Samstag, 20. Juni 2015

CHP MHP VE HDP'YE ÜÇÜNCÜ DUYURU!

      CHP MHP VE HDP'YE ÜÇÜNCÜ DUYURU!

                âlemlerin sultanı ALLAHın adıyla

MHP'nin AK Parti ile koalisyona katılma konusunda-
ki ön şartları şöyleymiş:

1- "Cumhurbaşkanı Erdoğan Anayasal sınırlar içine
çekilecek ve Anayasa'daki tarafsız konuma gelme-
si sağlanacak.

2- Çözüm süreci tamamen rafa kaldırılacak.

3- 17/25 Aralık operasyonlarına ve yolsuzluk olay-
larına adı karışan isimler hakkında soruşturma ya-
pılacak.

4- AK Parti'li 4 eski bakan Yüce Divan'a sevk edile-
cek."

AK Parti, bu şartlardan birini kabul etse, üçünü ka-
bul etmez ve MHP ile koalisyon gerçekleşmez. E-
ğer MHP şartlarından vazgeçerse, koalisyon ger-
çekleşir. Bu koalisyonda MHP, sadece bir şartını
kabul ettirebilir.

Ama CHP'li ve HDP'li koalisyonda bu şartların üçü-
nün kabul edilmesi mümkündür. Eğer HDP çözüm
sürecinin işlemesinden vazgeçerse, MHP, CHP ve
HDP koalisyonu gerçekleşebilir. Eğer HDP çözüm
süreci şartından vazgeçmezse, MHP'nin diğer üç
şartı bu koalisyonda karşılık bulduğundan, onun ka-
zancı bire üçtür. Yani zararı bir, kazancı üçtür. (Hat-
ta, başbakanlığı da alacağı için kazancı dörttür.)

Fakat AK Parti'li koalisyonda kaybı üç, kazancı bir'
dir. CHP'li ve HDP'li koalisyonda üç veya dört ka-
zancı bulunan MHP, ne yazık ki; "HDP'nin olduğu
yerde olmam" diyerek, kazancının çok olduğu koa-
lisyon modelini reddetmektedir.

Eğer MHP, kazancının az olduğu veya olmadığı AK
Parti'li koalisyonu da reddederse, ufukta tekrar se-
çim görünüyor demektir. Tabii CHP veya HDP kal-
kıp: "AK Parti'nin bütün şartlarını kabul ediyorum ve
kendi şartlarımdan da vazgeçiyorum" demezse!
Derler mi? Hiç belli olmaz! Bu durumda MHP, mu-
halefet olacak demektir. MHP liderine başbakanlık
önermiş bir CHP liderinin de, AK Parti'nin bütün
şartlarını kabul etmesi veya kendi şartlarından vaz-
geçmesi muhtemeldir. Göreceğiz...

Not: Eğer PKK: "Ben hemen silah bırakıyorum ve
PKK olarak varlığımı bitiriyorum. Bundan sonra da
varlığımı HDP'de sürdürecegim" derse, bütün se-
naryolar değişir ve MHP-CHP-HDP veya AKP-HDP
koalisyonu gerçekleşir. Bu da gösteriyor ki, PKK
isterse çok şey yapabilir. O halde PKK fazla geç
kalmamalıdır.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *




Freitag, 19. Juni 2015

CHP MHP VE HDP'YE İKİNCİ DUYURU!

        CHP MHP VE HDP'YE İKİNCİ DUYURU!

       çaresizlere çare gösteren ALLAHın adıyla

AK Parti oy çokluğuna sahip olduğu için, onunla
ortaklık kurmak isterseniz, hepinizin onun şartlarını
kabul etmesi gerekir; ama onun sizin şartlarınızı ka-
bul etmesi gerekmez. Madem onun şartlarını kabul
edemezsiniz, bu halde onunla koalisyon kurmanız
da mümkün değildir.

Fakat AK Parti'yle mümkün omayan koalisyonu,
kendi aranızda kurmak mümkündür. Bunun için de
HDP, çözüm süreci'nin işlemesini askıya almayı ka-
bul ederek MHP ve CHP'ye vereceği dıştan des-
tekle koalisyonun kurulmasına yardım eder. Bu yar-
dımı etmezse, ayağınıza gelen iktidar fırsatı kaçıp
gitmiş olacaktır.

Fakat bu fırsat kaçmasına izin veremezsiniz. Çünkü
sizler, bu fırsatın doğması için HDP'yi zorla baraj
aştırarak AK Parti'yi iktidardan düşürdünüz. Eğer ü-
çünüz birlikte bir koalisyonla iktidara gelmezseniz,
AK Parti'ye yaptığınız darbeyi boşa çıkarmış ola-
caksınız. Bunun anlamı ise, "ülkeye kötülük etmek"
tir!

Üçlü veya ikili bir koalisyonla iktidara gelmemeniz,
"biz AK Parti iktidarından memnunuz" demektir.
Madem onun iktidarından memnundunuz, ona niçin
darbe indirdiniz? Ondan memnun olmadığınız için
darbe indirdiyseniz, şimdi niçin iktidar olmaktan ka-
çıyorsunuz?

Kaçmaya hakkınız yoktur! Kaçışa hakkınız olmadı-
ğı için de, bir koalisyon iktidarı için anlaşmaya mec-
bursunuz. O halde anlaşın!

Nasıl anlaşacaksınız? Bu anlaşma, AK Parti'yle ol-
maz. Kendi aranızda olur. Çünkü iktidarından mem-
nun olmadığınız bir partiyle ortaklık arayışına git-
mek, "sen iyisin" demektir. Bu da, ona vurduğunuz
darbenin anlamını yıkar. Vurduğunuz darbenin an-
lam kazanmasını istiyorsanız, onunla ortaklığa ya-
naşmamanız gerekir. Eğer ona yanaşırsanız, onun
bütün şartlarını kabul etmek zorunda kalırsınız.
Çünkü siyasetin patronu odur. Çünkü oy fazlalığı
ondadır.

AK Parti'nin şartlarını kabul ettiğinizde ise, kendini-
zi silmiş olacaksınız. Bu silinmeye râzı olmayacağı-
nız için de, onunla ortaklığa yanaşmayacaksınız ve
yanaşamazsınız. O halde kendi aranızdaki bir or-
taklık için nasıl anlaşacaksınız?

Şöyle: HDP bir müddet için çözüm sürecinin işle-
mesini rafa kaldırarak, MHP-CHP ortaklığına des-
tek verir veya kendisi de onlara katılır. PKK da, çö-
züm sürecinin askıya alınmasını anlayışla karşıla-
yıp, elini tetikten uzak tutar. Bu şekilde MHP ortaklı-
ğa râzı edilir ve CHP'yle iktidara gelmesi gerçek-
leşmiş olur. Zaten CHP lideri, MHP liderinin başba-
kan olmasına râzı oldu bile! Çünkü ayaklarına gel-
miş bu fırsatı kaçırmak istemiyor.

Koalisyonlar tercih edilmez. Fakat şimdi şartlar bu-
nu zorluyor. Bu zorlama ise, geçici bir çare olduğu
için kabul edilebilir. Bu kabul edilmediği takdirde
tekrar seçime gitmek gerekecek. Seçimin yenilen-
mesi ise, AK Parti'yi iktidar yapacaktır. Çünkü AK
Parti'nin sadece 90 bin oy açığı var. Koalisyon
gerçekleşmediği takdirde AK parti bu açığını ko-
layca kapatabilir ve muhalefetin darbesi de boşa
gider.

Eğer AK Parti muhalefetin iktidarından korkmuyor-
sa, onların koalisyonuna yol verecektir. Eğer korku-
yorsa, kendisini koalisyona dahil edecektir. Fakat
AK Parti, muhalefetin iktidarından korkmamalıdır.
Bu korkusuzluğuyla, kendisinin bir iktidar hırslısı
olmadığını, tek hırsının vatana-millete hizmet oldu-
ğunu göstermiş olur.

Eğer AK Parti'nin korkusu, "muhalefetin iktidarı, va-
tanı-milleti mahveder" endişesinden ise, onlar da
millete hesap vermek zorunda olduklarından keyfî
yönetim yapamazlar. Bu yüzden onlardan fazla kor-
kulmamalıdır. 4 bakandan hesap sorulacak olması
ise, bu hesap sorma adâletli olduktan sonra mese-
le olmamalıdır. Cumhurbaşkanı'nın pozisyonu ise,
zaten yasalarla belirli ve sınırlıdır. Kimse bu sınırla-
rı aşamaz. O halde korku olmamalıdır.

Muhalefetin gelecekteki koalisyon iktidarı da, hak
ve adâlet ölçüleri içinde kalacaklarına dair millete
güven verirlerse, hükümetsizlik sorunu çözülmüş
olur.

AK Parti millet tarafından denendi ve muhalefet ta-
rafından iktidardan düşürüldü. Şimdi denenme sı-
rası muhalefettedir. Muhalefet partileri bu denen-
meden kaçmamalıdır. Şimdi millet, "kim daha iyi"
görmek istiyor. Bu görmeye fırsat verelim.

İktidara gelecek olan koalisyon, muhalefeti de
memnun edecek bir yönetim sergilemek zorunda-
dır. Bu zorunluğa uymakla AK Parti'ye indirilen dar-
be anlam kazanmış olur. Aksi ise, kötülükçülüktür.
Bu kötülükçülüğün de hesabını bir soran, herhalde
olur. Koalisyon sahiplerine şimdiden başarılar dili-
yoruz.

Not: HDP eğer çözüm sürecinin işlemesini istiyor-
sa, AK Parti'yle koalisyon yapmalıdır. Fakat bunun
için AK Parti'nin bütün şartlarını kabul etmek zorun-
dadır. Bu zorunluğu kabul etmediği takdirde de,
MHP ve CHP'li koalisyona destek vermekten baş-
ka çaresi kalmaz. Bu çareyi kabul etmediğinde ise,
AK Parti'yi iktidardan düşürmenin anlamını öldür-
müş olur. Bu öldürme de, AK Parti'yi yeniden diril-
tecek, onu tekrar iktidara getirecektir. Yani: Üçünü-
zün de eli, koalisyonlu iktidara mahkûmdur. Bunu
da siz istediniz.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *


Sonntag, 14. Juni 2015

CHP MHP VE HDP'YE DUYURU!

              CHP MHP VE HDP'YE DUYURU!

         dilediğini iktidara getiren ALLAHın adıyla


Her şeyden önce 7 Haziran seçimleri, normal bir
seçim değildi. Çünkü bilinen mihraklar tarafından
milletin iradesine bir darbe vuruldu ve AK Parti ik-
tidardan düşürüldü! Bu düşürülme de bir koalisyo-
na dâvetiye çıkardı. Bu dâvetiye içinde de muhale-
fet partilerine bir iktidar şansı var.

AK Parti'nin şartlarını hiç bir muhalefet partisi karşı-
layamayacağından, onunla ortak bir hükümet kur-
mak mümkün olmayacaktır. Mümkün olsa bile bu
mümkünün kabul edilmesiyle ona indirilen darbenin
bir anlamı kalmaz. Ona indirilen darbenin anlam ka-
zanması için; MHP, CHP ve HDP'nin kendi araların-
da anlaşmasından daha iyi bir seçenek bulunmu-
yor.

Bu seçenek, üç muhalefet partisinin ilk ve son şan-
sıdır. Bu sanş kaçırılırsa, o üç parti bir daha kıya-
mete kadar iktidara gelemeyecektir.Çünkü AK Parti
hâlâ en güçlüdür ve onun gücüne erişebilecek bir
parti de ortalıkta gözükmüyor.

O halde bu üç muhalefet partisi ayaklarına gelen
bu şanslarını kullansın ve denenmek için kendileri-
ni Türkiye halklarının önüne atsınlar, kendilerini
göstersinler. Eğer AK Parti dengi veya ondan daha
üstün iyi bir yönetim sergilerlerse, iktidarda kalmayı
başarırlar. Eğer kötü bir yönetimde bulunurlarsa ve
Türkiye'nin eldeki değerlerini düşürürlerse, iktidarı
kaybederler.

Madem şimdiye kadar siz üç parti MHP, CHP ve
HDP, AKP'yi yolsuzluk ve hırsızlıkla suçladınız,
haydi öyleyse iktidara geliniz de yolsuzluk, hırsızlık
yapmayan ve çalıp çırpmayan partiler olduğunuzu
isbatlayınız. Bu isbat için de üçünüzün de iktidara
gelmesi gerekir. Haydi hiç durmayınız! AKP, muha-
liflerini bir türlü memnun edemedi. Haydi siz muha-
liflerinizi memnun ediniz de, nasıl üstün partiler ol-
duğunuzu bütün Türkiye'ye gösteriniz. İşte size kos
koca bir fırsat! Haydi, bütün Türkiye sizi bekliyor.
Onlara, nasıl haklı, adâletli ve namuslu partiler oldu-
ğunuzu kanıtlayınız. Bu fırsatı bir daha bulamazsı-
nız.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru ve Dâvet.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *




Freitag, 5. Juni 2015

EY TÜRKİYE SEÇMENİ!

                     EY TÜRKİYE SEÇMENİ!

      haklıca ve adâletlice seçim yapanları seven
                              ALLAHın adıyla

Biliyorsun, 7 Haziran'da seçime gidiyorsun. Hangi
partiyi seçeceğini de biliyor ve kararlaştırmışsındır
herhalde. Veya kararsız da olabilir, "hangi partiye
oy versem acaba" diye gelip gidiyorsundur. Şimdi
şu gelecek sözler seni kararsızlıktan kurtarabilir ve
doğru bir seçim yapıp yapmadığın hakkında sana
yol gösterebilir:

Yapacağın seçim, doğru bir seçim olmalı. Seçimi-
nin doğru olması için de; haklıca, adâletlice ve na-
musluca bir seçimde bulunmalısın.

Yapacağın seçimin haklıca olabilmesi için: Herşey-
den önce istediğin partiyi seçebilmekte özgür ol-
malısın. Yani birilerinin zorbalığı altında elin tutuklu
olmamalı. Bundan sonra seçeceğin parti, senin di-
nine, milletlerine ve vatanına sahip çıkmalı. Bunla-
rın zıddında olan bir parti, senin haklıca seçimine
uygun olmaz. Şimdi hakka uygun partini buldun
mu? Bunu bulduysan, yapacağın seçimin adâletlice
olmasına da dikkat etmelisin.

Yapacağın seçimin adâletlice olabilmesi için: Me-
selâ Türkiye için çok şeyler yapmış ve onu pek çok
sıkıntılardan kurtarmış bir iktidar partisi var. Bir de
Türkiye için çok şeyler yapacağını ve onu pek çok
sıkıntılardan kurtaracağını iddia eden muhalefet
partileri var. Hangisini seçmelisin? Yani hangisini
seçersen adâletlice bir seçim yapmış olursun? A-
dâlet demek, haklıya hakkını vermek demektir. O
halde Türkiye için çok şeyler yapmış ve onu pek
çok sıkıntılardan kurtarmış iktidar partisinin hakkını
ödemen ve bunun için de onu iktidarda tutman ge-
rekmez mi?

Ama sen diyorsun ki; "iktidar partisinin falan falan
kusurları var." Peki, iktidar partisini düşürüp muha-
lefet partilerini iktidar yaptığında o kusurlardan kur-
tulmuş mu olacaksın? Kurtulmuş olmazsın! Çünkü
misâl olarak iktidar partisinde üç kusurlu adam var-
sa, muhalefet partilerinin iktidarında dokuz kusurlu
adam olacaktır. Çünkü her partide yanlış yapan a-
damlar mutlaka bulunur. Bunun için üç partili bir mu-
halefetin iktidarında karşına dokuz kusurlu adam çı-
kacak demektir. Yani üç kusurlu adamdam kurtula-
yım derken, dokuz kusurlu adamın bulunduğu bir
yönetimin kasırgasına uğrayacaksın! O halde çok
iyi ölçmelisin. Ölçmeni iyi yapmazsan, seçimini a-
dâletsizce yapmış olursun. Şimdi adâletli olmaya
karar verdin mi? Eğer verdiysen, seçiminin namus-
luca olmasına da dikkat etmelisin.

Yapacağın seçimin namusluca olabilmesi için: Dü-
rüstlüğü aramalısın.Diyelim ki, iktidar partisi Türkiye
için çok şeyler yaptığı halde falan lider hoşuna git-
mediği için koalisyona iktidar vermek istiyorsun.
Şimdi bu isteğin dürüstlük olabilir mi? Çünkü sen,
hoşlanmadığın bir politikacı yüzünden koalisyona
iktidar verdiğinde, hoşlanmayacağın iki parti liderini
karşında göreceksin. Yani koalisyonun bir liderini
sevsen, iki liderinden nefret edeceksin! Bir hoşlan-
madığın liderden kaçarken iki hoşlanmayacağın li-
derin bulunduğu koalisyona "evet" demek, nasıl
dürüstlük olabilir?

Doğru bir seçim yapabilmen için, seçiminin haklıca,
adâletlice ve namusluca olması gerektiğini söyle-
dik. Bu söylemlerimizin gereğini yerine getirebilir-
sen, seçimini de doğru yapmış olacaksın.

O halde aklını, mantığını ve kalbini iyi kullan. İyi bir
kullanım yapmak istiyorsan, akıllıca olabilmek için:
Sana en az zararlı ve en çok faydalı partiyi seçmeli-
sin. Ve şahıslara değil, icraata bakmalısın.

Mantıklıca olabilmek için: Diyelim ki; iktidar partisiy-
le muhalefet partileri senin nazarında eşit duruyor.
Acaba hangisini seçmen senin için daha isabetli
olur? Tek başlı bir iktidar partisinin fazla engeli ol-
maz. İcraatını kolaylıkla yürütür. Ama koalisyonlu
bir iktidarda üç baş bulunur. Ve bu üç baş birbirini
daima engeller. Bir konu hakkında birleşmeleri ko-
lay olmaz. Bu da, iktidarın yürümesini engeller ve
yavaşlatır. Bu yavaşlatma da, ülkeye ve halkına za-
rar verir.  İşte sen, bu zarar vericiliğe râzı olmama-
lısın. Bunun için de kalpli olabilmen gereklidir.

Kalplice olabilmek için: Yalnız kendi menfaatini de-
ğil, bütün milletin ve vatandaşların menfaatini düşü-
nebilmelisin. Bütün milletin ve vatandaşların men-
faatini düşünebildiğinde, yanlış seçim yapmaktan
kurtulursun. Yani kendin için milleti yakmazsın. Mil-
letin yanmaması için de, kendi yanmana aldırış et-
mezsin. Milletin menfaatini kendi menfaatinden üs-
tün tuttuğunda da, haklıca ve adâletlice bir seçim
yapabilmenin yolu sana açılmış demektir. Sen de
bu yolda yürü ki, vatan ve millet selâmete ersin, sa-
adet bulsun!

Eğer kendi çıkarın veya iktidar olması imkânsız
minnacık partin veya cemaatin için milleti yakacak
bir seçimde bulunursan, sen kalpsizsin demektir!
Ama insanlığa ermek için kalpli olmak ve kalplice
hareket etmek zorundasın.

Haydi, seçimin hayırlı olsun, şerli olmasın...

Not: İktidar partisinin hedefi bellidir. O da: Türkiye'
yi "küresel güç" yapmaktır. Sen de doğru bir seçim
yapmakla onun bu hedefine ortak olabilirsin.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran'ın ilk haftası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Hakka dâvet.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *


Donnerstag, 4. Juni 2015

ALLAH'IN DİN TEKLİFİ KARŞISINDA TARAFSIZ KALANLARIN AKİBETİNİ ANLATAN BİR HİKÂYE

ALLAH'IN DİN TEKLİFİ KARŞISINDA TARAFSIZ
KALANLARIN AKİBETİNİ ANLATAN BİR HİKÂYE

Vaktaki kıyamet kopar, bütün insanlar ölür. Bu toplu
ölümden belirli bir müddet sonra tüm insanlar yer-
yüzü meydanında tekrar diriltilirler. Rabb'in huzurun-
da herkes hesaba çekilir. Adâletli Allah huzurdaki
bir kula sorar: "Gönderdiğim din hakkında ne işle-
din?" Kul der: Rabb'im, ben gönderdiğin din karşı-
sında tarafsız kaldım! Yani dinini ne inkâr ettim, ne
de kabul ettim. Ne iyilik ettim, ne de kötülük ettim.
Daima tarafsızlığımı korudum." Zulümden arınmış
yüce Allah meleklerine emreder: "Alın bunu, cen-
netle cehennemin ortasına koyun, ebediyen ikisi
arasında kalsın." Cennetle cehennemin ortasına
konan tarafsız kul, bir yanı cehennemde kavrulur-
ken, öbür yanı da cennetin saadeti içinde yüzer.

Sonra Allah, huzurdaki bir başka kula daha sorar.
O da tarafsız kaldığını söyler. Allah da meleklerine:
"Alın bu tarafsız kulu, bir milyon yıl cennette kalsın,
sonra bir milyon yıl da cehennemde kalsın. Sonra
bu hal tekrar cennete, cennetten sonra da cehen-
neme konularak ebediyen devam etsin" der. Ama
dünyada Allah'ın dinini kabul edip ona uygun çalı-
şanlar, yani tarafı belli ve iyi olanlar, cennette ebe-
diyen mutluluk içinde kalırlar.

Kıssadan çıkarılacak birinci hisse: Acaba cennette
ebediyen kalanlarla, yarısı cennette yarısı cehen-
nemde olan tarafsız kulların hali hiç bir olur mu?

İkinci hisse de siyasetle ilgilidir: Onu da siz bulup
çıkarın...

Not 1: Türkiye için yapılacak dua: Allah'ım! Türkiye'
nin hızına hız, ilerlemesine ilerleme, yükselişine
yükseliş kat. Onu hainlerin, zâlimlerin, bozguncula-
rın ve koalisyoncuların eline bırakma. Bu duamızı
kabul buyur.

Not 2: Aşağıdaki seçim propagandası video linkini
tanıdıklarınıza tanımadıklarınıza iletebilirsiniz.

Haydi Türkiye!

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran başı.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Kıssa.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *



Dienstag, 2. Juni 2015

AK PARTİ'YE OY VERMEK İSTEMEYEN MİLLÎ GÖRÜŞ CAMİASI İYİ DÜŞÜNSÜN!

 AK PARTİ'YE OY VERMEK İSTEMEYEN MİLLÎ
            GÖRÜŞ CAMİASI İYİ DÜŞÜNSÜN!

          kullarının haktan yana olmalarını dileyen
                              ALLAHın adıyla

Evet, Millî Görüşçüler AK Parti'ye "hayır" derken
çok iyi düşünmelidir. Çünkü AK Parti düştüğünde,
bu düşüşten dindar çoğunluk da zarar görecek.
Belki en büyük zararı onlar görecek. Onların zarar
görmesini hangi imanlı kabul edebilir? Onların za-
rar görmesine "evet" diyenler, hedeflerine ulaştık-
larında hangi faydayı görecekler? 7 Haziran seçim-
leri için bu hususlar çok iyi hesaplanmalıdır.

Evet, seçimlerde istediğiniz partiyi seçip seçme-
mekte özgürsünüz. Fakat özgürlük haktan, adâlet-
ten, namustan, iyilikten yana olursa özgürlüktür.
Bunların zıddına kullanılan bir özgürlük ise, özgürlü-
ğün kötüye kullanımı olacaktır ve şer'an gayri meş-
ru bir yoldur, eğri gidiştir. Allah'a teslim olmuş i-
nançlılar ise, doğru yolda yürümekle yükümlüdür-
ler. O halde Millî Görüş camiası seçimlerle ilgili
olarak eğri yollara sapmamalıdır. Eğri yollara sap-
tıklarında ise, bu sapma ile maksatlarına ulaştıkla-
rında, dindar çoğunluğun uğradığı zararın vebâli,
zarar verenlerin defterine yazılacaktır. Millî Görüş
camiası ve diğer onlar gibi düşünenler bu kara yaz-
gıdan kaçınmalıdır.

Hem Allah'ın Mehdisi, oyların AK Parti'ye verilme-
sinden yana olurken, onun zıddına gitmek, en kötü
gidiştir! Bu da, şefaatten mahrumiyet demektir.

AK Parti'ye oy vermemekle kâfir olmazsınız, ama
kâfirliğe hizmet etmiş olursunuz. Bu da, ehl-i ima-
nın yapmaması gerektiği bir hizmettir.

İmza: Mehdiyet Makamı.


Not: Millî Görüş camiası, AK Partililerin israfçılığın-
dan bahsetmektedir. Fakat her şeyden önce bu
partinin, dinî bir parti değil, içinde dindarların da bu-
lunduğu dünyevî ve demokratik bir parti olduğu ka-
bul edilmelidir. Eleştiri de bu kabule göre yapılma-
lıdır.

AK Parti'nin ve partililerinin "israf içinde olduğu" id-
diasına gelirsek: AK Saray, AK Parti'nin şahsî malı
değil, devletin ve milletin malıdır. Cumhurbaşkanı
veya Başkan da bu sarayda ebediyen oturmaya-
caktır. Sadece belirli bir müddet kalacak ve onlar-
dan sonra başka Başkanlar veya Cumhurbaşkanla-
rı onda görev yapacaktır. Bir devlet sarayı bir kere
yapılır, yüz yıl kullanılır. Yüz yıl kullanılacak bir sa-
ray için yapılacak masraf, israf değildir.

AK Saray'da bir bardağın bin lira olduğu, asgari üc-
retin ise 950 lira olduğu söyleniyor. Bu kıyaslama-
lar da yanlıştır. Çünkü asgari ücretli bir işçi, her ay
950 lira alacaktır. Ama AK Saray'daki bir bardak,
on yıllarca kullanılacaktır. Yani her ay bir bardak için
bin lira harcanmayacaktır.

AK Saray için yapılan masraflara göz diken sözde
dindarlar ve dinden uzak dünyeviler, eğer Hz. Sü-
leyman döneminde yaşasalardı ve onun altın kap-
lamalı muhteşem sarayını görselerdi; "bu padişah
müslüman değil" derlerdi herhalde! Ama o, müs-
lüman olmaktan öte, aynı zamanda bir Peygamber-
di de. O halde bu fakirlik ve iktisatçılık edebiyatı
zihniyetinden kurtulunmalıdır. Ve Türkiye, gözünü
zenginliklere, bilim ve teknikte yükseklere, yurtta ve
cihanda birliğe dikmelidir. Bundan gerisi Türkiye ve
Türkiyeliler için alçalıştır, batıştır. Türkiyeliler bu ba-
tışa râzı olmamalı, daima yükselişi ve yüksekte ka-
lışı istemelidir. AK Parti ve partilileri de zaten bu
yoldadır. O halde seçilecek parti de belli demektir.

Özetle: Türkiye'nin önünü kesmek için şer ittifakı
kuranlara karşı hayır ittifakına katılmayanlar, hayır-
sızdır ve Türkiye'nin düşmanlarıyla ittifak içindedir-
ler. Bazı dindarların böyle bir ittifak içinde bulunma-
ları, hakka düşmanlıktır. Millî Görüşçülerin bu düş-
manlık içinde bulunmayacaklarını umuyoruz.

Not 2: Bu bildiri, Millî Görüşçülere iletilmelidir.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
          Mehdi ve Mesih O'nun kulu ve elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın onbeşi, Haziran başı.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Hakka dâvet.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *