'in tek Tanrı'sı
                              ALLAHın adıyla

Kur'anda bu suale cevap aradığımızda karşımıza
ilk olarak Maide sûresinin 51. âyeti çıkıyor. Bu âye-
tin birinci cümlesi der: "Ey inananlar, Yahudileri ve
Hıristiyanları dost edinmeyin."

Bu söz "hak"tır. Peki bu hak sözün "adâleti" nedir?
Çünkü hak, adâletsiz; adâlet, hak'sız olmaz. Bu te-
mel ilke sebebiyle o sözün adâletini, yani "ölçüsü"
nü bilmek zorundayız. Çünkü o âyet, sözü mutlak
bırakıyor. Yani bir ölçü vermiyor. Bu durumda o sö-
zün ölçüsü nedir? Eğer bunun bir ölçüsü yoksa, o
söz yarım kalır. Yarım söz de, bizim aradığımız su-
ale cevap olamaz. 

O âyetin ölçüsünü ararken, yani "bütün Hıristiyan ve
Yahudiler bir midir, hepsi kötü müdür, onların tama-
mınışman bellemek zorunda mıyız" diye sordu-
ğumuzda; Maide sûresinin 57. âyeti bize gereken
cevabı, yani ölçüyü verir: "Ey inananlar, sizden ön-
ce kitap verilmiş olanlardan ve kâfirlerden dininizi
eğlence ve oyun yerine koyanları dost tutmayın; ..."

Yani demek oluyor ki, müslümanlar; "onların dinini
oyun ve eğlence yerine koyan Yahudi ve Hıristiyan-
ları" dost tutamaz. Bunun muhalif anlamı da ortaya
koyar ki; "müslümanların dinini oyun ve eğlence ye-
rine koymayan ve onlara düşmanlık göstermeyen
Yahudi ve Hıristiyanlarla dostluk mümkündür."

Kur'an, böyle bir dostluğa yasak koymamıştır ve ko-
yamaz. Çünkü İslâmiyet'in getirdiği dünya düzeni
(Kur'anizm)in, yani "İlâhî İdeoloji"nin temeli; (Evre-
nin ve içindekilerinin Yaratan'ına, öte dünyasına, ki-
taplarına, meleklerine ve peygamberlerine inançtan
sonra)Hak, Adâlet, Doğruluk ve Namusluluk, İbadet
ve İyilikçilik'tir. Dolayısıyla temelinde adâlet bulunan
bir din, yani İslâmiyet, Hıristiyan ve Yahudilerin iyile-
riyle ve hattâ düşmanlık göstermeyen dinsiz ve ate-
istlerle dahi dostluk ve yakınlaşmayı yasaklamaz.

Bu yüzden bu ölçüleri bilmeyen ve dinde ölçüyü ka-
çırmış bulunan bazı Hıristiyan, Yahudi ve Müslü-
manların birbirlerini düşman bellemelerinin ve bunu
sürdürmelerinin kıymeti yoktur. Bu din sahiplerinin
iyileri isterlerse birbirleriyle dostluk kurabilirler, bir-
birlerine yakınlaşabilirler.Çünkü Tevrat, İncil ve Kur'
an; bir "düşmanlık kitabı" değil, "dostluk kitabı"dır,
"barış kitabı"dır. Ama düşmanlık gösterenlere de
dostluk gösterilemeyeceği, yaratılışın gereğidir.
Kur'an da bu gereğin gereği olarak düşmanlık gös-
teren kitaplılarla dostluğu yasaklamıştır. Ama dost-
luk gösterenlerine karşı bir yasak getirmemiştir.
Kur'andan bu sözümüze destek veren pek çok â-
yet göstermek mümkündür. Onlardan birisi şudur:

"Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurt-
larınızdan sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan
ve onlara adaletli davranmanızdan sizi sakındırmaz.
Çünkü Allah, adalet yapanları sever."(Mümtehine 8)

İşte bu ölçü ve gerçekleri bilmeyen bazı müslü-
manlar, Fethullah Gülen cemaatinin Yahudi ve Hı-
ristiyanlarla yapmakta olduğu "diyalog çalışmaları"
nı eleştirmekte veya onlara karşı çıkmaktadır. Hal-
buki Gülen cemaati bu çalışmaları, İslâmiyete ve
müslümanlara düşmanlık gösteren Yahudi ve Hıris-
tiyanlarla değil, dostluk gösteren veya yakınlaşmak
ve tanışmak isteyenleriyle yapmaktadır. Hem dost-
luk başkadır, diyalog başkadır. Diyalog, bir konu ve
sorun hakkında görüşmek, konuşmaktır. Dostluk i-
se, kalp ve kafaları birbiriyle uyuşan insanların kay-
naşmasıdır. Fikir ve inanç birliğine girdiklerinde
Müslümanlarla Hıristiyanlar birbirleriyle kaynaşabilir,
dost olabilirler. Hem bu dostluğa, hem bu diyaloğa
kimse yasak koyamaz!

                                  Tanrı tektir.
                    İsa, Musa ve Muhammed;
             ortaksız Tanrı'nın kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onüçü, Mart ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Cevaplama.
Boyut:   Muranizm.

                                                  YAYINLAYAN
                                      AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                      *   *   *