Freitag, 11. Januar 2019

GÜNEY KIBRIS HALKINA VE YÖNETİMİNE DUYURU VE UYARI!

    GÜNEY KIBRIS HALKINA VE YÖNETİMİNE
                         DUYURU VE UYARI!
                                         VE
          DÜNYA DEVLETLERİ LİDERLERİNE
                            YENİ YIL MESAJI

                insanları adâletli olmaya çağıran
                          tekTANRInın adıyla

Ondört yıl önce Güney Kıbrıslılarla Kuzey Kıbrıslı-
lar bir referandum yapmış ve sonuçta Kuzey Kıb-
rıslıların yüzde 64'ü iki Kıbrıs kesiminin birleşme-
sine evet, Güney Kıbrıslıların yüzde 75'i ise bu bir-
leşmeye hayır demiş. Böylece Güney Kıbrıslılar
bölünmeyi seçmiş.

Fakat bu bölünme isteğinin bir faturası var. Güney
Kıbrıslılar bu faturayı ödemek zorundadırlar. Çün-
her Kıbrıslının, Kıbrıs'ın tümünde bir hakkı var-
dır. Bu hakka göre; Kıbrıs'ın bölünmesini isteyen-
ler, toprağın bölünmesini de kabul etmek durumun-
dadırlar. Bu bölmenin ise adâletli yapılma zorunlu-
ğu vardır. Adâletli bölme ve bölüşme ise iki türlü o-
labilir: Ya bütün Kıbrıs toprağı iki eşit parçaya bölü-
nür, ya da nüfus oranına göre pay yapılır. Tam adâ-
letli pay ise, nüfus oranına göre yapılandır.

Şimdi Kıbrısta bölünme isteyenler bu iki paylaşım-
dan birini seçmek durumundadırlar. Eğer birinci
paylaşımı seçerlerse, toplam 12 bin 600 km. olan
Kıbrıs toprağının 6 bin 300 km.'si Güney'in, diğer
kalanı da Kuzey'in olur. Bu hesaba göre şimdi el-
lerinde 9 bin 200 küsur km. toprak bulunduran Gü-
neyliler'in, bu toprağın 2 bin 900 km.'sini Kuzeylile-
re bırakmak zorundadırlar.

İkinci paylaşım şekline göre ise; 2 milyon 143 bin
olan toplam iki Kıbrıs nüfusunun yüzde 68 kadarını
Kuzey Kıbrıslılar oluşturuyor. Bu yüzde 68'lik nüfus
oranına sahip olan Kuzey Kıbrıslıların toprak hakkı
ise; 8 bin 600 küsur km.'dir. Geri kalan 4 bin km.
de Güneylilerin olur.

Şimdi bölünme isteyen ve bölünmede karar kılan
Güneyliler bu iki paylaşım şeklinden birini seçip,
Kuzeylilerin toprak hakkını ödesinler. Ödemedikleri
takdirde, bu hakkı almak için Türkiye'nin Güney
Kıbrıs'a savaş açmak hakkı olur.

Güney Kıbrıslılar isterlerse 6 ay içinde bir referan-
dum daha yapsınlar. Eğer bu referandumdan bir-
leşme çıkarsa, hak ödemekten kurtulurlar. Eğer
bölünme sonucu çıkarsa, Kuzeylilerin toprak hak-
kını ödemek durumundadırlar.

Ödemenin hangi şekilde yapılacağına, Kuzeyliler
karar verecektir. Güneyliler, Kuzeylilerin ödeme
şekli talebini kabul etmek durumundadırlar.

Güney Kıbrıslılara 6 aylık bir süre veriyoruz. Bu sü-
re içerisinde gerekli referandumlarını yapsınlar ve
son kararlarını versinler. Bu referandumdan eğer
birleşme çıkarsa, hak ödemesi yapmaktan kurtula-
caklar. Eğer bölünme çıkarsa, bu takdirde Kuzeyli-
lerin toprak hakkını ödemek durumunda kalacaklar.
Bu hak ödenmediği takdirde, Türkiye harekete
geçecektir.

Eğer birleşme kabul edilirse, İngiltere Kıbrıs top-
raklarını terketmek zorundadır.

Eğer bölünme kabul edilirse, Kuzeylilere verilecek
topraklarda bulunan Güneylilerin ev ve tarlaları var-
sa, Güneyliler mülkleriyle beraber Kuzeye ait olur-
lar. Eğer Güneyliler Kuzey Kıbrıs vatandaşı olmak
istemezlerse, bu halde mülklerini terketmek duru-
munda kalırlar. Eğer Kuzey Kıbrıs vatandaşlığını
kabul ederlerse, bu takdirde mülkleriyle beraber
Kuzey Kıbrıs'a ait olurlar, Kuzey Kıbrıs yönetimi de
isterse bu durumdaki Güney Kıbrıslılara çifte vatan-
daşlık verebilir.

Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve İngiltere Krallı-
ğı bu bildirideki gerçeği ve hakkı görmeli ve bu du-
ruma şahit olmalıdır.

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not 1: İsrail yönetimi, Filistinlilerin yüzde 21'lik top-
rak hakkını ödemeyi kabul etmediğinden, müslü-
manlar tarafından İsrail'e her en savaş açılabilecek-
tir. Müslüman Dünya bu hakka sahiptir.

Not 2: Avrupa ve Amerika, Türkiye'nin istediği terö-
ristleri vermek zorundadır. Çünkü bu teröristler si-
lahlı eylem yapmış ve mâsûm insanları katletmiş-
tir. Bu katliamcıları korumak, hak ve adâlete değer
veren ülkelere yakışmıyor. Bu ülkeler yakışanı
yapmadığı takdirde,  o teröristleri yakalayıp götür-
mek, Türkiye'nin hakkıdır.

Not 3: 500 bin Suriyeli mâsûm sivilin katliamcısı o-
lan Suriye, İran ve Rusya yönetimleri, yaptıkları
katliamın hesabını, Birleşmiş Milletler'de vermek
zorundadırlar. Bu üç ülkenin lideri bu zorunluğu 15
Ocak 2019 tarihine kadar yerine getirmezse veya
500 bin Suriyelinin kan bedeli olan 500 milyar dola-
rı BM'nin oluşturacağı bir yardım kuruluşuna öde-
meyi kabul etmezlerse, bu takdirde o üç liderin öl-
dürülmeleri hak haline gelir. Çünkü onların hakettiği
cezâ: 500 bin kere idam edilmektir. Müslümanlar-
dan veya hıristiyanlardan bu hakkı yerine getirecek
bir kahraman çıkar mı bilmiyoruz. Ama o üç ülke li-
derine düşman olan ülkelerin istihbarat örgütleri
bu hakkı değerlendirmek isteyebilirler.

Not 4: Çin yönetimine uyarı! Çin ülkesinde bulunan
Uygur Türkleri'ne, Çin yönetimi tarafından zulmedil-
diğini duyuyoruz. Çin yönetimi bu zulmü, yani o
Türkleri ezmeyi ve asimile etmeyi sonlandırmalıdır.
Dinlerine, dillerine karışmamalıdır. Eğer o Türklerin
insanlık haklarını veremeyecekse, o zaman onların
toprak hakkını versin, onları kendi yönetiminden a-
yırsın. O Türkler de kendi devletlerini kursun. Çin
hükümeti, kendini güçlü görüp kötülüklerine devam
etmesin. Çünkü Tanrı'nın kahrı doğal felâketlerle
gelip o gücü kırıp atabilir. Geçmişte Tanrı elçilerini
dinlemiyen ve zulümlerine devam eden zâlim mil-
letlerin ve zorba hükümdarların akibetini görmek
isterse eğer Çinli yöneticiler, Kur'ana bir göz atsın-
lar. Biz, Çin ülkesinin ve Çin milletinin zarar görme-
sini istemeyiz. O halde onlar da zarar verici olmak-
tan uzaklaşsınlar.

Not 5: Ortadoğu'da Büyük Kürdistan'ın kurulabilme-
si için ise 5 sart vardır. Bu şartlar da: İran, Irak, Su-
riye ve Türkiye'de bulunan Kürtlerin dörtte üç ço-
ğunluğunun bu devleti istemesi, ABD'nin Ortado-
ğu'yu terketmesi, İsrail'in Filistinlilerin toprak hak-
kını ödemesi veya ödemediği takdirde bu devletin
sonlandırılması, PKK/YPG gibi terör ürgütlerinin
yok edilmesi ve Suriye'de diktatörlüğün sona erme-
sidir. Bu 5 şart yerine gelmediği müddetçe Kürdis-
tan'ın kurulmasına izin verilmeyecektir.

Not 6: Suriye'de diktatörlük sona ermedigi takdirde
Türkiye, kendi sınırlarına yakın Suriye şehirlerini,
Suriye halkının rızâsıyla ilhak edebilir. Suriye'de
diktatörlüğün sona erdirildiği 6 ay içinde ilân edil-
melidir. Aksi halde gerekli ilhaklar başlayacaktır.

Not 7: Eğer İran ve Rusya Suriye'de diktatörlü-
ğe son vermezse, hakka ve adâlete dayanan ülke-
lerin Suriye'deki diktatörlüğe son vermeleri, hakları
olacaktır.

Not 8: Eğer hak ve adâlete teslim olmayı kabul e-
derse, en güçlü devletin Kuzey Kore diktatörlüğünü
sona erdirmek hakkı olur. Kuzey Kore, nükleer sila-
ha sahip olabilir, ama diktatörlüğe sahip olamaz.
Kuzey Kore'yi yönetenler, 6 ay içinde bu yönetime
son vermelidirler. Son vermedikleri takdirde, en
güçlü devlet, bu diktatörlüğü yıkmak için harekete
geçecektir, geçebilir.

Not 9: Tanrı'nın yasasına göre; zâlimlerin, zorbala-
rın ve diktatörlerin Tanrı'nın kulları olan insanları yö-
netme hakkı yoktur. Çünkü yönetim ancak hak ve
adâletle yapılabilir. Keyfe ve menfaate dayalı yö-
netim yasaktır, kabul edilemez. Yönetimde hak ve
adâlet her şeyin üzerinde olmak zorundadır. Özel-
likle Müslüman Dünya'nın İslâmlı Ülkeler'inde dik-
tatörlerin ve diktatörlüklerin barınma hakkı yoktur.
Müslüman halklar bu gerçeği bilerek hareket etme-
li ve diktatörlüklere son vermelidir. Çıkarları için
diktatörlere destek vermekte olan ülkeler ise, Tan-
rı'nın lânetine uğrayacak bir iş yapmakta olduklarını
iyi bilmelidirler.

İmza: Mehdiyet Makamı.


      Dünya Devletleri Liderlerine Yeni Yıl Mesajı!

Sayın Liderler! İnsanlığın uğradığı bütün zulüm ve
kötülüklerin baş sebebi, hakkın ve adâletin çiğnen-
mesidir. Onun da başında dinsizlik ve dinin yanlış
yorumlanması vardır. İnsanlığın güzel geleceği için
bu sebeplerin ortadan kalkması gerekiyor. O halde
geliniz, o yıkıcı sebepleri ortadan kaldıralım. Bunun
için de; hakka, adâlete dayanan yeni bir dünya dü-
zeni kuralım. Savaşlarımız ve barışlarımız bu yeni
düzen için olsun. Bu yeni düzeni hep birlikte isteye-
lim. Bu isteğimizin gereği olarak da hakka ve adâ-
lete teslim olalım. Bu teslim oluşla da hakkı ve a-
dâleti çiğnemeyelim, çiğnetmeyelim. Bu gayreti-
mizle de içinde mutluluk ve huzurla yaşayabilece-
ğimiz yeni bir dünya ortaya çıksın. Bu yeni dünya-
nın ortaya çıkabilmesi için de HAK'ın; Tanrı'nın,
yaratılışın ve yaratılmışların haklarını çiğnememek
ve çiğnetmemek ve ADÂLET'in de; haklının hakkı-
nı ve suçlunun da cezâsını hakettiği kadar vermek
olduğunu bilelim. Bu bilgiyle de, yönetilenlere zor-
balıkla değil, adâletle hükmedelim. Onların insan-
lık haklarını ve hakka ve adâlete dayanan özgürlük-
lerini verelim. Diktatörlükleri ve zulme dayanan kı-
rallıkları kaldıralım. Çünkü diktatörlük bir hak değil,
insan haklarını çiğnemedir. Bu ise kabul edilemez.
Zenginlere servet vergisi koyarak açların ve fakirle-
rin imdadına yetişelim. Açların ve fakirlerin azap ve
sıkıntı içinde olduklarını iyi bilelim. Bize bu güzel
hayatı veren ve bizi yaşatmakta olan evren sahibi
yüce Tanrı'ya teşekkür etmeyi unutmayalım. Bu ev-
reni yaratacak, yaşatacak ve yönetecek sonsuz güç
ve bilgiye sahip olmayan varlıkları tanrılaştırmaya-
lım. Bütün kötülüklere son verelim. Eğer kötülük i-
çinde olursak bunun hesabının bizden sorulacağını
ve cezâsının verileceğini kesinlikle bilelim. Çünkü
buna engel olacak hiç birşey yoktur. Çünkü insanlar
ölümü öldüremez ve tekrar diriltilişi durduramaz. Bu
da demektir ki, cezâ ve mükâfat mutlaka olacaktır.
İncil ve Kur'an da bunun delilidir.

Hepinizin Yeni Yıl'ı ve geleceği kutlu olsun!

İsa'nın, Musa'nın, Muhammed'in ruhlarına ve onla-
ra adâletle tabi olanlara selam olsun!

İmza: Allah'ın gerçek Mehdisi Mehmed Nur'an.


                                 Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.


Zaman:  Yeni Çağ'ın onsekizi, Aralık sonu.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı ve Hakka dâvet.
Boyut:    Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *




ABD SURİYE'DE HAKSIZ İŞLERİ BIRAKMALIDIR!

                           ABD SURİYE'DE
             HAKSIZ İŞLERİ BIRAKMALIDIR!

  iyilerin ve kötülerin yaptıklarını kaydetmekte olan
                          tekTANRInın adıyla


Amerika Birleşik Devletleri, Suriye'de haksız hukuk-
suz işleri bırakmalıdır. Haklı, hukuklu bir iş yapmak
ve iyilikçi olmak istiyorsa, Suriyeli halkların hakkını
korumalıdır. Bu koruma için de, YPG'nin elindeki
yüzde 25'lik toprakların yüzde 15'ini onun elinden
alıp, bu alınan yerlere Türkiye'deki Suriyeli göç-
menleri yerleştirmelidir. Çünkü Suriye'deki Kürtlerin
toprak hakkı, yüzde 5 veya 10'dur. YPG'nin yüzde
25'lik bölümü gasbetme hakkı yoktur. Eğer ABD bu
hakkı korumayacaksa, Türkiye'nin YPG'yi yok et-
mek hakkıdır. Eğer YPG yüzde 15'lik toprağı ter-
ketmeyi kabul ederse, bu durumda Türkiye YPG'yi
vurmaktan belki vazgeçebilir. Karar, Türkiye'nindir.
Suriyeli halkların hakkını korumayacaksa, ABD Su-
riye'yi derhal terketmelidir!

ABD yönetimi şunun cevabını vermelidir: Suriye'de
kurmaya çalıştığınız 70 bin kişilik terör ordusu han-
gi ihtiyaç içindir? Eğer bu ordu IŞİD'e karşı ise, bu
kadar kalabalık bir orduya gerek yoktur. Çünkü
IŞİD'in birkaç binlik varlığına karşı 70 binlik bir ordu
çok fazladır. Bu kadar kalabalık bir ordu ancak bir
ülkeye karşı savaşmak için olabilir. Hem siz IŞİD'e
karşı savaşmayı bilmiyorsunuz. Ama Türkiye çok iyi
biliyor. Bu işi ona bırakabilirsiniz.

Şunun da cevabını vermelisiniz: Bu terör ordusunu
hangi hakla kuruyorsunuz? Bu hakkı size kim verdi?
Eğer: "Suriye'de müracaat edilecek bir makam yok.
Herkes istediğini yapabilir" diyorsanız, bu halde
Türkiye de sizin kurduğunuz o terör ordusunu yok
etme hakkına sahip demektir. Dolayısıyla Türkiye
yönetimi de gerekeni yapacaktır!

Evet ABD yönetimindekiler, cevap veriniz! YPG i-
simli terör ordusunu niçin kurdunuz? Bu orduyu
Rusya ve İran'ı Suriye'den çıkarmak için kullanma-
yacaksanız, onun asıl görevi nedir? Yoksa Suriye'
de bir Kürt devleti kurmak için mi bu orduyu oluş-
turdunuz? Ama böyle bir hedef, Suriye'yi bölmek
demektir. Bunu hangi hakla yapıyorsunuz? Bunun
cevabını vermelisiniz. Hem de hemen!

Eğer bu orduyu, Rusya ve İran'ı Suriye'den atmak
ve Esad rejimini devirmek için kurduysanız, o za-
man sizi anlarız. Cevabınızı bekliyoruz, ey ABD
yönetimindekiler!

Eğer; "biz Suriye'de hak, hukuk, iyilik için bulunuyo-
ruz" diyorsanız, o zaman 500 bin Suriyeli mâsûm
sivilin katliamcısı Rusya ve İran'ı Suriye'den çıka-
rın. Esad rejimini devirip Suriye'yi demokrasiye ka-
vuşturun. Bunları da yapmayacaksanız, hiç olmaz-
sa Türkiye'deki 3 milyon Suriyeli mültecinin 1 mil-
yonunu ülkenize götürün veya Türkiye'de kaldıkları
müddetçe o 1 milyonun geçim masrafını karşılayın.

Haydi, bunları yapın da, görelim sizin hakkınızı, hu-
kukunuzu, iyiliğinizi ve insancıllığınızı! Eğer bunları
yapmıyorsanız ve yapmayacaksanız, siz o zaman
Suriye'de iyilik için değil, kötülük için bulunuyorsu-
nuz demektir.

Kötülükçülerin hakkı ise, Suriye'den atılmaktır!

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not 1: Avrupa Birliği ve ABD yönetimindekiler şu-
nun cevabını versin: Türkiye, ülkelerinizin sınırları-
na yakın bir yerde size zarar verecek, tehdit oluştu-
racak bir terör ordusu kursa, buna râzı olur musu-
nuz? Madem râzı olmazsınız, Türkiye de YPG'nin
varlığına râzı olamaz. Eğer bu ordu sizin için çok
kıymetliyse, onu kendi ülkenize taşıyın. Aksi halde
o ordu yok edilmeye mahkûm olacaktır!

Not 2: YPG, siz AB ve ABD için faydalı olabilir. A-
ma Türkiye için zararlıdır. Bunu anlamalısınız. Eğer
o terör ordusunun varlığını isterseniz, onu Türkiye
için yararlı hale getirmelisiniz. Bunun için de mese-
şu yapılabilir: YPG fazladan ele geçirdiği yüzde
15'lik bölgeyi terketsin ve her şartta Türkiye'ye za-
rar verici olmayacağına dair ABD ile beraber temi-
nat versin. Bu şart çiğnendiğinde de, bedelini öde-
meye hazır olsun.

Not 3: AB ve ABD kararını vermelidir: Suriye'de
diktatörlük devam mı etsin, yoksa demokrasiye mi
geçilsin? AB ve ABD hangisini istiyorsa bildirmeli
ve gerekeni yapmalıdır. Eğer AB ve ABD Suriye'
de diktatörlüğün devamını istiyorsa, Suriye'yi ter-
ketmelidirler. Çünkü Rusya ve İran bunun gereğini
yaparlar. Eğer AB ve ABD orada demokrasinin ku-
rulmasını istiyorlarsa, bu halde de Rusya ve İran'ı
Suriye'den atmalılar. Çünkü onlar demokrasi iste-
miyor. Eğer AB ve ABD Suriye'nin diktatörlükte
kalmasını istiyorlarsa, bu durumda YPG'nin orada
yaşam hakkı kalmaz. O halde AB ve ABD kararını
vermeli ve bildirmelidir.

Not 4: Bu bildiri, uluslararası diplomatik platformda
paylaşılmıştır.

İmza: Mehdiyet Makamı.


                                 Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.


Zaman:  Yeni Çağ'ın onsekizi, Aralık ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı ve Hakka dâvet.
Boyut:    Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *





RUSYA VE İRAN HESAP VERMEK ZORUNDADIR!

                           RUSYA VE İRAN
             HESAP VERMEK ZORUNDADIR!

                zâlimlerden hesap soracak olan
                          tekTANRInın adıyla

Suriye'de Beşar Esad 500 bin Suriyeli mâsûm sivili
Rusya ve İran'ın yardımıyla katlettiği için, bu katli-
amdan yalnız Esad rejimi değil, bu rejime destek
veren İran ve Rusya yönetimleri de sorumludur ve
hesap vermek zorundadırlar. Bu zorunluk nedeniyle
Rusya ve İran liderleri, Birleşmiş Milletler'de, Savaş
Suçları Mahkemesi'nde ve İnsan Hakları Mahkeme-
si'nde hesap vermeyi kabul etmelidirler. Hesap ver-
meyi kabul etmedikleri takdirde ABD, Avrupa, İsrail
ve Araplardan oluşan Uluslararası Savaş Gücü ta-
rafından Rusya ve İran'a savaş açılması bir hak ha-
line gelir. Eğer bu hak yerine getirilmeyecek olursa
ve Rusya ile İran liderleri de hesap vermekten ka-
çarlarsa, başta Esad olmak üzere Rusya ve İran
liderlerinin öldürülmeleri kaçınılmaz olur.

Eğer bu liderler 15 Ocak 2019 tarihine kadar he-
sap vermeyi kabul etmezlerse ve Suriye'yi terket-
mezlerse, müslümanlar ve hıristiyanlar onlar hak-
kındaki infazı gerçekleştirmede hak sahibi olacak-
lardır. Verilen süre dolduktan sonra gerekli olan
yapılmadığı takdirde, bu infazı gerçekleştirecek o-
lan müslümanlar ve hıristiyanlar, Tanrı katında çok
büyük bir karşılıkla mükâfatlandırılacaklardır.

Rusya ve İran liderlerinin suçu: 500 bin Suriyeli mâ-
sûm sivilin katledilmesine yardım etmektir. Bu su-
çun cezâsı ise: 500 bin defa idam edilmektir. Eğer
o liderler mahkeme veya gönüllü infazcılar tarafın-
dan idam edilirlerse, 499 bin 999 idam borçlu ka-
lacaklardır. Eğer Rusya, İran ve Suriye liderlerinin
cezâlandırılması için uluslararası mahkemeler ha-
rekete geçerlerse ve o liderler de bu mahkemele-
re olumlu cevap verirlerse, bu takdirde gönüllü in-
fazcılara iş kalmaz.

Zâlimlerin yaptıkları kötülüklerin yanlarına kâr kaldı-
ğı bu dünya düzeni artık yıkılmalıdır. Bunun için sa-
vaş gerekiyorsa, savaşmaktan başka çare yoktur.
Hak ve adâlete dayalı yeni bir dünya düzeni kurula-
na kadar savaşmak zorundayız. Rusya ve İran li-
derleri de mutlaka hesap vermek zorundadırlar. Bu
hesaptan kaçan liderler başka yoldan cezâlandırılır
ve cezâlandırılacaktır.

Süre işliyor!

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not 1: ABD'nin Suriye'de Rusya ve İran'a açacağı
savaşta YPG işe yarayabilir. Bu sebeple Türkiye'
nin bu terör ordusuna karşı yapacağı harekât şim-
dilik durdurulmalıdır. Eğer ABD Rusya ve İran'a
savaş açmayacağını bildirirse, bu takdirde Türkiye
gerekli harekâtı hemen başlatmalıdır.

Not 2: Fransa'da Macron'un akaryakıta getirdiği
yüzde yirmiüçlük zam veya vergi çok yüksektir.
Devletlerin yapacağı zam ve isteyeceği vergiler
yüzde oniki buçuk'u geçmemelidir. Yüksek zam
ve vergi yerine, devlet bürokrasisinde küçültmeye
gidilmelidir. Çünkü devlet bürokrasisi çok para
yutmaktadır. Yani; "devlet kendi masraflarını azalt-
malı, bütün yük yönetilenlerin üzerine yüklenmeme-
li" demek istiyoruz. Ondört buçuk asır önce Hz. Mu-
hammed'in zenginlerden fakirler için aldığı servet
vergisi, yüzde ikibuçuktu. Artık bugünkü adâletsiz
dünya düzenini sonlandırıp, hakka ve adâlete
dayanan Kur'anist Düzen'e geçmeliyiz. Fransa'da
göstericilerin yıkıcı eylemleri kabul edilemez. Çün-
kü devlete zarar vermek, millete zarar vermektir.
Dolayısıyla yıkıcı eylemler son bulmalı, ancak ge-
rekliyse yapıcı eylemler devam edebilir. Devlet de,
zengini daha zengin, fakiri daha fakir eden zam ve
vergi sistemini kaldırmalıdır. Fransa hükümetinin
getirdiği çok yüksek zam ve vergi, fakir tabaka ile
orta tabakayı vurur. Bu vurgundan derhal vazgeçil-
meli ve hükümet, yaptığı zam ve vergilendirmeyi
yüzde oniki'ye veya onüç'e indirdiğini bildirmelidir.
Askıya almak çare değildir. Yapılacak zam ve ver-
gilendirmelerde ölçü şudur: Zam ve vergiler fakir-
leri vurmamalıdır. Eğer zam ve vergilendirme ka-
çınılmazsa, bundan zarar görecek olan fakirlerin
başka kanallardan zararı telafi edilmelidir.

Not 3: Birleşmiş Milletler örgütü; Rusya, İran ve
Suriye liderlerini, Suriye'de yaptıkları katliamların
hesabını vermeye çağırmalıdır. Bu çağrı yapılma-
dığı ve yapılacak çağrıya olumlu cevap verilmediği
takdirde, o liderlerin varlığı sona erdirilecektir. Çün-
kü o liderlerin emriyle katledilen 500 bin Suriyeli
mâsûm sivilin hakları bunu gerektiriyor.

Not 4: Haklarında infaz emri çıkarılmış üç lider eğer
birlikte katlettikleri 500 bin Suriyeli müslüman sivil-
lerin kan bedeli olarak 500 milyar dolar ödemeyi
kabul ederlerse, haklarındaki infaz emri kaldırılır.
Ödeyecekleri 500 milyar dolar ise, Birleşmiş Millet-
ler'in yan kuruluşu olarak çalışacak uluslararası
çapta bir yardım örgütüne yatırılacaktır. Bütün dev-
letlerin bir elemanının çalışacağı yeni kurulacak bu
örgüt ise, gelen paraları ve yardımları aç ve fakir
milletlere adâletli bir şekilde ulaştırmaya çalışacak-
tır. Bu örgüt hemen kurulmalıdır.

Not 5: Yemen'de çıkardıkları savaşla Yemen halkı-
nı perişan eden ülkeler bu savaşa derhal son ver-
melidirler. Eğer son vermezlerse, onlardan da he-
sap sorulacaktır. O bozguncu ülkeler hesap verme-
ye hazır olsun!

Not 6: Suriye'deki Kürtlerin toprak hakkı, yüzde 5 ila
10 arasıdır. Yüzde 25'lik Suriye toprağını ele geçir-
miş olan YPG ise, yüzde 15'lik toprağı fazladan
gasbetmiştir. YPG, gasbettiği bu toprakları terket-
mek zorundadır. Eğer terketmezse, zor kullanılarak
elinden alınacaktır.

Not 7: Bu bildiri, uluslararası diplomatik platformda
paylaşılmıştır.

İmza: Mehdiyet Makamı.


                                 Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.


Zaman:  Yeni Çağ'ın onsekizi, Aralık ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı ve Hakka dâvet.
Boyut:    Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *