Donnerstag, 13. November 2014

!İSRAİL YÖNETİMİNE UYARI!



                !İSRAİL YÖNETİMİNE UYARI!

                 gafilleri uyaran ALLAHın adıyla


Gazetelerden "İsrail'in, Mescid-i Aksa'yı yıkma
emellerinin olduğunu" öğreniyoruz. Eğer bu haber-
ler doğruysa, İsrail halkını ve yönetimini uyarmak,
boynumuzun borcudur.

Uyarımız da şudur: Eğer İsrail, Mescid-i Aksa'yı
yıkacak olursa, kendi mezarını kazmış olur. Müslü-
manlara da, onu bu mezara itelemek kalır!

Bütün dünya ülkeleri bilsin ki; İsrail, Mescid-i Aksa'
ya saldırdığı ve Filistinlilere ait topraklarda yeni yer-
leşim birimleri inşa etmeye devam ettiği için bugün-
den itibaren "Mehdiyet Makamı" olarak İsrail ve
onun haksızlıklarını durdurmayan Amerika üzerin-
deki 1 Kasım 2001 tarihinden beri sürmekte olan
mânevî koruyuculuğumuzu kaldırıyoruz.

Bunun anlamı şudur: Bundan sonra müslümanlar,
İsrail ve ABD'ye ne isterlerse yapsınlar, karışmaya-
cağız. Onların yapacaklarına engel olmayacağız.
Çünkü Amerika ve İsrail, mânevî bir korumayı artık
haketmiyorlar.

Ama suç ve hatalarını terkederler ve Filistin'le 1967
sınırlarına dayalı bir barışı, 2016 Aralık sonuna ka-
dar gerçekleştirirlerse, mânevî koruyuculuğumuz
tekrar başlayabilir.

Barışa yanaşmadığı için İsrail'e karşı müslümanla-
rın savaş açması, bir hak haline gelmiştir. Fakat İs-
rail, bu hak karşısında; "İslâmlı Ülkeler'in ona karşı
savaşacak durumda olmadıklarını" düşünebilir. A-
ma bu düşünce, onu aldatmamalıdır. Çünkü, dev-
letlerden önce halklar vardır. Halklar isyana kalktı-
ğında, devletler yıkılır gider. Bunun için İsrail ve
onun haksızlıklarına destek verecek ülkeler çok
dikkatli olmalıdır.

Not 1: İsrail'in haksızlıklarına destek vermeyen ül-
keler, "dokunulmaz"dır.

Not 2: Türkiye'yle ilişkilerinin düzelmesini isteyen
bir İsrail, Filistin'le ilgili olumlu adımlar atmalıdır.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
                Mehdi ve Mesih O'nun elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın ondördü, Kasım ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *


Freitag, 7. November 2014

AVRUPA'YA AMERİKA'YA VE BM'E DUYURU!



  AVRUPA'YA AMERİKA'YA VE BM'E DUYURU!

               zulüm ve haksızlığa râzı olmayan
                        yüce TANRInın adıyla

1967 sınırlarına dayalı bir barışı 2016 Aralık ayı
sonuna kadar Filistin'le gerçekleştirmesi için İsrail'e
verilmiş olan mühlet, Mehdiyet Makamı tarafından
kaldırılmıştır. Bunun sebebi ise;İsrail'in, Filistinlilere
ait topraklarda yeni yerleşim birimlerinin inşası için
verdiği izinler ve son olarak da müslümanların kut-
sal mâbedi Mescid-i Aksa'ya saldırmasıdır.

Bu mühletin kaldırılmış olmasının anlamı şudur:
Artık bundan sonra yeryüzündeki bütün müslüman-
lar, istedikleri vakitte İsrail'e savaş açma hakkı ka-
zanmış bulunuyor. Çünkü İsrail'in Mescid-i Aksa'ya
saldırısı ve yeni yerleşim birimleri açmaya devam
etmesi ve Filistin halkına eziyeti gösteriyor ki, onun,
1967 sınırlarına dayalı bir barış yapma niyeti ve is-
teği yoktur. Bununla birlikte hem ABD, hem AB ve
hem BM, İsrail'e karşı çaresiz kalmaktadır, onun
zulüm ve haksızlıklarına dur diyememektedir. Bu
durumda İsrail'e karşı savaş açmaktan başka çare
kalmamış görünüyor. Bu savaşı da, müslümanlar-
dan başkası açamaz. Eğer gönüllü müslümanlar
bir ordu kurup bu savaşı yapmazsa, İsrail, Filistin
halkını ezmeye ve haklarını gasbetmeye devam
eder. Buna izin vermek ise, "zulme rızâ"dır. Müslü-
manlar ise buna râzı olarak zulümle bütünleşemez-
ler. Dolayısıyla bu savaş kaçınılmazdır.

O halde İsrail'e karşı savaşmak isteyen yeryüzün-
deki bütün gönüllü müslümanlar, gerekli orduyu
kurup, İsrail'in zulüm ve haksızlıklarına son verme-
lidir. Ama bu ordu, İsrail'i mutlaka devirecek sevi-
yede olmalıdır. Gerekli seviyeye ulaşmamış bir
ordu, savaşa kalkışmamalıdır.

Bu ordunun, çok büyük bir ordu olması gerekmez.
Küçük bir orduyla da İsrail'i devirmek mümkündür.
Önemli olan, savaş planıdır. İyi bir planınız varsa,
düşmanınızı kolayca yenebilirsiniz. 11.9.2001'de
El-Kaide 19 kişilik küçücük bir orduyla nasıl kosko-
ca ABD'yi mağlûp ettiyse, küçük bir İslâm ordusu
da İsrail'i devirebilir. Zaten İsrail de, bu devrilişi
hakettiğini gösterip duruyor. Müslümanlar ise bu
gösteriye daha fazla sessiz kalamaz. Kıyamet de
çok yakın. Yirmiikinci yüzyılın ilk çeyreğinin sonunda
kıyamet kopacağına göre, müslümanlar İsrail'e o
vakte kadar mühlet veremez. İsrail ya barışa hazır
olduğunu ve gerekeni yapacağını söyler, ya da bir
müslüman ordunun saldırısına râzı olur.

Eğer İsrail yönetimi, 2016 yılının Aralık ayı sonuna
kadar 1967 sınırlarına dayalı bir barışa evet dedi-
ğini dünyaya ilân ederse ve o tarihe kadar gerekeni
yaparsa, bu takdirde müslüman ordunun İsrail'e
savaş açmasına gerek kalmaz.

Müslümanlar, elbette ki İsrail halkının yok olmasını
istemez. Ama İsrail'in haksızlıklarına da göz yuma-
mazlar. Bunun için gerekeni yapacaklardır. Eğer
gerekeni yapmazlarsa, İsrail, Mescid-i Aksa'yı da
yıkar, Mekke'yi de yıkar. Artık İsrail'in durdurulma
zamanı gelmiştir.

İsrail'e karşı açılacak bir savaşta, ABD İsrail'in
yanında olmayacaktır. Çünkü İsrail'in zulüm ve
haksızlıklarına destek veren bir ABD, siyasal dün-
ya liderliğini kaybeder. Bu kaybedişle de ABD,
karşısında Rusya ve Çin'i bulur. ABD ancak,
Filistin halkının haklarını da korur ve kurtarırsa,
siyasal dünya liderliğinde kalmaya devam ede-
bilir. Yoksa ABD, zaten Suriye'de ve Ukrayna'da
kaybetmiştir; İsrail'de de kaybedecektir. Çünkü
zâlime yardım edenlere, yüce Tanrı yardım etmez;
onu yenilgiye uğratır.

Bunun için ABD, Filistin'le barış için gerekirse İsra-
il'in kafasına silah dayamaktan çekinmemelidir.
Çünkü bu yapılmazsa, İsrail, Filistin halkının ense-
sine dayadığı silahı çekmeyecektir.

İsrail yönetimi de iyi düşünmelidir. İsrail'e karşı
açılacak bir savaşta, İsrail halkının dörtte üçü yok
olacak ve İsrail devleti sönecektir. Bu sönüşü
istemeyen bir İsrail yönetimi, üzerine düşen görevi
hemen yapmalıdır. Yani; yeni yerlesim birimleri
inşası hemen durdurulmalı, kutsal mekanlara sal-
dırılar tekrarlanmamalı ve 1967 sınırlarına dayalı
iki devletli bir barışa hız verilmelidir. Bu konudaki
oyalamalar, sizin aleyhinize olacaktır.

Ey müslümanlar! Artık Allah'ın Mehdisi aranızdadır.
Kim onun emirlerini dinlemezse veya onun hilafına
hareket ederse, onun, Alah'a verecek çetin bir
hesabı olacaktır.

Yüce Allah, haklı bir ordunun ve haklı bir savaşın
destekcisidir.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
                Mehdi ve Mesih O'nun elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın ondördü, Kasım başı.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *



Sonntag, 19. Oktober 2014

BİRLEŞMİŞ MILLETLER'E DUYURU!



          BİRLEŞMİŞ MILLETLER'E DUYURU!

     yardımlaşanları seven yüce TANRInın adıyla

Birleşmiş Milletler teşkilâtı şu gerçeği görmek
zorundadır:

Türkiye'deki Suriyeli mülteci sayısı bir buçuk mil-
yonu geçmiştir. Göçe zorlanmış olan bu mültecile-
rin üç yıldan beri çok büyük bir perişaniyetlik içinde
yaşadıkları herhalde bütün ülkelerin mâlûmudur.
Bununla birlikte Türkiye'nin de masrafları artmıştır.
Şimdi bu masraflar ya Arap dünyası, Avrupa Birliği
ve ABD tarafından paylaşılmalı, ya da Türkiye,
barındırdığı mülteci sayısını dörde bölüp ve kendi
payını ayırıp geri kalanını da yurt dışı eder ve bu
hakka sahiptir. Eğer "böyle bir şey insanlığa sığ-
maz" denirse, bu takdirde Arap Birliği, AB ve dün-
yanın siyasal patronu ABD, Türkiye'nin masrafını
veya mülteci sayısını paylaşmalıdır. Şayet "biz bu
paylaşmayı yapamayız" derlerse, bu durumda da,
Beşar Esad rejimini devirmek zorundadırlar. Bu
zorunluğu yerine getirmeliler ki, Suriyeli mülteciler
yurtlarına dönebilsinler.

Eğer Rusya ve İran;  "biz Beşar Esad'ın ve rejimi-
nin devrilmesine göz yumamayız, bu rejim bizim
için çok değerlidir" derlerse, bu savunma karşısın-
da Rusya ve İran, Türkiye'nin masraflarını bölüş-
mek zorunda kalırlar. Veya Suriyeli mültecilerin gü-
ven içinde vatanlarına geri dönebilmelerini ve yurt-
larını yeniden inşa etmeyi sağlarlar. Aksi halde on-
lar, insanlığın dostu değil, düşmanı sayılacaklardır.

Ey Birleşmiş Milletler ülkeleri! Kendinize geliniz!
Suriyeli mültecilerin perişan haline göz yummayı-
nız. Böyle bir göz yumuş, sizin insanlığınıza nasıl
sığacaktır? Nasıl sığıyor?

Sizleri insan oluşa dâvet ediyoruz... Sorumluluğu-
nuzu biliniz! Suriyeli mültecilerin elinden tutmak,
boynunuzun borcudur. Sorun bellidir, çözümü de
bellidir. O halde niye duruyorsunuz?

Not 1: Sorun çözmede yalnız Türkiye'deki mülteci-
ler değil, diğer ülkelere sığınan mülteciler de hesa-
ba katılmalıdır.

Not 2: Rusya ve İran, üzerlerine düşen sorumlulu-
ğu kabul etmedikleri veya yerine getirmedikleri tak-
dirde, dünyanın siyasal lideri ABD'ye, kendi halkın-
dan ikiyüz bin insanı katletmiş bulunan Suriye reji-
mini devirme hakkı doğar.

Not 3: Sorumluluk almak istemeyen ülkeler, Birleş-
miş Milletler teşkilâtından çıkmalıdır.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
                Mehdi ve Mesih O'nun elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın ondördü, Ekim ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *

Sonntag, 12. Oktober 2014

IŞİD GÜÇLERİ'NE VE MÜTTEFİK KUVVETLER'E DUYURU!



IŞİD GÜÇLERİ'NE VE MÜTTEFİK KUVVETLER'E
                                  DUYURU!

 haklı ve adâletli olmayı emreden ALLAHın adıyla

Eğer IŞİD güçleri Iraklı sünnî halk çoğunluğundan
(veya haksız bir çoğunluğa karşı haklı bir azınlıktan)
destek alıyorsa ve bu destek ile bu güç oluşmuşsa,
IŞİD istediği devleti Irak'ta kurabilir. Ama bu devleti
kurarken Irak'taki Kürtlerin ve Alevîlerin bölgelerine
ve haklarına tecavüz edilmemelidir. Hakkından fazla
hak isteyen bir güç, mütecaviz bir güçtür ve onu
durdurmaktan başka da çare yoktur. Hem her yere
el atan bir güç, bir tek yeri bile ele geçiremeyebilir,
ona sahip olamayabilir. Bunun için IŞİD, Irak'ta kal-
malı ve istediği devleti orada kurmalıdır. Yani IŞİD,
Suriye'den elini çekmelidir. Çekmediği takdirde,
Müttefik Kuvvetler'(MK)in IŞİD'e karşı savaşmaları
şart olur. Eğer IŞİD güçleri bu çağrıyı kabul etme-
yip Suriye'den çekilmezlerse, Müttefik Kuvvetler'in
hemen harekete geçmeleri gerekir.

IŞİD Kobani'den derhal çekilmelidir. Çekilmediği
takdirde MK'in gerekeni yapması gerekir. Eğer Tür-
kiye devleti, Kobani'nin kurtarılmasında Kürt Savaş-
çıların özerklik ilânında bulunacak olması gibi ne-
denlerle MK'e katılmak istememek düşüncesine ta-
kılıyorsa, Kürt Savaşçılara ve MK'e bazı makul
şartlar götürerek bu sıkıntısını aşabilir.

Türkiye'deki ve Suriye'deki Kürt Savaşçılar da, Türk
Devleti'nin kendi başına herşeyi halledemeyeceğini
görmeli, itidalli olmalıdır. Çünkü Türkiye'ye zarar
vermek, Kobani'yi kurtarmaz, Kürtler'e bir zafer ka-
zandırmaz.

Özetle: IŞİD Suriye'den çıkmalıdır veya saldırıları-
nı durdurmalıdır. Durdurmadığı takdirde ona karşı
savaşılacaktır. IŞİD Suriye'de ancak Özgür Suriye
Ordusu'na destek olmak ve diktatör Esad'ı devir-
mek için var olabilir. Bunun dışındaki varlığı (saldır-
gan güç olarak) gayri meşrudur. IŞİD burada müs-
lüman halk çoğunluğunun talebi olmadan da iste-
diği devleti kuramaz, Suriye halkının haklarına teca-
vüz edemez, buna hakkı yoktur.

Bir İslâm Devleti veya haklı bir devlet kurmanın en
önemli dört şartı; haklı olmak, adâletli olmak, na-
muslu olmak ve iyilikçi olmaktır. Bu şartları yerine
getirmeyen bir gücün ve kurucuların kuracağı dev-
let, gayri meşru olur. Gayri meşru bir devleti de yık-
mak veya oluşumuna fırsat vermemek gerekir.

Devlet kurmanın şartlarını yerine getirirken iyilikçi ol-
manın en önemli gereklerinden biri de, haklı halkın
rızâsına itibar etmek ve onun hakkını çiğnememek-
tir. İyilikçi olmanın en önemli gereği ise, yaptığı iyili-
ği Allah için yapmak ve kötülerin kötülüğünü önle-
mektir.

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
                Mehdi ve Mesih O'nun elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın ondördü, Ekim ortası.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Duyuru.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *


Sonntag, 5. Oktober 2014

LEMAN SAM'A AÇIK MEKTUP



                LEMAN SAM'A AÇIK MEKTUP

          hayvanların ve insanların gerçek sahibi
                             ALLAHın adıyla

Sayın Leman Sam,

Attığınız bir Twet'te; kafa kesen IŞİD'cilerle kurban
kesen müslümanları bir tutmuşsunuz.

Ama bu haksızlık ve adâletsizliği yapmadan önce
kendi kimliğinizi sorgulamalısınız: "Siz kimsiniz?"
Evrenin sahibi misiniz? Hayvanları siz mi yarattı-
nız? Siz mi yarattınız da merhametiniz, gerçek Tan-
rı'nın merhametinin üstüne çıkıyor? Madem siz ya-
ratmadınız, öyle ise sizin fazla merhametinizin bir
anlamı ve geçerligi yoktur!

Çünkü bu evrenin bir sahibi vardır ve onun adı;
Tanrı'dır, Allah'tır. Siz de Allah'ın bir yaratığı ve ya-
şatığısınız. Sizi yaratmış ve yaşatmakta olan yüce
Allah ise, bir ibadet olarak belirli bir vakitte Kendi
yarattığı hayvanların Kendine kurban edilmesini
istemiş ve o hayvanların ancak O'nun adına kesil-
mesine izin vermiştir. O'nun adına kesilmeyen kes-
mekler ise, bir hayvan katliamıdır.

Gerçek mülk Sahibi karşısında siz kim oluyorsu-
nuz? Madem siz kendi kendinize dünyaya gelme-
diniz ve kendi kendinizi de yaratmış değilsiniz, öyle
ise gerçek yaratıcı ve yaşatıcı yüce Allah karşısın-
da haddinizi, hududunuzu biliniz. Sizin yaratmadı-
ğınız ve yaratamayacağınız bu evreni ve içindeki-
leri tabiat ve madde de yaratamaz. Çünkü onların,
sizin aklınızdan üstün bir aklı da yoktur, merhameti
de yoktur. Eğer olsaydı, müslümanların hayvan
kesmelerine hemen engel olur, tanrılıklarını göste-
rirlerdi. Madem gösteremiyorlar, demektir ki, onlar
bir sahte tanrıdır ve gerçek tanrılıkla bir ilgileri yok-
tur. Çünkü onlar zaten kendileri yaratılmışlardır ve
Allah'ın emri altında çalışmaktadırlar.

Bu gerçek karşısında sizin yapacağınız iş, tiyatro-
culuğu bırakıp, hayatın gerçek aktristi olmaktır. Ha-
yatın gerçek aktristi, oyuncusu olmak ise; evrenin
gerçek Sahibi'ni tanıyıp O'na inanmak ve teslim
olmaktır.

Evet, Leman Sam! Müslümanlara hakaret etmeğe
hakkınız yoktur. Sizi haklı çıkaracak bir merci de
yoktur. Çünkü evren de Allah'ındır, onun içindekiler
de. İzin de O'nundur, merhamet de. Öyle ise siz
kim oluyorsunuz? Yoksa madde ve tabiat size
başka bir Kur'an mı gönderdi?

                     Allah'tan başka ilah yoktur.
                Mehdi ve Mesih O'nun elçisidir.

Zaman:  Yeni Çağ'ın ondördü, Ekim başı.
Mekan:  Avrupa.
Makam: Uyarı.
Boyut:   Muranizm.

                                                   YAYINLAYAN
                                       AVRUPA  MURANİSTLERİ
                                       *   *   *