Samstag, 3. März 2018

RUSYA YÖNETİMİNE SURİYE UYARISI!



       RUSYA YÖNETİMİNE SURİYE UYARISI!

     zâlimlerin düşmanı olan tek TANRInın adıyla

Rusya Lideri Sayın Putin!

Dünyanın her noktasını vurabilecek ve vurulmaktan
kendini koruyabilecek nükleer başlıklı füzelere sa-
hip olduğunuzu ilân ederek, Amerika Birleşik Dev-
letlerini tehdit ettiniz.

Bu tehdidi niçin yaptığınızı iyi biliyoruz. İstiyorsunuz
ki, Suriye'de size ve müttefiğiniz İran'a ve zulüm dâ-
vetçisi ve halk katliamcısı Beşar Esad'a ve rejimine
dokunulmasın. Böyle birşey kabul edilemez! Çünkü
üçünüz de size dokunulacak kötülükler işlediniz. İş-
lediğiniz kötülüklerin hesabını vermek zorundasınız.

Kendinizi dehşetli silahlara dayayarak hesap ver-
mekten kaçamazsınız ve kaçmamalısınız. Hakka
ve adâlete boyun eğmek zorundasınız. Çünkü in-
san oluş ve gerçek liderlik bunu gerektiriyor. Bu
gerekliği yerine getirmelisiniz.

Çünkü Suriye diktatörünün zulüm dâvetini reddet-
meniz gerekirken onu kabul ettiniz ve Beşar Esad'
ın elini tutmayarak onun katliamlarına İran yöneti-
miyle beraber destek verdiniz. Barack Obama yö-
netimi de, belki büyük bir savaşın çıkmasından kor-
karak sizlerin Suriye'ye girmesine ve Suriye halkını
katletmenize ses çıkaramadı ve seyircilik makamın-
da kalmayı tercih etti. Ama o da bu tercihiyle kötü-
lüklerinize ortak olmuş oldu. Şimdi ABD'nin yeni yö-
netimi bu ortaklığı bozmak ve gerekirse size karşı
savaşmak zorundadır. Bu savaşı vermeyen bir A-
BD yönetimi, dünya liderliğinde kalamaz. Dolayısıy-
la ya bu savaşı verecek, ya da Suriye'yi terkede-
cektir.

Siz Rusya ve İran yönetimleri ise, sizden bir hesap
sorulamayacağınışünerek bugüne kadar gele-
bildiniz. Geldiniz ama şu anda siyasal kontonuzda
sizlerin tarafından yapılmış ve yaptırılmış sayıları
beşyüz bin ila bir milyon arasında bulunan sivil kat-
liamı var. Bir soykırım olan bu katliamı hangi hakla
yaptınız? Şimdi bu katliamların hesabını Beşar E-
sad'la birlikte üçünüz de vermek zorundasınız. He-
sap vereceğiniz makam, Avrupa İnsan Hakları ve
Savaş Suçları Mahkemeleri'dir. Eğer gerçekten
"biz lideriz ve suçsuzuz" diyorsanız, bu mahkeme-
lere çıkmaktan ve hesap vermekten korkmaz ve
kaçmazsınız.

Siz üç katliamcı lideri mahkemeye ve hesap verme-
ye çağırıyoruz. Bu çağrımızı reddettiğiniz ve Suri-
ye'yi bir ay içinde terketmediğiniz takdirde sizlere
savaş açmak zorunda kalınacaktır. Dolayısıyla baş-
ta ABD'yi ve Ortadoğu'nun bütün ordularını karşı-
nızda bulacaksınız. Bu büyük ordu karşısında yenil-
giniz muhakkaktır ve yenileceksiniz. Elinizde nükle-
er silahlar olsa da!

Eğer bu yenilgiyi tatmak istemezseniz, ne yapılma-
sı gerektiğini iyi biliyorsunuz. Yapacağınız şey; Su-
riye'yi hemen terketmek, Beşar Esad'ı Savaş Suç-
ları Mahkemesi'ne teslim etmek ve sizlerin de he-
sap vermeyi kabul etmenizdir.

"Hesap sorucu" olarak biz Osmanlı'nın torunları o-
lan müslüman Türkler'in istediği ise şudur: Suriye
bölünmesin, halkları istediğini seçebilsin ve özgür
olsunlar. Bir müslüman olarak, geri kalan Suriyeli
müslüman Arapların, Türklerin ve Kürtlerin haklarını
ve varlıklarını korumak bizim görevimizdir.

Biz, görevimizi yapıyoruz. Siz de görevinizi yapınız.
Ama bu görevinizi yaparken, nükleer silahlarınıza
güvenmeyiniz. Hak ve adâleti esas alarak hareket
ediniz. Hak ve adâleti esas edininiz ki, dünyada
barış olsun, savaşa gerek kalmasın. Eğer barışı
reddederseniz, savaş kaçınılmazdır. Çünkü siz üç
katliamcı ülke ve liderin aranızda Suriye'yi bölüş-
menize göz yumamayız. Çünkü Suriyeli Araplara ait
topraklarda hiçbir hakkınız yoktur. Haksızlığınıza ve
katliamlarınıza daha fazla sessiz ve yaptırımsız ka-
lınmayacaktır.

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not 1: Obama yönetiminin Suriye ile ilgili hataların-
dan şimdiki Trump yönetimi sorumlu tutulamaz. A-
ma Trump yönetimi üzerine düşen görevi yerine
getirmezse, geçmiş Obama yönetimi Suriye'deki
hatalarından dolayı hesap vermek zorunda kalır.
Çünkü Rusya ve İran'ın Suriye'ye yerleşmesini O-
bama yönetimi sağladı. Trump yönetimi, yapılması
gerekenleri yaparak geçmiş yönetimin hatalarını
silmeye çalışmalıdır. Bunun için de, Rusya ve İran'ı
Suriye'den çıkarmalıdır. Çünkü bu iki ülke, Esad'ın
Suriye halkını katletmesine yardım etmektedir. Bu
iki soykırımcı ülke derhal durdurulmalıdır. Çünkü bu
iki ülke, Suriye'deki 500 binlik katliamın yarısından
sorumludur.

Not 2: Suriye diktatörünün katliamlarına yardım et-
miş ve destek vermiş olan İran yönetimindekilerin
müslümanlıkla bir ilgileri yoktur. Eğer bunların müs-
lümanlıkla bir ilgileri olmuş olsaydı, müslüman Su-
riyelilerin katledilmelerine engel olurlardı. Engel ol-
madıklarına göre, müslümanlıkla ilgileri yok demek-
tir. Ya da ırkçılığa ve faşizme kaymışlardır. Evet, İ-
ran yönetimindekiler ırkçı ve faşistir. Çünkü Suriyeli
müslümanları kendilerinden saymıyorlar, onların
müslüman oluşlarına değer vermiyorlar. Değer ver-
medikleri için de, onların katledilişlerine göz yumu-
yorlar ve diktatör Esad'ın işini kolaylaştırıyorlar. O
halde İslâmlı Ülkeler de, İran'ın Suriye'den atılması
işleminde bu noktayı unutmasınlar. Bu faşist yöne-
timindekileri müslüman sanıp, operasyondan vaz-
geçmesinler. Çünkü onlar gerçekten müslüman
olsalardı,Esad'ın katliamlarına engel olurlardı. Mez-
hepçilik yaparak faşizme yönelmiş olan İran, Suri-
ye'den mutlaka çıkarılmalı ve yaptıklarının hesabı
sorulmalıdır.

Not 3: ABD, Rusya ve İran'a Mart sonuna kadar Su-
riye'yi terketmeleri ve Esad'ı teslim etmeleri için sü-
re vermelidir. Bu süre içinde gerekli olan yapılmaz-
sa, ABD, Rusya ve İran'ı Suriye'den çıkaracak sa-
vaşı başlatmalıdır. Rusya ve İran'ın Suriye'ye gir-
mesine izin veren ABD olduğu için, onları oradan
çıkarmak da ABD'nin görevidir. Bu görev yerine ge-
tirilmelidir. Çünkü Rusya, İran ve Esad 500 binden
fazla Suriyeli masum sivili katlettiler. Bu katliamların
hesabının sorulması, hak ve adâletin gereğidir.

Not 4: Suriye'den çıkmayı ve hesap vermeyi kabul
etmediklerinde İran ve Rusya Birleşmiş Milletler'
den derhal atılmalı ve onlara savaş açılmalıdır.

Not 5: ABD'nin Rusya, İran ve Esad'a karşı verece-
ği savaşa Türkiye katılmak istemezse, Avrupa ülke-
leri, Mısır, Suudi Arabistan, BAE ve İsrail katılabilir.

Not 6: Bu bildiri, uluslararası diplomatik platformda
paylaşılmıştır.


                                 Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.


Zaman:  Yeni Çağ'ın onsekizi, Mart başı.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı ve Hakka dâvet.
Boyut:    Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *






Mittwoch, 28. Februar 2018

ABD DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ'NE MEKTUP!



      ABD DIŞİŞLERİ SÖZCÜSÜ'NE MEKTUP!

            zâlimlerin yaptıklarını görmekte olan
                         tek TANRInın adıyla

ABD Dışişleri Sözcüsü Sayın Bayan
Heather Nauert,

Geçen günlerdeki basın toplantısında, karara imza
atan 15 BMGK üyesi ülkeyi saydıktan sonra, “Rus-
ya ateşkes kararına evet oyu vermesine karşın, E-
sad rejimine desteğini sürdürüyor. Bu, büyük bir
sorun. Ateşkes ‘insani yardım’ kapsamında tüm ül-
keyi kapsıyor. Yalnızca DEAŞ, El Kaide, Nusra
Cephesi ve bunlarla ilgili grup ve kişiler ateşkes
kapsamı dışında” demişsiniz.

Bir de “Türkiye’nin Afrin’e yönelik Zeytin Dalı hare-
kâtının ateşkes kapsamında olup olmadığı” soru-
suna ise cevabınız şu olmuş: “Türkiye bu mutaba-
katı iyice ve yeniden okumalı. Karar, 30 gün boyun-
ca Suriye’nin her tarafında ateşkesi öngörüyor. Tür-
kiye’ye, BMGK’nın aldığı ateşkes kararını yeniden
okumalarını tavsiye ederiz.”

Biz ise bu kararı yeniden okuduk ve şunu gördük:
Baktık ki; DEAŞ, El Kaide, Nusra Cephesi ve bun-
larla ilgili grup ve kişiler ateşkes kapsamı dışında
kalıyormuş. Bu da demektir ki, Türkiye, YPG terör
örgütüne karşı mücâdelesine devam edebilir. Çün-
kü verilen BMGK kararında terör örgütleri ateşkes
dışında tutuluyor. Bu halde Türkiye de YPG'ye kar-
şı savaşını sürdürecektir. Çünkü YPG de bir terör
örgütüdür.

Eğer siz ve sizin ardındakiler YPG'yi terör örgütü o-
larak kabul etmiyorsa, bu sizin sorununuzdur ve bu
kabulsüzlük sizin bir haksızlığınızdır. Çünkü YPG
ülkenize karşı savaşmadığı için onu terör örgütü
olarak kabul etmeyebilirsiniz. Ama o örgüt ve onun
ana bağlantısı PKK Türkiye'ye karşı savaştığı için,
Türkiye YPG'yi terör örgütü olarak görüyor. Sizin
terör örgütü saymadığınız YPG, Türkiye'ye zarar
vermekte ve sınırlarını tehdit etmektedir. Bir örgüt
sizin sınırlarınızı tehdit ederse ne yaparsınız?

(Yönetiminiz YPG'yi terör örgütü saymamakla, Tür-
kiye'ye IŞİD'i terör örgütü saymama hakkı kazandı-
rıyor. Eğer Türkiye bu hakkını kullanacak olursa, bu
halde Suriye'de bulunma sebebinizin bir dayanağı-
nı kaybetmiş olursunuz. Bir de Türkiye IŞİD'i silah-
lanrırıp üzerinize salsaydı ne yapardınız? "IŞİD bir
terör örgütü değildir" diyebilir miydiniz? İşte Türki-
ye'nin YPG'yi terör örgütü olarak görmesini bununla
anlamaya çalışınız. Eğer siz Türkiye'nin terör örgü-
tü saydığı YPG'yi aklamaya kalkarsanız, çok büyük
hata edersiniz ve ediyorsunuz. Bu hatadan dönmek
zorundasınız. Eğer dönmezseniz, büyük bir savaş
bizi bekliyor demektir.)

Madem terör örgütleri ateşkes kapsamı dışındadır,
o halde Türkiye de YPG'ye karşı operasyonlarını
sürdürecek demektir ve bunda da haklıdır. Ülkeniz-
le yeni bir anlaşmaya varılıncaya kadar Türkiye bu
hakkını kullanmaya devam edecektir.

Eğer YPG terör örgütüne hava desteği vermeye
kalkarsanız, büyük bir suç işlemiş olursunuz. Bu
suç ise, Ortadoğu savaşını büyütür. Dikkat edin bu
büyüme, sizi yutabilir! Çok güçlü olsanız da! O hal-
de, Suriye'yi bölmekten de uzak durunuz. Eğer bü-
yük bir savaşın ülkenizi yutmasını istemezseniz.

Yönetim olarak haddinizi aştınız. Çünkü Türkiye'ye
zarar vermekte olan bir terör örgütünü silahlandırdı-
nız. Üstelik bir de Suriye'yi parçalamaya çalışıyor-
sunuz. Bundan vazgeçmezseniz, büyük bir savaş
kaçınılmaz demektir. (Müslüman Dünya bu savaşa
hazır olmalıdır. Çünkü ABD, Suriye'yi parçalayıp İs-
rail'le paylaşmak ve İsrail'in Filistin topraklarını gas-
betmesini meşrulaştırmak istiyor.)

Amerika Birleşik Devletleri yönetimini; YPG terör
örgütüyle bağlantısını kesmeye, Suriye'yi parçala-
maktan ve büyükelçiliğini Kudüs'e taşımaktan vaz-
geçmeye dâvet ediyoruz. Bu dâvet kabul edilmez-
se, ülkenize karşı savaş kaçınılmazdır ve bu savaş
sizin yenilginiz olacaktır. Bu yenilgi, Ortadoğu'dan
atılmanız demektir. Bu atılma da, dünya liderliğin-
den düşüşünüzdür. İşte en sonunda o başınıza
taktığınız siyonist aklın sizi getireceği nokta budur!
Geleceğinizi şimdiden görün! Gücünüze güvenme-
niz sizi kurtarmayacaktır. Sizi kurtaracak tek şey,
hakka ve adâlete boyun eğmektir. Boyun eğiyor
musunuz? Eğiyor musunuz o gökdelenleşmiş boy-
nunuzu?

Bütün İslâmlı Ülkeler şunu bilmelidir ki; artık komü-
nizm tehlikesi yoktur. Şimdi en büyük tehlike, Ame-
rikanizm ve siyonizmdir. Siyonistleşmiş Amerika-
nizm'in hedefi; Ortadoğu ülkelerini parçalamak ve
bu parçaları İsrail'in hâkimiyetine vermektir. Bu bü-
yük tehlikeye karşı savaşmaktan başka çare görün-
müyor. Müslüman Dünya'nın orduları bu savaşa
hazırlıklı olmalıdır.

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not 1: Bu bildiri uluslararası diplomatik platformda
paylaşılmıştır.

Not 2: Bu bildiri bütün İslâmlı Ülke liderlerine ve
halklarına iletilmelidir.


                                 Tanrı tektir.
   İsa, Musa ve Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.


Zaman:  Yeni Çağ'ın onsekizi, Şubat sonu.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı ve Hakka dâvet.
Boyut:    Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *