(Bu bildiri, 2004 yilinda yayinlandi.)
$ E Y H Y A S I N N A M E
hakka teslim olanlari seven Allahin adiyla
(Filistin örgüt mensuplari bu mektubu okumalidir)
Filistin'in kurtulusu icin mücadele veren Hamas gibi
örgütler simdiye kadar hep "ya hep ya hic" politikasi
güttüler, barisa hic yanasmadilar. Oysa ya hep ya hic
politikasi, yanlis bir politikadir. Cünkü, eger siz
güclü iseniz bu politika gecerli olabilir. Gücünüze
güvenerek sözünüzü gecirebilirsiniz. Eger zayifsaniz
böyle bir politika aleyhinize olur. Ya hep ya hic di-
yerek düsmani yok etmek isterseniz, yok edilmeye de
razi oldunuz demektir. Bu durumda kim güclüyse o kaza-
nir. Israil güclü bir devlettir. Filistin ise devlet
bile degil, zayif bir örgüttür. Ya hep ya hic politi-
kasi, zayifin yok edilmesiyle sonuclanir. Bu kötü so-
nuc ancak baris politikalariyla önlenebilir.
Filistin'in kurtulusu icin Islâmî Cihad ve Hamas ya
durmalidir, ya da durdurulmalidir. Eger durdurulmaz-
larsa, onlarin eylemleri Filistin halkinin yok edilme-
sine sebep olur. Bunun icin I.Cihad ve Hamas derhal
intihar eylemlerine son vermeli ve bunu basina acikla-
malidir. Bundan sonra Filistin halkini ve kurtulus mü-
cadelesini terör degil, devlet yönetmelidir. Bunun i-
cin de I.Cihad ve Hamas gibi örgütler, Filistin'in
baskan ve liderine teslim olmali ve onlardan izinsiz
eylem yapmamalidir.
Allah'in Mehdisi daha önce de bu sözleri Hamas lideri-
ne söylemisti. Ama dinlemediler. Verdikleri cevap:
"Eylemlerimiz devam edecektir" oldu. Bir daha söylüyo-
ruz. Gayri Islâmî olan intihar eylemleri son bulmali-
dir. Kurtulus mücadelesi vermeye hakkiniz var, fakat
savasla ilgisi olmayan sivilleri vurmaya hakkiniz yok-
tur. Bu mücadele Filistin liderine birakilsin ve dip-
lomasiyle sürdürülsün.
Intihar eylemlerine son verilmedigi takdirde I.Cihad,
"Islâm" ve "Cihad" kelimelerini örgüt adi olmaktan ci-
karmalidir. I.Chad'in bu mukaddes kelimeleri cinayet
eylemlerinde kullanmaya hakki yoktur. Filistin halkini
atese atmaya da hakkiniz yoktur. Artik daha kötü olma-
dan bu mücadeleyi Filistin liderinin eline birakmali-
siniz. Filistin halkinin daha fazla zarar görmemesi i-
cin bunu yapmak zorundasiniz. Halkin yok edilmesine
calismakla birsey kazanamazsiniz. Kazandiran strateji-
lere yönelmelisiniz. Bunu, halkinizin bekâsi icin yap-
malisiniz. Baris gerekiyorsa barismalisiniz. Kin ve
intikamla bir yere varamazsiniz.
$u unutulmamalidir: Filistin Islâm'a feda edilebilir.
Fakat Islâm, Filistin'e feda edilemez. Öyle ise poli-
tikalarinizi Islâm'in üzerine cikarmamalisiniz. Tabii
Müslüman iseniz ve Allah'in Dinine sayginiz varsa...
Hamas lideri, ya hep ya hic politikasi güden bir li-
derdi. Sonucta yanlis politikasinin kurbani oldu. Bu-
nunla birlikte Israil'in de haksizliklarini unutmus
degiliz. Ona da ayrica deginecegiz. Allah, Allah'in
Mehdisi'ni dinlememis olan $eyh Yasin'e acisin.
Not: Israil bundan sonra cok dikkatli olmalidir. Cünkü
El-Kaide'nin cantasindaki nükleer silah Israil'de pat-
latilabilir. Filistin de cok dikkatli olmalidir. Eger
böyle bir eylem gerceklesecek olursa, Israil de bir
tane Filistin'e atabilir. Allah korusun!
Not 2: Buradaki tavsiyeler El-Kaide icin de gecerli-
dir. Islâm'in üzerine cikarmis oldugunuz mücadelelere
son vermelisiniz. Aksi halde yaptiginiz ve yapacaginiz
eylemler âhiret karnenize hayir olarak degil, $er ola-
rak yazilacaktir.
ALLAH HAKKA ITAAT EDENLERIN YARDIMCISIDIR
Zaman: Yeni Cag'in dördü, $eyh Yasin'in öldürüldügü
gün.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hakka davet.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
Mittwoch, 7. Januar 2009
Montag, 5. Januar 2009
MÜSLÜMANLARA UYARI!/ X N A M E
MÜSLÜMANLARA UYARI!
zulümden meneden ALLAHin adiyla
Bir yazar tarafindan, Israil'in Gazze saldirisiyla ilgili olarak
"müslümanlarin buna nasil cevap vermesi gerektigi" hakkinda
onlara yol göstermek maksadiyla "Israillilerin görüldükleri yer-
de vurulmalarini" tavsiye eden bir secenek sunulmus.
Bu secenek karsisinda Müslümanlar ne yapmalidir?
Müslümanlar herseyden önce onlara yön verecek ve yol gös-
terecek gercek "LIDER"lerini bilmelidir. O da bu zamanda
ancak "ALLAH'IN MEHDISI" olabilir. O da: MEHMED NUR'AN'
dir. Onun fikirlerini de, AVRUPA MURANISTLERI tarafindan
yayinlanmakta olan bildirilerden ögrenebilirsiniz.
Simdi yukaridaki "secenek"e dönelim. Kur'anlilar böyle bir
secenegi kabul edemez. Cünkü zulme riza zulüm oldugu gibi,
zalime zulümle karsilik vermek de zulümdür. Zalime zulümle
karsilik vermek, kisas ve adalet olarak görülse de, adalet de-
gildir. Cünkü Allah, zulmü emretmez, ondan meneder. Bunun
icin zalime zulmetmeyi adalet olarak görenler, zalimle esit
hale gelirler. Zalimlerle esitlenmek istemeyenler, Alla'in gercek
adaletine uymali ve Israil Yönetimi'nin haksizliklarini onun hal-
kina ödetmeye kalkmamalidir. Savasla ilgisi olmayan sivilleri
öldürmeye kalkacak olanlar büyük bir cinayet i$lemis ve za-
limlerle esitlenmis olurlar. Bu esitlenme ise, Allah'in adaletine
isyandir. Bu isyan da, O'nun dininden cikistir.
Konuyla ilgili olarak 2003 yilinda yayinladigimiz asagidaki
bildiriyi tekrar yayinliyoruz:
X N A M E
masumlari koruyan Allahin adiyla
Savasta "masumlarin öldürülebilecegi"nden bahseden ya-
zarlari görüyoruz. Masumlarin öldürülebilecegi kritik
bir anda miyiz ki, bu tür ictihadlara uyalim? Buna kim
karar verecek? Yetkiyi kimden alacaksiniz?
Allah'in Mehdisi, dünyayi radikalizmle degil, itida-
lizm'le fetheder. Eger bir savas yapilacaksa, buna Al-
lah'in Mehdisi karar verir. Yoksa Allah'in Mehdisini
dinlemeyerek kendi keyf ve akillarinca saga sola savas
acanlar, e$kiyaliklarini ilân etmis olurlar. Masumlari
öldürerek mi düsmani altedeceginizi saniyorsunuz? Bu
tür stratejiler size zafer degil, ancak yikim ve yok
olus kazandirir.
Hz.Muhammed(sav), masumlari öldürerek mi savasti? Be-
lâdan kacmasini bilmedi mi? Onun Mekke'den Medine'ye
göcü, bir belâdan kacis degil miydi? Bu belâdan nicin
kacti? Yokolustan kurtulmak ve masumlari kurtarmak i-
cin degil mi? Evet bu kacisla hem kendilerini hem de
masumlari kurtardilar. Onlari atese atmadilar. Kendi-
lerini savunmak ve kurtarmak icin masumlari öldürmedi-
ler. Bunun icin can gibi kiymetli vatanlarini dahi
terketmeye razi oldular. Cünkü onlar, nefis ve $eytan
icin degil, Allah icin savasiyorlardi, Hak ugruna ci-
had ediyorlardi.
Iste, bir Peygamber akli nerede, sahte mehdilerin a-
killari nerede! Ikisinin arasinda daglar kadar fark
yok mu?
Arkasinda koskoca Allah'in destegi olmasina ragmen,
Hz.Musa da belâdan kacmayi bildi. Bu kacisla ne yapmak
istiyordu? Elbette masumlari korumak ve kurtarmak is-
tiyordu! Onlar nicin masumlari öldürerek savasmadi?
Cünkü onlar sahte mehdi degildi! Onlar gercek Peygam-
berdi!
Senin, düsmani altedecek ne birligin var, ne bütünlü-
gün, ne de güclü bir silahin! Silah olarak masumlari
öldürmeyi mi buldun? Iste bu da sahte mehdilerin, e$-
kiya ruhlularin aklidir. $eytanî stratejilere ihtiya-
cimiz yok bizim!
Siz, Hamas ve I.Cihad'in veya El-Kaide'nin yaptiklari
intihar saldirilarina "savas" mi diyorsunuz? Onlar bu
saldirilarla zafer mi kazaniyor? Saldirdikca daha faz-
la dayak yemiyorlar mi? Savas mi bu? Yoksa yok olusa
gidis mi? Allah'in Mehdisinden izinsiz savasirsan, se-
nin savasin cihad degil, cinayet olur. Ama o izin ve-
rirse, ancak düsman ordusuna saldirabilirsin, masumla-
ra degil. Eger masumlara saldiracaksan, Allah'in ve
dininin ismini kullanma. "Ben $eytanin askeriyim" de.
Acizsen, Allah'a sigin veya kac. Ama zulme siginma.
Zulme ugramissan, sen de zalim olma. Masum kalmasini
bil. Iste senin kazancin budur. Bu kazanc, $ehitlik'
ten daha üstündür. Allah icin savasanlar, masumlari
korurlar. Ama $eytan icin savasanlar masumlari yakar-
lar.
Kesin hüküm varken ictihada gidilmez.Hz.Peygamber(sav)
hangi savasi masumlari öldürerek yapmis ve kazanmis-
tir ki, masumlarin öldürülebileceginden dem vuralim?
Ister dost tarafindan olsun, ister düsman tarafindan:
Masum, masumdur. Masumlari Kur'anlilar korumayacak da
kim koruyacak?
Senin birligin olsa, bu birlik düsmana karsi caydirici
bir güc olabilir. Fakat sen bundan mahrumsun. O halde
Mehdi'nin emrini bekle. Ondan önce söz söyleme. Ondan
isaret almadan savasa kalkisma. Bu konuda emir dinle-
mek cok önemlidir. Peygambere(sav) bir savasi kaybet-
tiren, ordunun itaatsizligi, emir dinlemezligi degil
midir?
Hem, size saldiran düsmana aynen karsilik vermek zo-
runda degilsiniz. Kan dökmeden de savasabilirsiniz.
Bunun icin de Mehdi'nin aklina ihtiyaciniz var. Öyle
ise emir dinlemesini bilin. Siz, birlik olun, ordu ku-
run ve emir bekleyin. Ama bu sözlerden de Allah'in
Mehdisi'nin savas planlari yaptigini sanmayin. O, sa-
vas planlari degil, baris planlari hazirliyor. Cünkü
düsmani yenmenin bir yolu da baris'tir. Allah'in dini
de "baris dini"dir. Öyle ise sen de baris, kan dökme-
den savas. Hakli ve kiymetli bir ideolojin varsa, ön-
ce onu hâkim kil. Masumlari öldürerek zafer kazanamaz-
sin. Allah'in Mehdisini dinlemeyen muzaffer degil, he-
lâk oluyor. Amerika'ya efelenen Arap devletlerinin so-
nunu görmedik mi? Iste, Allah'in Mehdisini dinlemeyen-
lerin sonu budur!
Allah'in yol göstermesiyle hareket eden Mehdi'yi mi
dinleyecegiz, yoksa kuruntulara maglup olmus $eytanî
fikirli kimseleri mi? Lütfen, kimse Allah'in Mehdisine
ictihad ve strateji ögretmeye kalkmasin. Zafer iste-
yen, Allah'in Mehdisine tabi olmali, kendi aklina uy-
mayi birakmali. Savas olacaksa, buna ancak Allah'in
Mehdisi karar verir. O bir karar vermeden, kimse savas
tamtami calmasin. Allah'in rizasini isteyenlerin tuta-
cagi yol budur.
Allah'in Mehdisi, siz farkinda olmadan sizin görüsle-
rinizi alir, ama sizin keyfinize uymaz. Cünkü o, Al-
lah'in yol göstermesiyle hareket eder. Demek, Allah'in
Mehdisini dinlemeyen ziyandadir ve ihlâsi olmayan if-
lastadir.
SELAM VE RAHMET ALLAH'IN MEHDISINE TABI OLANLARA OLSUN
Zaman: Yeni Cag'in ücü, Aralik ayi ortasi.
Mekan: Avrupa.
Makam: Mücadele.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
zulümden meneden ALLAHin adiyla
Bir yazar tarafindan, Israil'in Gazze saldirisiyla ilgili olarak
"müslümanlarin buna nasil cevap vermesi gerektigi" hakkinda
onlara yol göstermek maksadiyla "Israillilerin görüldükleri yer-
de vurulmalarini" tavsiye eden bir secenek sunulmus.
Bu secenek karsisinda Müslümanlar ne yapmalidir?
Müslümanlar herseyden önce onlara yön verecek ve yol gös-
terecek gercek "LIDER"lerini bilmelidir. O da bu zamanda
ancak "ALLAH'IN MEHDISI" olabilir. O da: MEHMED NUR'AN'
dir. Onun fikirlerini de, AVRUPA MURANISTLERI tarafindan
yayinlanmakta olan bildirilerden ögrenebilirsiniz.
Simdi yukaridaki "secenek"e dönelim. Kur'anlilar böyle bir
secenegi kabul edemez. Cünkü zulme riza zulüm oldugu gibi,
zalime zulümle karsilik vermek de zulümdür. Zalime zulümle
karsilik vermek, kisas ve adalet olarak görülse de, adalet de-
gildir. Cünkü Allah, zulmü emretmez, ondan meneder. Bunun
icin zalime zulmetmeyi adalet olarak görenler, zalimle esit
hale gelirler. Zalimlerle esitlenmek istemeyenler, Alla'in gercek
adaletine uymali ve Israil Yönetimi'nin haksizliklarini onun hal-
kina ödetmeye kalkmamalidir. Savasla ilgisi olmayan sivilleri
öldürmeye kalkacak olanlar büyük bir cinayet i$lemis ve za-
limlerle esitlenmis olurlar. Bu esitlenme ise, Allah'in adaletine
isyandir. Bu isyan da, O'nun dininden cikistir.
Konuyla ilgili olarak 2003 yilinda yayinladigimiz asagidaki
bildiriyi tekrar yayinliyoruz:
X N A M E
masumlari koruyan Allahin adiyla
Savasta "masumlarin öldürülebilecegi"nden bahseden ya-
zarlari görüyoruz. Masumlarin öldürülebilecegi kritik
bir anda miyiz ki, bu tür ictihadlara uyalim? Buna kim
karar verecek? Yetkiyi kimden alacaksiniz?
Allah'in Mehdisi, dünyayi radikalizmle degil, itida-
lizm'le fetheder. Eger bir savas yapilacaksa, buna Al-
lah'in Mehdisi karar verir. Yoksa Allah'in Mehdisini
dinlemeyerek kendi keyf ve akillarinca saga sola savas
acanlar, e$kiyaliklarini ilân etmis olurlar. Masumlari
öldürerek mi düsmani altedeceginizi saniyorsunuz? Bu
tür stratejiler size zafer degil, ancak yikim ve yok
olus kazandirir.
Hz.Muhammed(sav), masumlari öldürerek mi savasti? Be-
lâdan kacmasini bilmedi mi? Onun Mekke'den Medine'ye
göcü, bir belâdan kacis degil miydi? Bu belâdan nicin
kacti? Yokolustan kurtulmak ve masumlari kurtarmak i-
cin degil mi? Evet bu kacisla hem kendilerini hem de
masumlari kurtardilar. Onlari atese atmadilar. Kendi-
lerini savunmak ve kurtarmak icin masumlari öldürmedi-
ler. Bunun icin can gibi kiymetli vatanlarini dahi
terketmeye razi oldular. Cünkü onlar, nefis ve $eytan
icin degil, Allah icin savasiyorlardi, Hak ugruna ci-
had ediyorlardi.
Iste, bir Peygamber akli nerede, sahte mehdilerin a-
killari nerede! Ikisinin arasinda daglar kadar fark
yok mu?
Arkasinda koskoca Allah'in destegi olmasina ragmen,
Hz.Musa da belâdan kacmayi bildi. Bu kacisla ne yapmak
istiyordu? Elbette masumlari korumak ve kurtarmak is-
tiyordu! Onlar nicin masumlari öldürerek savasmadi?
Cünkü onlar sahte mehdi degildi! Onlar gercek Peygam-
berdi!
Senin, düsmani altedecek ne birligin var, ne bütünlü-
gün, ne de güclü bir silahin! Silah olarak masumlari
öldürmeyi mi buldun? Iste bu da sahte mehdilerin, e$-
kiya ruhlularin aklidir. $eytanî stratejilere ihtiya-
cimiz yok bizim!
Siz, Hamas ve I.Cihad'in veya El-Kaide'nin yaptiklari
intihar saldirilarina "savas" mi diyorsunuz? Onlar bu
saldirilarla zafer mi kazaniyor? Saldirdikca daha faz-
la dayak yemiyorlar mi? Savas mi bu? Yoksa yok olusa
gidis mi? Allah'in Mehdisinden izinsiz savasirsan, se-
nin savasin cihad degil, cinayet olur. Ama o izin ve-
rirse, ancak düsman ordusuna saldirabilirsin, masumla-
ra degil. Eger masumlara saldiracaksan, Allah'in ve
dininin ismini kullanma. "Ben $eytanin askeriyim" de.
Acizsen, Allah'a sigin veya kac. Ama zulme siginma.
Zulme ugramissan, sen de zalim olma. Masum kalmasini
bil. Iste senin kazancin budur. Bu kazanc, $ehitlik'
ten daha üstündür. Allah icin savasanlar, masumlari
korurlar. Ama $eytan icin savasanlar masumlari yakar-
lar.
Kesin hüküm varken ictihada gidilmez.Hz.Peygamber(sav)
hangi savasi masumlari öldürerek yapmis ve kazanmis-
tir ki, masumlarin öldürülebileceginden dem vuralim?
Ister dost tarafindan olsun, ister düsman tarafindan:
Masum, masumdur. Masumlari Kur'anlilar korumayacak da
kim koruyacak?
Senin birligin olsa, bu birlik düsmana karsi caydirici
bir güc olabilir. Fakat sen bundan mahrumsun. O halde
Mehdi'nin emrini bekle. Ondan önce söz söyleme. Ondan
isaret almadan savasa kalkisma. Bu konuda emir dinle-
mek cok önemlidir. Peygambere(sav) bir savasi kaybet-
tiren, ordunun itaatsizligi, emir dinlemezligi degil
midir?
Hem, size saldiran düsmana aynen karsilik vermek zo-
runda degilsiniz. Kan dökmeden de savasabilirsiniz.
Bunun icin de Mehdi'nin aklina ihtiyaciniz var. Öyle
ise emir dinlemesini bilin. Siz, birlik olun, ordu ku-
run ve emir bekleyin. Ama bu sözlerden de Allah'in
Mehdisi'nin savas planlari yaptigini sanmayin. O, sa-
vas planlari degil, baris planlari hazirliyor. Cünkü
düsmani yenmenin bir yolu da baris'tir. Allah'in dini
de "baris dini"dir. Öyle ise sen de baris, kan dökme-
den savas. Hakli ve kiymetli bir ideolojin varsa, ön-
ce onu hâkim kil. Masumlari öldürerek zafer kazanamaz-
sin. Allah'in Mehdisini dinlemeyen muzaffer degil, he-
lâk oluyor. Amerika'ya efelenen Arap devletlerinin so-
nunu görmedik mi? Iste, Allah'in Mehdisini dinlemeyen-
lerin sonu budur!
Allah'in yol göstermesiyle hareket eden Mehdi'yi mi
dinleyecegiz, yoksa kuruntulara maglup olmus $eytanî
fikirli kimseleri mi? Lütfen, kimse Allah'in Mehdisine
ictihad ve strateji ögretmeye kalkmasin. Zafer iste-
yen, Allah'in Mehdisine tabi olmali, kendi aklina uy-
mayi birakmali. Savas olacaksa, buna ancak Allah'in
Mehdisi karar verir. O bir karar vermeden, kimse savas
tamtami calmasin. Allah'in rizasini isteyenlerin tuta-
cagi yol budur.
Allah'in Mehdisi, siz farkinda olmadan sizin görüsle-
rinizi alir, ama sizin keyfinize uymaz. Cünkü o, Al-
lah'in yol göstermesiyle hareket eder. Demek, Allah'in
Mehdisini dinlemeyen ziyandadir ve ihlâsi olmayan if-
lastadir.
SELAM VE RAHMET ALLAH'IN MEHDISINE TABI OLANLARA OLSUN
Zaman: Yeni Cag'in ücü, Aralik ayi ortasi.
Mekan: Avrupa.
Makam: Mücadele.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜYELERİNE VE SAYIN BUSH'A A Ç I K M E K T U P
(Bu bildiri, 2002 yilinda yayinlandi.)
- - -
BIRLESMIS MILLETLER ÜYELERINE VE SAYIN BUSH'A
A C I K M E K T U P
merhametli Allahin adiyla
BM sayin üyeleri ve ABD Baskani sayin G.W.Bush,
Bu mektupta iki husus üzerinde durulacaktir:Birincisi,
son yayinlanan El Kaide kasetleriyle; ikincisi ise,
Israil'in Filistin halkina yaptigi zulümlerle ilgili.
Birincisiyle basliyoruz. Son kasetlerde El Kaide, ABD'
de yapilan 11 Eylül eylemlerini üstlendigini bildirmis.
Biz ise, bu bildirinin, "Kur'anlilarla Kur'ansizlar
veya Incilliler arasinda baslatilmis bir savas" olarak
yansitilmasini istemiyoruz. Cünkü 11 Eylül eylemi,
kendini "Kurtarici" yerine koymak isteyen veya Allah
icin savastigini düsünen bir grup Radikal Islâmci'nin
eylemidir. Biz Kur'anistler ve dünyadaki Kur'anli co-
gunluk ise bu eyleme taraftar degil, karsiyiz. Cünkü
ortada Kur'anli Bilginler'in cogunluk oyuyla alinmis
bir savas karari yoktur. Zaten su anda böyle bir karar
da alinamaz. Cünkü Kur'anlilar, Hak ve Adalet ölcüle-
rine uymak zorundadirlar. Bunun icin Kur'anlilar, ABD'
ye savas acamaz. Eger ABD Kur'anlilara bir kötülük et-
misse, bunun cezasini ancak kötülük eden ceker veya o
devletin hükümeti cezalandirilir, halki sorumlu tutu-
lamaz. Gerci ABD hükümetini iktidara getiren yine ABD
halkinin cogunlugudur. Fakat ABD halki, ABD hükümetini
"Kur'anlilara kötülük etsin" diye iktidara getirmiyor.
Bunun icin ABD halki, ABD hükümetinin yapacagi kötü-
lüklerden sorumlu tutulamaz. Dolayisiyla Kur'anlilar,
ABD hükümetinin yaptigi bir kötülügün cezasini, ABD
halkina yükleyemez, buna haklari yoktur. Fakat ABD hü-
kümeti herhangi bir devlete kötülük yapacak olursa, o
hükümeti iktidardan düsürmek, ABD halkinin boynunun
borcu olur. Demek Kur'anlilar ile ABD halki arasinda
bir düsmanlik olamaz. Hem ABD halkinin hepsi inkârci
veya inancsiz degildir. Biz Kur'anistler ve Kur'anli
cogunluk, ABD halkini "Incilli bir millet" olarak ka-
bul ediyoruz. Ve biz Kur'anlilar, Hz.Isa ve Musa Pey-
gamberleri seven ve kabul eden bir milletiz. Bunun i-
cin ABD halkini inancsiz ve inkârci saymak dogru de-
gildir. ABD halki inancsiz ve inkârci olsa bile, Hak
ve Adalet, Iyilik ve Dogruluk teklif edilmeden ve on-
lardan toplu bir saldiri gelmeden, onlara savas acila-
maz. Buna kimsenin hakki yoktur. Hele Kur'anli bilgin-
ler cogunlugunun onayini almadan saga sola savas acmak
kimsenin haddi degildir. Eger ortada savas acilacak
bir durum varsa, biz bunu ancak BM Savas Mahkemesi
nezdinde ve Hak ve Adalet ölcüleriyle yapilmasini is-
teriz. Kanunsuz hak taleplerine taraftar degiliz.
Simdi gelelim ikinci hususa. Adalet neydi? "Hakliyi
hakki kadar mükâfatlandirma ve sucluyu da sucu kadar
cezalandirma"ydi degil mi? Bu adalet ölcüsüne göre Fi-
listinlilerin intihar saldirilarina verilecek ceza da,
onlarin verdigi zarar kadar olabilirdi. Fakat burda
önce hakliyla haksizin ortaya cikarilmasi lâzimdir.
Filistinliler, gasbedilmis vatanlarini geri almak icin
mücadele ediyorlar. Israillilerin yapmasi gereken ne-
dir burda? Isgal ettikleri Filistin topraklarini geri
iade etmek degil midir? Peki Israilliler ne yapiyor?
Gereken hak iadesini yapmadiklari gibi, bir de haklari
icin mücadele eden Filistinlileri imhaya calismiyor
mu? Haklilari suclu, suclulari hakli yapmak hangi ki-
tabin ölcüsüdür? Hadi diyelim ki Filistinlilerin hic
bir hakki yok, yaptiklari intihar saldirilariyla suc
islemislerdir. Fakat onlara verilecek ceza bu mu olma-
liydi? Bu kadar saldiri, vahset, kirim, katliam, kiyim
ve yikim hangi sucun cezasidir? Bir tokat atana bin
tokatla karsilik vermek adalet olabilir mi?
Beyler! Burada apacik bir zulüm ve haksizlik islenmis-
tir. Ortada, islenmis cok büyük bir suc var. Bu sucun
hesabinin sorulmasi ve verilmesi gerekmektedir. Dola-
yisiyla Israil Basbakani Ariel Saron hesap vermeye da-
vet edilmelidir. Bu kadar zulmü "hangi hakla" islemis-
tir, sorulmalidir. Eger bu sorgu yapilmazsa, Birlesmis
Milletler Teskilâti kendini, zulmün takipcisi degil,
zulmün seyircisi makamina oturtmus olacaktir. O zaman
bu teskilâtin varliginin ne anlami kaliyor?
ABD Baskani sayin Georg W.Bush'dan rica ediyoruz. Bu
mektubumuzu bizzat kendi elleriyle BM Teskilâti'na gö-
türsün ve Ariel Saron'un hesaba cekilmesini istesin.
Ve BM'nin Israil aleyhinde alacagi kararlari veto et-
mekten cekinsin. Eger bunlari yapmazsa, zulme arka
cikmis, ortak olmus ve Filistinlilerin de intikam al-
malarina onay vermis olacaktir. Bunlar da tabi dünyayi
barisa degil, catismaya götürür. Zulme arka cikip dün-
yayi catismaya götüren bir devletin ise, dünya lider-
ligine hakki kalmaz. Bu halde ABD ve sayin Baskaninin,
liderlikten istifa etmeleri gerekir. Eger istifa et-
mezse, onlari liderlikten düsürmemiz gerekecektir. Bu-
na gücümüz yeter mi bilmiyoruz. Fakat biz, bu kâinatin
yüce Yaraticisi'na dayandigimiz icin herhalde o gücü
kendimizde buluruz. Eger buna gücümüz yetmeyecek olur-
sa, zaten hukuken ve ahlâken ABD dünya liderligini
kaybetmis olacaktir. Ayrica Israil ve ABD, bundan son-
ra bütün dünyanin nefretini kazanmis olarak yasayacak-
lar ve aleyhlerinde olusmus olan dünya kamu oyu onlari
bulunduklari makamdan alasagi edecektir.
Yeni Dünya Düzeni ya Hak ve Adalet temelleri üzerine
oturtulacaktir, ya da bu insanlik baris yüzü görmeye-
cektir! Baris isteyenler kaldirsin ellerini! Yükselt-
sin seslerini! Barisin düsmanlarina firsat vermeyelim!
Filistililere önce dayak atip sonra onlari baris masa-
sina oturtamazsiniz! Önce, meydana gelen zulüm ve hak-
sizligi ortadan kaldirmaniz gerekir.
Unutmayiniz! Zulmeden veya zulme arka cikan, Hak ve A-
dalet dinlemeyen bir devlet ve baskani, kendini dec-
callestirmis olur. Deccalin egemenligine son vermek de
biz Kur'anli ve Incillilerin bas görevleri arasinda-
dir. Dileriz ABD, safini Hak ve Adalet'ten yana belir-
ler...
Bu mektubumuzun altinda bir milyar Incilli ve bir mil-
yar Kur'anli'nin imzasi vardir. Imza atmayacak olanlar
parmak kaldirsin!
Not: Baris adami, önce ödenmesi gereken haklari geri
öder ve yaptigi kötülükler icin de af diler.Zulmederek
"baris adami" olunmaz.
GÖNDEREN:
Mehdiî ve Mesihî Ruh'un Temsilcisi
AVRUPA KUR'ANISTLERI
Zaman: Yeni Cag 0002, Saron'un firavunluk vakti.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hakki gerceklestirme.
Boyut: Kur'anizm.
* * *
- - -
BIRLESMIS MILLETLER ÜYELERINE VE SAYIN BUSH'A
A C I K M E K T U P
merhametli Allahin adiyla
BM sayin üyeleri ve ABD Baskani sayin G.W.Bush,
Bu mektupta iki husus üzerinde durulacaktir:Birincisi,
son yayinlanan El Kaide kasetleriyle; ikincisi ise,
Israil'in Filistin halkina yaptigi zulümlerle ilgili.
Birincisiyle basliyoruz. Son kasetlerde El Kaide, ABD'
de yapilan 11 Eylül eylemlerini üstlendigini bildirmis.
Biz ise, bu bildirinin, "Kur'anlilarla Kur'ansizlar
veya Incilliler arasinda baslatilmis bir savas" olarak
yansitilmasini istemiyoruz. Cünkü 11 Eylül eylemi,
kendini "Kurtarici" yerine koymak isteyen veya Allah
icin savastigini düsünen bir grup Radikal Islâmci'nin
eylemidir. Biz Kur'anistler ve dünyadaki Kur'anli co-
gunluk ise bu eyleme taraftar degil, karsiyiz. Cünkü
ortada Kur'anli Bilginler'in cogunluk oyuyla alinmis
bir savas karari yoktur. Zaten su anda böyle bir karar
da alinamaz. Cünkü Kur'anlilar, Hak ve Adalet ölcüle-
rine uymak zorundadirlar. Bunun icin Kur'anlilar, ABD'
ye savas acamaz. Eger ABD Kur'anlilara bir kötülük et-
misse, bunun cezasini ancak kötülük eden ceker veya o
devletin hükümeti cezalandirilir, halki sorumlu tutu-
lamaz. Gerci ABD hükümetini iktidara getiren yine ABD
halkinin cogunlugudur. Fakat ABD halki, ABD hükümetini
"Kur'anlilara kötülük etsin" diye iktidara getirmiyor.
Bunun icin ABD halki, ABD hükümetinin yapacagi kötü-
lüklerden sorumlu tutulamaz. Dolayisiyla Kur'anlilar,
ABD hükümetinin yaptigi bir kötülügün cezasini, ABD
halkina yükleyemez, buna haklari yoktur. Fakat ABD hü-
kümeti herhangi bir devlete kötülük yapacak olursa, o
hükümeti iktidardan düsürmek, ABD halkinin boynunun
borcu olur. Demek Kur'anlilar ile ABD halki arasinda
bir düsmanlik olamaz. Hem ABD halkinin hepsi inkârci
veya inancsiz degildir. Biz Kur'anistler ve Kur'anli
cogunluk, ABD halkini "Incilli bir millet" olarak ka-
bul ediyoruz. Ve biz Kur'anlilar, Hz.Isa ve Musa Pey-
gamberleri seven ve kabul eden bir milletiz. Bunun i-
cin ABD halkini inancsiz ve inkârci saymak dogru de-
gildir. ABD halki inancsiz ve inkârci olsa bile, Hak
ve Adalet, Iyilik ve Dogruluk teklif edilmeden ve on-
lardan toplu bir saldiri gelmeden, onlara savas acila-
maz. Buna kimsenin hakki yoktur. Hele Kur'anli bilgin-
ler cogunlugunun onayini almadan saga sola savas acmak
kimsenin haddi degildir. Eger ortada savas acilacak
bir durum varsa, biz bunu ancak BM Savas Mahkemesi
nezdinde ve Hak ve Adalet ölcüleriyle yapilmasini is-
teriz. Kanunsuz hak taleplerine taraftar degiliz.
Simdi gelelim ikinci hususa. Adalet neydi? "Hakliyi
hakki kadar mükâfatlandirma ve sucluyu da sucu kadar
cezalandirma"ydi degil mi? Bu adalet ölcüsüne göre Fi-
listinlilerin intihar saldirilarina verilecek ceza da,
onlarin verdigi zarar kadar olabilirdi. Fakat burda
önce hakliyla haksizin ortaya cikarilmasi lâzimdir.
Filistinliler, gasbedilmis vatanlarini geri almak icin
mücadele ediyorlar. Israillilerin yapmasi gereken ne-
dir burda? Isgal ettikleri Filistin topraklarini geri
iade etmek degil midir? Peki Israilliler ne yapiyor?
Gereken hak iadesini yapmadiklari gibi, bir de haklari
icin mücadele eden Filistinlileri imhaya calismiyor
mu? Haklilari suclu, suclulari hakli yapmak hangi ki-
tabin ölcüsüdür? Hadi diyelim ki Filistinlilerin hic
bir hakki yok, yaptiklari intihar saldirilariyla suc
islemislerdir. Fakat onlara verilecek ceza bu mu olma-
liydi? Bu kadar saldiri, vahset, kirim, katliam, kiyim
ve yikim hangi sucun cezasidir? Bir tokat atana bin
tokatla karsilik vermek adalet olabilir mi?
Beyler! Burada apacik bir zulüm ve haksizlik islenmis-
tir. Ortada, islenmis cok büyük bir suc var. Bu sucun
hesabinin sorulmasi ve verilmesi gerekmektedir. Dola-
yisiyla Israil Basbakani Ariel Saron hesap vermeye da-
vet edilmelidir. Bu kadar zulmü "hangi hakla" islemis-
tir, sorulmalidir. Eger bu sorgu yapilmazsa, Birlesmis
Milletler Teskilâti kendini, zulmün takipcisi degil,
zulmün seyircisi makamina oturtmus olacaktir. O zaman
bu teskilâtin varliginin ne anlami kaliyor?
ABD Baskani sayin Georg W.Bush'dan rica ediyoruz. Bu
mektubumuzu bizzat kendi elleriyle BM Teskilâti'na gö-
türsün ve Ariel Saron'un hesaba cekilmesini istesin.
Ve BM'nin Israil aleyhinde alacagi kararlari veto et-
mekten cekinsin. Eger bunlari yapmazsa, zulme arka
cikmis, ortak olmus ve Filistinlilerin de intikam al-
malarina onay vermis olacaktir. Bunlar da tabi dünyayi
barisa degil, catismaya götürür. Zulme arka cikip dün-
yayi catismaya götüren bir devletin ise, dünya lider-
ligine hakki kalmaz. Bu halde ABD ve sayin Baskaninin,
liderlikten istifa etmeleri gerekir. Eger istifa et-
mezse, onlari liderlikten düsürmemiz gerekecektir. Bu-
na gücümüz yeter mi bilmiyoruz. Fakat biz, bu kâinatin
yüce Yaraticisi'na dayandigimiz icin herhalde o gücü
kendimizde buluruz. Eger buna gücümüz yetmeyecek olur-
sa, zaten hukuken ve ahlâken ABD dünya liderligini
kaybetmis olacaktir. Ayrica Israil ve ABD, bundan son-
ra bütün dünyanin nefretini kazanmis olarak yasayacak-
lar ve aleyhlerinde olusmus olan dünya kamu oyu onlari
bulunduklari makamdan alasagi edecektir.
Yeni Dünya Düzeni ya Hak ve Adalet temelleri üzerine
oturtulacaktir, ya da bu insanlik baris yüzü görmeye-
cektir! Baris isteyenler kaldirsin ellerini! Yükselt-
sin seslerini! Barisin düsmanlarina firsat vermeyelim!
Filistililere önce dayak atip sonra onlari baris masa-
sina oturtamazsiniz! Önce, meydana gelen zulüm ve hak-
sizligi ortadan kaldirmaniz gerekir.
Unutmayiniz! Zulmeden veya zulme arka cikan, Hak ve A-
dalet dinlemeyen bir devlet ve baskani, kendini dec-
callestirmis olur. Deccalin egemenligine son vermek de
biz Kur'anli ve Incillilerin bas görevleri arasinda-
dir. Dileriz ABD, safini Hak ve Adalet'ten yana belir-
ler...
Bu mektubumuzun altinda bir milyar Incilli ve bir mil-
yar Kur'anli'nin imzasi vardir. Imza atmayacak olanlar
parmak kaldirsin!
Not: Baris adami, önce ödenmesi gereken haklari geri
öder ve yaptigi kötülükler icin de af diler.Zulmederek
"baris adami" olunmaz.
GÖNDEREN:
Mehdiî ve Mesihî Ruh'un Temsilcisi
AVRUPA KUR'ANISTLERI
Zaman: Yeni Cag 0002, Saron'un firavunluk vakti.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hakki gerceklestirme.
Boyut: Kur'anizm.
* * *
B E Y A N N A M E
(Bu bildiri, 2004 yilinda yayinlanmistir.)
B E Y A N N A M E
(Dinî ve ictihadî hükümler hakkinda
bir aciklama)
hâkim olan Allahin adiyla
Allah'in Mehdisi diyor ki: "Hicbir dev-
letin, hak bir dinin hak olan buyrukla-
rina hicbir yerde yasak koyma hakki yok-
tur. Koyan, haksiz duruma düser. Bu hak-
sizliga karsi me$ru vasitalarla savasmak
bir haktir."
"Her dinî kurum ve kurulusun dinde icti-
had etme hakki vardir, ictihad edebilir.
Fakat Allah'in Mehdisinin onayindan gec-
meyen ictihadî hüküm ve kararlar gecer-
sizdir."
Soru: Peki, bu birinci hüküm bir zorlama
ve dayatma olmuyor mu?
Cevap: Olmuyor! Cünkü burada, "Müslüman
olacaksin" denmiyor. "Dinime ve dinsel
ya$antima dokunma" deniyor. Bir ülkenin
devlet yöneticileri Müslüman veya Hiris-
tiyan olmaya mecbur degildir, mecbur
edilemez. Fakat o yöneticiler, halkinin
dinî ya$am ve özgürlüklerini korumaya
mecburdur, gasbetmeye haklari yoktur.
Bu hak ve özgürlükleri düzenleme ve
sinir koyma haklari vardir. Fakat bu hak
da, dinî kurumlarin yardim ve ortakligiy-
la yapilabilir. Tek tarafli sinir koyma
ve düzenlemeler haksizliktir.
Not 1: Bu beyanname'yi Fransa devlet bas-
kani da okumalidir.
Not 2: Hz. Isa'nin, dünyanin son vakit-
lerine dogru dünyamiza gelecegi hak'tir
ve dogrudur. Bu dogru, peygamberlerin
sonuncusu olan Hz.Muhammed(asm) tarafin
dan haber verilmistir. Fakat Hz. Isa
(mesih)den önce Hz. Mehdi'nin gelecegi
ve gelmisligi vardir. Kurtulus ve kurta-
rici isteyenler, Hz. Mehdi'ye tabi olmali.
Kurtulmus olanlar da ona destek olmali.
Hz.Mehdiden sonra mânevî dünya liderli-
gini Hz.Mesih devralacaktir. $imdi zaman,
Hz.Mehdi zamanidir. "Âhirüzzaman" lâkapli
Mehdi hazretleri, 11 Eylül olaylarindan
sonra ve Irak Savasindan önce vazifesine
baslamis bulunuyor. Onu inkâr edenler
veya kabul etmeyenler, problemlerini
cözemezler. "Hz.Muhammed son Peygamberdir"
demek, artik yeterli degildir. Hz.Mehdi'yi
kabul etmek sarttir. Hz.Mesih'in gelisini
müjdelemekte bir kusur yoktur. Fakat Hz.
Mehdi'nin gelmisligi ve vazifesine bas-
lamis oldugu unutulmamalidir. Ve, sorunlar
ancak "Muhammedî Ruh" olan Mehdi Hazret-
lerine uymakla hallolur.
Not 3: Kanadi kiriklar $unu bilsin ki;
Kur'an, bir "yorum" degil, Tanri'dan
gönderilmis "ASIL SÖZLER"dir. Kur'anin
orjinal metinlerinin yokedilmis olmasiyla,
Kur'anin "bozulmus" veya "eksiltilmis"
bir kitap oldugunu isbat edemezsiniz.
Bir kitap, bir yerden bir yere aktaril-
makla bozuluvermez. "Kanit"lariniz yeter-
sizdir. Kur'anin "asil olmadigi" $eklinde
süpheler üretmeniz ve onda kusur aramaniz
bosunadir. Cünkü yüce Allah, her yüzyilda
bir, bir din yenileyicisini göndererek,
Kur'anini bâtilattan korumaktadir. Yirmi-
birinci Asrin Mehdisi de, Allah'tan aldigi
BILGI ve I$IKla, Kur'an'in herhangi bir
bozulmaya ugramadigini tasdik etmektedir.
Bu tasdik karsisinda sizin $üphe tohumlari
ekmeniz bosunadir. Bu bosuna gayret, sizin
ancak düsmanlarinizi artirir. Bir milyar
düsman mi iyidir, yoksa bir milyar dost mu?
Dostluk yollarini arayin, sayin kanadi
kiriklar, dostluk yollarini!
BÜTÜN INSANLIK BILSIN KI:
KUR'AN KORUNMU$ BIR KITAPTIR, MEHDI BUNUN
$AHIDIDIR. SIZLERE DE INANMAK VEYA INKÂR
ETMEK KALMI$TIR!
Zaman: Yeni Cag'in dördü, Ocak ayi ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Aciklama.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
B E Y A N N A M E
(Dinî ve ictihadî hükümler hakkinda
bir aciklama)
hâkim olan Allahin adiyla
Allah'in Mehdisi diyor ki: "Hicbir dev-
letin, hak bir dinin hak olan buyrukla-
rina hicbir yerde yasak koyma hakki yok-
tur. Koyan, haksiz duruma düser. Bu hak-
sizliga karsi me$ru vasitalarla savasmak
bir haktir."
"Her dinî kurum ve kurulusun dinde icti-
had etme hakki vardir, ictihad edebilir.
Fakat Allah'in Mehdisinin onayindan gec-
meyen ictihadî hüküm ve kararlar gecer-
sizdir."
Soru: Peki, bu birinci hüküm bir zorlama
ve dayatma olmuyor mu?
Cevap: Olmuyor! Cünkü burada, "Müslüman
olacaksin" denmiyor. "Dinime ve dinsel
ya$antima dokunma" deniyor. Bir ülkenin
devlet yöneticileri Müslüman veya Hiris-
tiyan olmaya mecbur degildir, mecbur
edilemez. Fakat o yöneticiler, halkinin
dinî ya$am ve özgürlüklerini korumaya
mecburdur, gasbetmeye haklari yoktur.
Bu hak ve özgürlükleri düzenleme ve
sinir koyma haklari vardir. Fakat bu hak
da, dinî kurumlarin yardim ve ortakligiy-
la yapilabilir. Tek tarafli sinir koyma
ve düzenlemeler haksizliktir.
Not 1: Bu beyanname'yi Fransa devlet bas-
kani da okumalidir.
Not 2: Hz. Isa'nin, dünyanin son vakit-
lerine dogru dünyamiza gelecegi hak'tir
ve dogrudur. Bu dogru, peygamberlerin
sonuncusu olan Hz.Muhammed(asm) tarafin
dan haber verilmistir. Fakat Hz. Isa
(mesih)den önce Hz. Mehdi'nin gelecegi
ve gelmisligi vardir. Kurtulus ve kurta-
rici isteyenler, Hz. Mehdi'ye tabi olmali.
Kurtulmus olanlar da ona destek olmali.
Hz.Mehdiden sonra mânevî dünya liderli-
gini Hz.Mesih devralacaktir. $imdi zaman,
Hz.Mehdi zamanidir. "Âhirüzzaman" lâkapli
Mehdi hazretleri, 11 Eylül olaylarindan
sonra ve Irak Savasindan önce vazifesine
baslamis bulunuyor. Onu inkâr edenler
veya kabul etmeyenler, problemlerini
cözemezler. "Hz.Muhammed son Peygamberdir"
demek, artik yeterli degildir. Hz.Mehdi'yi
kabul etmek sarttir. Hz.Mesih'in gelisini
müjdelemekte bir kusur yoktur. Fakat Hz.
Mehdi'nin gelmisligi ve vazifesine bas-
lamis oldugu unutulmamalidir. Ve, sorunlar
ancak "Muhammedî Ruh" olan Mehdi Hazret-
lerine uymakla hallolur.
Not 3: Kanadi kiriklar $unu bilsin ki;
Kur'an, bir "yorum" degil, Tanri'dan
gönderilmis "ASIL SÖZLER"dir. Kur'anin
orjinal metinlerinin yokedilmis olmasiyla,
Kur'anin "bozulmus" veya "eksiltilmis"
bir kitap oldugunu isbat edemezsiniz.
Bir kitap, bir yerden bir yere aktaril-
makla bozuluvermez. "Kanit"lariniz yeter-
sizdir. Kur'anin "asil olmadigi" $eklinde
süpheler üretmeniz ve onda kusur aramaniz
bosunadir. Cünkü yüce Allah, her yüzyilda
bir, bir din yenileyicisini göndererek,
Kur'anini bâtilattan korumaktadir. Yirmi-
birinci Asrin Mehdisi de, Allah'tan aldigi
BILGI ve I$IKla, Kur'an'in herhangi bir
bozulmaya ugramadigini tasdik etmektedir.
Bu tasdik karsisinda sizin $üphe tohumlari
ekmeniz bosunadir. Bu bosuna gayret, sizin
ancak düsmanlarinizi artirir. Bir milyar
düsman mi iyidir, yoksa bir milyar dost mu?
Dostluk yollarini arayin, sayin kanadi
kiriklar, dostluk yollarini!
BÜTÜN INSANLIK BILSIN KI:
KUR'AN KORUNMU$ BIR KITAPTIR, MEHDI BUNUN
$AHIDIDIR. SIZLERE DE INANMAK VEYA INKÂR
ETMEK KALMI$TIR!
Zaman: Yeni Cag'in dördü, Ocak ayi ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Aciklama.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
Sonntag, 4. Januar 2009
HÜSEYİN AVDIÇ ATEİSTLERE CEVAP VERİYOR!
HÜSEYIN AVDIC ATEISTLERE CEVAP VERIYOR!
(Bu bildiri, yazarimiz Hüseyin Avdic'in, mustafaakyol.org
sitesinde ateistlere verdigi cevaplardir.)
gercekleri gösteren ALLAHin adiyla
Hakaretlerine hâlâ son vermeyen ateiste cevabimdir:
Evrenin yaraticisi degilsen, demektir ki; sen bir yaratiksin.
Görünmez Tanri'ya inanmazsan, akilsiz atomu Rab yapacaksin.
Bunu da kabul etmezsen, seytandan baska ilah bulamayacaksin!
Sonucta ya seytana kul olacaksin, ya da kendine tapacaksin.
Ya Kur'ana inanacaksin, ya da aklina göre bir din uyduracaksin.
Böylece kâinatin yaratilis, ya$atilis ve yönetilis hakikatlarini ezip
gecmis olacaksin. Bu ezip gecmeyle de evreni sahipsiz sayip ken-
dine mülk yapacaksin ve onu bol bol sömüreceksin. Cünkü nasil
olsa sahipsizdir! Nasil olsa ona sahiplik edecek ve onu senden
baska sömürecek akilli bir varlik yoktur! Bu sömürünün ardindan
da mezara girip toprak olacaksin ve hic kimse senden bu sömü-
rünün, bu emperyalistligin hesabini sormayacak! Bu inanclarla da
sana "insan" denilecek öyle mi? Yuf olsun senin insanligina! Ben
istemem böyle bir insanlik!
Avrupa ve Amerika belki dünyanin yarisini sömürüyordu. Ama
siz ateistler; komünizminizle, sosyalizminizle, materyalizminizle,
darwinizminizle, naturalizminizle ve tanritanimazliginizla bütün
kâinati sömürdünüz. Ve halen sömürmeye devam ediyorsunuz.
Bu mânevî sömürünüzle Avrupa ve Amerika'yi da sömürmüs
oldunuz. Bu sömürülerinize hâlâ bir son vermeyecek misiniz?
Hâlâ insanliga gecmeyecek misiniz? Siz önce kendi cirkinliginize
bakip hâlâ güzellesmeye calismayacak misiniz? (Zencileri tenzih
ederim) onlarin karaligindan daha kara olan siyahliginizi agartma-
ya calismayacak misiniz?
Bu calisma icinde olmayan ve Allah'i inkârlariyla kâinatin anlamini
yakan, yikan ve hiclige savuran ve üstelik sözde "insan" ismini alan
varliklari, "kâinatin en büyük emperyalistleri" olmaktan baska bir
sey olarak görmem mümkün degildir.
Not: (Anonymus'un sorularina daha sonra cevaplamaya calisa-
cagim.)
Hüseyin Avdic
***
Anonymus Bey,
"Biz ateizm'de nimet, fayda bulduğumuz için ateist değiliz" demis-
siniz.
Tanrisizliga inanmak, "fayda ve zarari olmayan seylere tapmak"
gibidir ve puta taparligin modern seklidir ve bu da, "hice tapar-
lik"tan baska birsey degildir. Insan kendini bu bo$ inanctan, ger-
cek Tanri (Allah)in indirdigi Kur'an hakikatlariyla kurtarmaya
calismalidir.
Eger Tanri, insanin ruhunu yaratip: "Seni Ben yarattim ve Bana
ibadet etmeni istiyorum" deseydi ve o anda seytan da insan ruhu-
nun yaninda olsaydi, insan seytanin dürtüsüyle: "Yaratmasaydin!"
ve varliktan önceki yoklugunu unutup: "Yaratirken benden izin
aldin mi? Ben sana kul olamam!" diyecekti. Bu sözler karsisinda
Tanri da: "Eger Bana kul olursan, seni ebedî cennetime koyarim.
Yok, seytana kul olursan, sonsuz cehenneme atarim" diyecekti.
Tanri'nin bu ceza ve mükâfâti karsisinda da insan büyük bir ihti-
malle faydali olan $ikki sececek, zararli olandan da kacacakti
Faydasiz seylere inanan insanlara ben "akilli insan" diyemem. Za-
rarli seylere inanan insanlara da herhalde (sizi tenzih ederek söy-
lüyorum) "aptal" veya "deli" deriz.
Biz Kur'anlilar, Tanri'nin var oldugunu hem düsünüyoruz, hem i-
naniyoruz. Bu inancimiz da, arastirmasiz bir inanc degildir. Ama
halk cogunlugunun arastirmasiz inanci da, "gercek disi" bir inanc
degildir. Cünkü onlarin inancinin gercekligini (veya gerceksizligini)
tasdik eden âlimler ve evliyalar vardir. Hem insan sadece akildan
ibaret bir varlik degildir. O insanin bir de "kalbi" vardir. Kalb de,
sezgi ve ilham yoluyla aklin göremedigi bir cok seyi görebilir ve
bilebilir. Bunun icin siradan halk öyle uzun arastirma ve inceleme-
lere gerek ve ihtiyac görmeyebilir. Peki, "Tanritanimazlarin kalbi
yok mu?" Onlarin da var. Fakat onlar ya kalplerini i$letmiyorlar,
ya da inanmamaya sartlanmis olduklarindan kalpleri körelmis du-
rumdadir.
"Ama bir yetişkin olduğumda, çocukların niçin açlıktan, hastalıktan,
depremden kırıldıklarını, niçin sakat doğabildiklerini sorgular oldum.
Kutsal metinler bunlara cevap veremiyor" diyorsunuz.
Aclik, kitlik, depremlerin sebebini Kur'an aciklamis ve onlarin "bir
sinama" oldugunu ve "bu felâketlere sabredenlerin ödüllendirilece-
gini" bildirmistir.
"Sizin inancınız kanıta dayalı değil; kalbinize, yani duygularınıza
dayalı. Bana, somut kanıt yokken, duyguya dayalı inancın aklı
kullanmaktan daha 'iyi' olduğunu kim söyleyebilir?" demissiniz.
Bunun ziddini da biz size sorabiliriz!
Inancimiza kanit olarak Kur'an, kâinat ve akil bize yetiyor. Ben i-
nanmak icin bilim'den onay bekleyemem. Cünkü bilim, "aklin, bil-
mediklerini bilmeye calisma eylemi"dir. Bu eylem de kiyamete ka-
dar sürebilir ve aklin gücü de sInirlidir; madde ötesini göremez,
bilemez. Onun bu körlügüne ve gücsüzlügüne ancak Tanri bilgisi
yardim edebilir ve onun elinden tutabilir. Bu elden tutma olmazsa,
akil bir hictir, bilgisi olan Bilim ise yetersizdir.
Allah'in varligini, O'nun yardimi olmaksizin bulmada yetersiz olan
bir bilim ve akildan ben, "somut kanit" bekleyemem. Beklersem,
buna ömrüm yetmez. Oysa ben ölmeden önce varligimin nicinini
ve kime aitligimi bilmek isterim. Kur'an da bunu bana sagliyor.
Kalbim de Kur'ani sezgi ve ilhamla tasdik ediyor, onayliyor.
Kur'an: "Aklinizi kullanin, kafanizi calistirin" diyorsa, bunun ziddi
olarak "sorgulamamayi emretmesi" düsünülemez. Insan mesru o-
lan herseyi sorgulayabilir. Ama akli a$an (meselâ: Tanri'nin zatini
bilmek gibi) noktalarda insanin soru ve sorgulamalari, "haddini
a$mak" olur ve birsey elde edemez. Fakat insan bu merakindan
dolayi kinanamaz ve günahkâr olmaz. Ancak Allah'a yakismaya-
cak (O'nun oglu, kizi oldugu gibi) nitelemelerde insan hataya dü-
ser, hatasindan dönmediginde de sorumlu olur.
Ama Kur'anda gecen: "Bilmediginiz bir seyin pesine düsmeyin"
seklindeki sözleri kasdederek "sorgulamanin yasaklandigini" iddia
ediyorsaniz, o ayetin, ateistlerin yorumladigi gibi anlasilamayacagi-
ni bilmeli ve bizim gözümüzle yorumlamaya calismalisiniz. O ayetin
bizce yorumu ise: "Yapacaginiz bir i$i bilmeden yapmayin. Yeterli
bilgiyi elde ettikten sonra yapin" demektir. Ama Tanritanimaz din
düsmanlari bunun tam ziddini iddia ediyorlar. Onlarin Kur'an yoru-
mu(!) da kabul edilemez. Önce Kur'anli uzmanlarin yorumunu din-
lemek gerekir.
Siz ateistler, gercek inanca ulasmada sadece akli rehber tutuyorsu-
nuz. Biz Kur'anlilar ise, aklin yaninda kalbi de aliyoruz. Yani din ve
bilimi birlestirerek yolumuzu genisletiyor ve i$igimizi cogaltiyoruz.
Bunun icin cok genis ve cok aydinlik bir caddede yürüyor ve hede-
fe varabiliyoruz. Ateistler ise yalnizca akil ve onun ürettigi bilimle
yol almaya calistiklarindan, dar ve karanlik bir yolda yürümek zo-
runda kaliyorlar ve karsilarinda cikmaz sokaklari buluyorlar, sapi-
tiyorlar. Bu sapitmayla da bin bir türlü ideoloji üretiyor ve binler
belâya ugruyorlar. Bu belâlara ugramamak ve onlardan kurtulmak
icin aklin yanina kalbi, bilimin yanina da dini koymaktan baska
care yoktur. Aksi halde bilim ve akli terkedenler yobazliga, din ve
kalbi terkedenler de sapikliga düsmekten kurtulamazlar, kurtula-
madilar. Kurtulmak isteyenler: "Yoktur din ve bilimi birlestirerek
yürümekten baska cikar yol" demek zorundadirlar.
Hüseyin Avdic
***
Ateist Umut!
(Hitabima kizmayin, cünkü ateistsiniz. Alayli ve hakaretli
ifadeleriniz karsisinda baska bir hitap bulamadim. Siz de
bana "Kur'anist" diyebilirsiniz.)
"Evrenin yaratıcısı değilim. Bir canlı organizmayım. Benim
yaratıcı olmamam, bir yaratıcı olması gerekliliğini doğurmaz."
demissiniz.
"Bir yaratici olmasi gerekliligini dogurmaz"mis! Nicin dogur-
mazmis? Cünkü sizin Kur'ansiz akliniz kâinatin tek hakimidir.
Onun üstünde daha bilgini veya herseyi bilen Tanri gibi bir
kuvvet yoktur! Olmadigindan da baska önermeler bâtildir,
gercek dIsidir!
Halbuki "yaratik varsa, Yaratici da olabilir" ihtimalini elde
tutmaniz ve tek tarafli hareket etmemeniz gerekirdi... Ama
siz, inancsizliga sartlanmis oldugunuzdan ikinci ihtimali bas-
tan inkâr ediyor ve hakikattan sapiyorsunuz.
Cünkü elinizde, Allah gibi bir Yaratici'nin olup olmadigina
dair kesin bir bilginiz yoktur! Ama bizim hic degilse Kur'ani-
miz ve onun dogruluguna kanaat getirebilecek bir vicdanimiz
vardir.
"Gercegi bulmada tek yol bilim ve akildir" dediginiz müddetce
hakikata ulasamayacaksiniz ve ulasamazsiniz!
Hüseyin Avdic
***
"Umut" Rumuzlu Ateiste Cevap!
"Birincisi; yokluğun kanıtı olmaz. Birşeyin var olduğunu
iddia edenler kanıt göstermek zorundadır." demissiniz.
Eger "yoklugun kaniti olmaz" derken: "Tanri bir yoktur.
Yok olan icin kanit göstermek zorunda degilim" demek
istiyorsaniz, yaniliyorsunuz! Cünkü ortada, i$leyen bir
kâinat vardir. Bu da pekâlâ Tanri'nin varligini göstere-
bilir. Ama siz bunu, O'nun yokluguna delil(!) yapiyor-
sunuz. Biz ise, "varligina" delil yapiyoruz; "eser ustasiz
olmaz" diyoruz. Siz ise; "sizin [eser] dediginiz sey, ken-
di kendine tesadüfen olmustur; Tanri manri yoktur. Ol-
saydi, göz ile görülürdü. Görülmedigine göre, yoktur!"
diyorsunuz. Biz de bu durumda mantikî delili birakip
vahyî ve vicdanî delil olan Kur'ani gösteriyoruz. Siz,
bunu da kabul etmiyorsunuz!
"En nihayetinde inanıp inanmamak bir tercih işidir ama
işin içine vicdanı katıp duygu sömürüsü yapmayın lütfen"
demissiniz.
Maksadim "duygu sömürüsü" yapmak degil. Mantikî
delilleri reddettiginizi bildigim icin kisa yoldan "ikinci
delilim Kur'andir" demek istedim.
"Evrensel sonuçlara ulaşabileceğiniz tek materyal man-
tıktır. O yüzden İslamiyeti ya da diğer dinleri mantıkla
değerlendirmelisiniz" demissiniz.
Eger insan sadece akildan ibaret bir varlik olsaydi,
sizin bu MANTIKinizi kabul ederdim. Ama insanin
bir de "KALP"i var. Bu kalbin de bin türlü mânevî
ihtiyac ve istekleri var. Siz de bu istekleri görün. Ve
onlari "MANTIK"la karsilayamayacaginizi kabul edin.
Yani kalbin isteklerini mantik doyurmaz.
"Hiçbir insan vicdanının İslamiyet de dahil hiçbir dine
inanmayı emredecek kadar katılaşmadığını sanıyorum"
demissiniz.
Bu sizin bir "saniniz" olmaktan öteye gidemez. SANI ise,
gercegin yerini tutamaz. Vicdan, dine inanmakla katilas-
maz; inanmamakla katilasir.
Özetle, verdiginiz cevapta hakli oldugunuz noktalar var-
sa da, ateizminizi hakli bulmuyorum ve sizi haksizlik icin-
de görüyorum. Allah'i inkârinizi da bir "zulüm" olarak
kabul ediyorum! Keske bu zulmünüzden kurtulabilseniz!
Hüseyin Avdic
***
Tuncay Bey,
Ben de tesekkür ederim...
Asagidaki sözlerim herkese:
Belki de bir kac gün sonra terkedeceksin $u güzel dünyayi.
Din degilse nedir, ya$amakta oldugun hayatin anlami?
***
Demelisin:
"Dünyali ol hep" dersen, olamam; cünkü hep dünyada kalamam.
Madem kalamam; o halde âhiretsiz olamam, dinsiz kalamam!
Hüseyin Avdic
Zaman: Yeni Cag'in dokuzu, Ocak ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hak ve Hakikat.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
(Bu bildiri, yazarimiz Hüseyin Avdic'in, mustafaakyol.org
sitesinde ateistlere verdigi cevaplardir.)
gercekleri gösteren ALLAHin adiyla
Hakaretlerine hâlâ son vermeyen ateiste cevabimdir:
Evrenin yaraticisi degilsen, demektir ki; sen bir yaratiksin.
Görünmez Tanri'ya inanmazsan, akilsiz atomu Rab yapacaksin.
Bunu da kabul etmezsen, seytandan baska ilah bulamayacaksin!
Sonucta ya seytana kul olacaksin, ya da kendine tapacaksin.
Ya Kur'ana inanacaksin, ya da aklina göre bir din uyduracaksin.
Böylece kâinatin yaratilis, ya$atilis ve yönetilis hakikatlarini ezip
gecmis olacaksin. Bu ezip gecmeyle de evreni sahipsiz sayip ken-
dine mülk yapacaksin ve onu bol bol sömüreceksin. Cünkü nasil
olsa sahipsizdir! Nasil olsa ona sahiplik edecek ve onu senden
baska sömürecek akilli bir varlik yoktur! Bu sömürünün ardindan
da mezara girip toprak olacaksin ve hic kimse senden bu sömü-
rünün, bu emperyalistligin hesabini sormayacak! Bu inanclarla da
sana "insan" denilecek öyle mi? Yuf olsun senin insanligina! Ben
istemem böyle bir insanlik!
Avrupa ve Amerika belki dünyanin yarisini sömürüyordu. Ama
siz ateistler; komünizminizle, sosyalizminizle, materyalizminizle,
darwinizminizle, naturalizminizle ve tanritanimazliginizla bütün
kâinati sömürdünüz. Ve halen sömürmeye devam ediyorsunuz.
Bu mânevî sömürünüzle Avrupa ve Amerika'yi da sömürmüs
oldunuz. Bu sömürülerinize hâlâ bir son vermeyecek misiniz?
Hâlâ insanliga gecmeyecek misiniz? Siz önce kendi cirkinliginize
bakip hâlâ güzellesmeye calismayacak misiniz? (Zencileri tenzih
ederim) onlarin karaligindan daha kara olan siyahliginizi agartma-
ya calismayacak misiniz?
Bu calisma icinde olmayan ve Allah'i inkârlariyla kâinatin anlamini
yakan, yikan ve hiclige savuran ve üstelik sözde "insan" ismini alan
varliklari, "kâinatin en büyük emperyalistleri" olmaktan baska bir
sey olarak görmem mümkün degildir.
Not: (Anonymus'un sorularina daha sonra cevaplamaya calisa-
cagim.)
Hüseyin Avdic
***
Anonymus Bey,
"Biz ateizm'de nimet, fayda bulduğumuz için ateist değiliz" demis-
siniz.
Tanrisizliga inanmak, "fayda ve zarari olmayan seylere tapmak"
gibidir ve puta taparligin modern seklidir ve bu da, "hice tapar-
lik"tan baska birsey degildir. Insan kendini bu bo$ inanctan, ger-
cek Tanri (Allah)in indirdigi Kur'an hakikatlariyla kurtarmaya
calismalidir.
Eger Tanri, insanin ruhunu yaratip: "Seni Ben yarattim ve Bana
ibadet etmeni istiyorum" deseydi ve o anda seytan da insan ruhu-
nun yaninda olsaydi, insan seytanin dürtüsüyle: "Yaratmasaydin!"
ve varliktan önceki yoklugunu unutup: "Yaratirken benden izin
aldin mi? Ben sana kul olamam!" diyecekti. Bu sözler karsisinda
Tanri da: "Eger Bana kul olursan, seni ebedî cennetime koyarim.
Yok, seytana kul olursan, sonsuz cehenneme atarim" diyecekti.
Tanri'nin bu ceza ve mükâfâti karsisinda da insan büyük bir ihti-
malle faydali olan $ikki sececek, zararli olandan da kacacakti
Faydasiz seylere inanan insanlara ben "akilli insan" diyemem. Za-
rarli seylere inanan insanlara da herhalde (sizi tenzih ederek söy-
lüyorum) "aptal" veya "deli" deriz.
Biz Kur'anlilar, Tanri'nin var oldugunu hem düsünüyoruz, hem i-
naniyoruz. Bu inancimiz da, arastirmasiz bir inanc degildir. Ama
halk cogunlugunun arastirmasiz inanci da, "gercek disi" bir inanc
degildir. Cünkü onlarin inancinin gercekligini (veya gerceksizligini)
tasdik eden âlimler ve evliyalar vardir. Hem insan sadece akildan
ibaret bir varlik degildir. O insanin bir de "kalbi" vardir. Kalb de,
sezgi ve ilham yoluyla aklin göremedigi bir cok seyi görebilir ve
bilebilir. Bunun icin siradan halk öyle uzun arastirma ve inceleme-
lere gerek ve ihtiyac görmeyebilir. Peki, "Tanritanimazlarin kalbi
yok mu?" Onlarin da var. Fakat onlar ya kalplerini i$letmiyorlar,
ya da inanmamaya sartlanmis olduklarindan kalpleri körelmis du-
rumdadir.
"Ama bir yetişkin olduğumda, çocukların niçin açlıktan, hastalıktan,
depremden kırıldıklarını, niçin sakat doğabildiklerini sorgular oldum.
Kutsal metinler bunlara cevap veremiyor" diyorsunuz.
Aclik, kitlik, depremlerin sebebini Kur'an aciklamis ve onlarin "bir
sinama" oldugunu ve "bu felâketlere sabredenlerin ödüllendirilece-
gini" bildirmistir.
"Sizin inancınız kanıta dayalı değil; kalbinize, yani duygularınıza
dayalı. Bana, somut kanıt yokken, duyguya dayalı inancın aklı
kullanmaktan daha 'iyi' olduğunu kim söyleyebilir?" demissiniz.
Bunun ziddini da biz size sorabiliriz!
Inancimiza kanit olarak Kur'an, kâinat ve akil bize yetiyor. Ben i-
nanmak icin bilim'den onay bekleyemem. Cünkü bilim, "aklin, bil-
mediklerini bilmeye calisma eylemi"dir. Bu eylem de kiyamete ka-
dar sürebilir ve aklin gücü de sInirlidir; madde ötesini göremez,
bilemez. Onun bu körlügüne ve gücsüzlügüne ancak Tanri bilgisi
yardim edebilir ve onun elinden tutabilir. Bu elden tutma olmazsa,
akil bir hictir, bilgisi olan Bilim ise yetersizdir.
Allah'in varligini, O'nun yardimi olmaksizin bulmada yetersiz olan
bir bilim ve akildan ben, "somut kanit" bekleyemem. Beklersem,
buna ömrüm yetmez. Oysa ben ölmeden önce varligimin nicinini
ve kime aitligimi bilmek isterim. Kur'an da bunu bana sagliyor.
Kalbim de Kur'ani sezgi ve ilhamla tasdik ediyor, onayliyor.
Kur'an: "Aklinizi kullanin, kafanizi calistirin" diyorsa, bunun ziddi
olarak "sorgulamamayi emretmesi" düsünülemez. Insan mesru o-
lan herseyi sorgulayabilir. Ama akli a$an (meselâ: Tanri'nin zatini
bilmek gibi) noktalarda insanin soru ve sorgulamalari, "haddini
a$mak" olur ve birsey elde edemez. Fakat insan bu merakindan
dolayi kinanamaz ve günahkâr olmaz. Ancak Allah'a yakismaya-
cak (O'nun oglu, kizi oldugu gibi) nitelemelerde insan hataya dü-
ser, hatasindan dönmediginde de sorumlu olur.
Ama Kur'anda gecen: "Bilmediginiz bir seyin pesine düsmeyin"
seklindeki sözleri kasdederek "sorgulamanin yasaklandigini" iddia
ediyorsaniz, o ayetin, ateistlerin yorumladigi gibi anlasilamayacagi-
ni bilmeli ve bizim gözümüzle yorumlamaya calismalisiniz. O ayetin
bizce yorumu ise: "Yapacaginiz bir i$i bilmeden yapmayin. Yeterli
bilgiyi elde ettikten sonra yapin" demektir. Ama Tanritanimaz din
düsmanlari bunun tam ziddini iddia ediyorlar. Onlarin Kur'an yoru-
mu(!) da kabul edilemez. Önce Kur'anli uzmanlarin yorumunu din-
lemek gerekir.
Siz ateistler, gercek inanca ulasmada sadece akli rehber tutuyorsu-
nuz. Biz Kur'anlilar ise, aklin yaninda kalbi de aliyoruz. Yani din ve
bilimi birlestirerek yolumuzu genisletiyor ve i$igimizi cogaltiyoruz.
Bunun icin cok genis ve cok aydinlik bir caddede yürüyor ve hede-
fe varabiliyoruz. Ateistler ise yalnizca akil ve onun ürettigi bilimle
yol almaya calistiklarindan, dar ve karanlik bir yolda yürümek zo-
runda kaliyorlar ve karsilarinda cikmaz sokaklari buluyorlar, sapi-
tiyorlar. Bu sapitmayla da bin bir türlü ideoloji üretiyor ve binler
belâya ugruyorlar. Bu belâlara ugramamak ve onlardan kurtulmak
icin aklin yanina kalbi, bilimin yanina da dini koymaktan baska
care yoktur. Aksi halde bilim ve akli terkedenler yobazliga, din ve
kalbi terkedenler de sapikliga düsmekten kurtulamazlar, kurtula-
madilar. Kurtulmak isteyenler: "Yoktur din ve bilimi birlestirerek
yürümekten baska cikar yol" demek zorundadirlar.
Hüseyin Avdic
***
Ateist Umut!
(Hitabima kizmayin, cünkü ateistsiniz. Alayli ve hakaretli
ifadeleriniz karsisinda baska bir hitap bulamadim. Siz de
bana "Kur'anist" diyebilirsiniz.)
"Evrenin yaratıcısı değilim. Bir canlı organizmayım. Benim
yaratıcı olmamam, bir yaratıcı olması gerekliliğini doğurmaz."
demissiniz.
"Bir yaratici olmasi gerekliligini dogurmaz"mis! Nicin dogur-
mazmis? Cünkü sizin Kur'ansiz akliniz kâinatin tek hakimidir.
Onun üstünde daha bilgini veya herseyi bilen Tanri gibi bir
kuvvet yoktur! Olmadigindan da baska önermeler bâtildir,
gercek dIsidir!
Halbuki "yaratik varsa, Yaratici da olabilir" ihtimalini elde
tutmaniz ve tek tarafli hareket etmemeniz gerekirdi... Ama
siz, inancsizliga sartlanmis oldugunuzdan ikinci ihtimali bas-
tan inkâr ediyor ve hakikattan sapiyorsunuz.
Cünkü elinizde, Allah gibi bir Yaratici'nin olup olmadigina
dair kesin bir bilginiz yoktur! Ama bizim hic degilse Kur'ani-
miz ve onun dogruluguna kanaat getirebilecek bir vicdanimiz
vardir.
"Gercegi bulmada tek yol bilim ve akildir" dediginiz müddetce
hakikata ulasamayacaksiniz ve ulasamazsiniz!
Hüseyin Avdic
***
"Umut" Rumuzlu Ateiste Cevap!
"Birincisi; yokluğun kanıtı olmaz. Birşeyin var olduğunu
iddia edenler kanıt göstermek zorundadır." demissiniz.
Eger "yoklugun kaniti olmaz" derken: "Tanri bir yoktur.
Yok olan icin kanit göstermek zorunda degilim" demek
istiyorsaniz, yaniliyorsunuz! Cünkü ortada, i$leyen bir
kâinat vardir. Bu da pekâlâ Tanri'nin varligini göstere-
bilir. Ama siz bunu, O'nun yokluguna delil(!) yapiyor-
sunuz. Biz ise, "varligina" delil yapiyoruz; "eser ustasiz
olmaz" diyoruz. Siz ise; "sizin [eser] dediginiz sey, ken-
di kendine tesadüfen olmustur; Tanri manri yoktur. Ol-
saydi, göz ile görülürdü. Görülmedigine göre, yoktur!"
diyorsunuz. Biz de bu durumda mantikî delili birakip
vahyî ve vicdanî delil olan Kur'ani gösteriyoruz. Siz,
bunu da kabul etmiyorsunuz!
"En nihayetinde inanıp inanmamak bir tercih işidir ama
işin içine vicdanı katıp duygu sömürüsü yapmayın lütfen"
demissiniz.
Maksadim "duygu sömürüsü" yapmak degil. Mantikî
delilleri reddettiginizi bildigim icin kisa yoldan "ikinci
delilim Kur'andir" demek istedim.
"Evrensel sonuçlara ulaşabileceğiniz tek materyal man-
tıktır. O yüzden İslamiyeti ya da diğer dinleri mantıkla
değerlendirmelisiniz" demissiniz.
Eger insan sadece akildan ibaret bir varlik olsaydi,
sizin bu MANTIKinizi kabul ederdim. Ama insanin
bir de "KALP"i var. Bu kalbin de bin türlü mânevî
ihtiyac ve istekleri var. Siz de bu istekleri görün. Ve
onlari "MANTIK"la karsilayamayacaginizi kabul edin.
Yani kalbin isteklerini mantik doyurmaz.
"Hiçbir insan vicdanının İslamiyet de dahil hiçbir dine
inanmayı emredecek kadar katılaşmadığını sanıyorum"
demissiniz.
Bu sizin bir "saniniz" olmaktan öteye gidemez. SANI ise,
gercegin yerini tutamaz. Vicdan, dine inanmakla katilas-
maz; inanmamakla katilasir.
Özetle, verdiginiz cevapta hakli oldugunuz noktalar var-
sa da, ateizminizi hakli bulmuyorum ve sizi haksizlik icin-
de görüyorum. Allah'i inkârinizi da bir "zulüm" olarak
kabul ediyorum! Keske bu zulmünüzden kurtulabilseniz!
Hüseyin Avdic
***
Tuncay Bey,
Ben de tesekkür ederim...
Asagidaki sözlerim herkese:
Belki de bir kac gün sonra terkedeceksin $u güzel dünyayi.
Din degilse nedir, ya$amakta oldugun hayatin anlami?
***
Demelisin:
"Dünyali ol hep" dersen, olamam; cünkü hep dünyada kalamam.
Madem kalamam; o halde âhiretsiz olamam, dinsiz kalamam!
Hüseyin Avdic
Zaman: Yeni Cag'in dokuzu, Ocak ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hak ve Hakikat.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
MEHDİ VE MESİH GELECEK Mİ?
MEHDI VE MESIH GELECEK MI?
gercekleri gösteren ALLAH in adiyla
Cevap: Kur'anda, Mehdi ve Mesih'in gelecekligiyle ilgili
kesin ve acik bir ayet yoktur. Fakat gelmeyecekligi ile
ilgili de kesin bir ayet yoktur. Kesin bir ayet olmadigin-
dan, Mehdi ve Mesih'in gelecekligine inanmayanlarin,
hadîslere dayanarak onlarin gelecekligine inanmakta
olanlari, "mü$riklik" ve "kâfirlik"le suclamaya haklari
yoktur.
Mehdi ve Mesih'in gelecegini haber veren Hadîslerin
"uydurma" olup olmadigi ise, $üphelidir, tartisilabilir.
Bu konuda da kesin bir bilgi olmadigindan ve olmadik-
ca, herkes inancinda hürdür. Kimse kimseye engel
olamaz, baskasinin üzerinde baski kuramaz!
Ama biz "Avrupa Muranistleri", onlarin geldigine ve
gelecegine inanmaktayiz.
Zaman: Yeni Cag'in dokuzu, Ocak ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hak ve Hakikat.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
gercekleri gösteren ALLAH in adiyla
Cevap: Kur'anda, Mehdi ve Mesih'in gelecekligiyle ilgili
kesin ve acik bir ayet yoktur. Fakat gelmeyecekligi ile
ilgili de kesin bir ayet yoktur. Kesin bir ayet olmadigin-
dan, Mehdi ve Mesih'in gelecekligine inanmayanlarin,
hadîslere dayanarak onlarin gelecekligine inanmakta
olanlari, "mü$riklik" ve "kâfirlik"le suclamaya haklari
yoktur.
Mehdi ve Mesih'in gelecegini haber veren Hadîslerin
"uydurma" olup olmadigi ise, $üphelidir, tartisilabilir.
Bu konuda da kesin bir bilgi olmadigindan ve olmadik-
ca, herkes inancinda hürdür. Kimse kimseye engel
olamaz, baskasinin üzerinde baski kuramaz!
Ama biz "Avrupa Muranistleri", onlarin geldigine ve
gelecegine inanmaktayiz.
Zaman: Yeni Cag'in dokuzu, Ocak ba$i.
Mekan: Avrupa.
Makam: Hak ve Hakikat.
Boyut: Muranizm.
YAYINLAYAN
AVRUPA MURANISTLERI
* * *
ARALIK (DEZEMBER) AYINDA YAYINLANMIŞ BİLDİRİLERİMİZ:
2008 yilina ait
EKIM (OKTOBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
TEOLOJiK SORU VE SORUNLARA CEVAPLAR 2
İ L İ Ş K İ N A M E
B A R I Ş N A M E
...VE AMERiKA BUNDAN SONRA NE YAPACAK?
ABD'NiN IRAK ZAFERiNE ÜZÜLMELi MiYiZ?
D A R B E N A M E
ALEVi KARDEŞLERiMiZE GEÇMiŞ OLSUN!
ALLAH HAKSIZLIK YAPAR MI?
ATEİSTLER KUR'ANA VE YARATILIŞA İTİRAZ EDİYOR!
İ R A N N A M E
ANTi-ANTiDiYALOG-NAME
BEDiUZZAMANNAME
M E H D i N A M E 1
M E H D I N A M E 2
MEHDi'Yi iNKÂR CABALARI BOŞUNADIR!
D i N N A M E
DOĞUM YAŞAM VE ÖLÜM GERÇEKLERİNİN AÇTIĞI YOL VE BU YOLUN SONUNDA KARŞILAŞTIĞIMIZ GERÇEKLER
E V R İ M N A M E
E M I R N A M E
RUH HAKKINDA BILINMEZ SIRLARIN ACIKLANMASI
H E S A P N A M E
Y A R A T I Ş N A M E
DiN, BiLiM VE AKIL KONULARI
TANRI NEDiR VE KiMDiR?
TASAVVUFÎ GÖRÜS, MATERYALIST GÖRÜS VE
PE Y G A M B E R N A ME
GÖRMEMEK OLMAMAYA DELIL OLMAZ!
"ALLAH, KENDINDEN DAHA GÜCLÜ BIR VARLIK YARATABILIR MI?"
A T E i S T N A M E
İNANC YOLUNDAKİ BİR BAYANA CEVAPLAR
ÖRTÜNME HAKKINDA BiR BAYANA CEVAP
TARIKAT VE REFORM
TEMELİN TEMELİ NEDİR?
VAHY, ILHAM VE MADDE ILE ILGILI KONULAR
YARATIŞIN AMACININ İNSAN OLUŞUNDA BİR SAÇMALIK YOKTUR
EVRENİN FORMÜLÜ NEDİR?
BİGBANG TEORİSİ YIKILDI YIKILIYOR!
İLETİŞİMNAME
HAKKIN SAVAŞÇILARINA DUYURU!
KUR'ANLILARLA BiR HASBiHAL
B E Y A N N A M E
TAVUK MU YUMURTADAN CIKAR, YUMURTA MI TAVUKTAN?
AVRUPA MURANiSTLERi CEVAPLIYOR!
BAYAN BiR YAZARA CEVAP
BiLiNMESi GEREKENLER
C U M H U R i Y E T NAME
ÇAĞIN SÖZÜ
CEMAAT VARSA DEMOKRASi YOK MUDUR?
U Z L A Ş M A N A M E
H Ü K Ü M N A M E
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
2008 yilina ait
KASIM (NOVEMBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
KURANiST HABER'DEN HABERLER
İ Ş G A L N A M E/ S I R A İ R A N' D A
Ö T A N A Z i N A M E 2
EY KUR'ANLI TÜRK MiLLETi! SENiN GÖREViN...
EY FiLiSTiN HALKI!
ERMENİ İDDİALARI HAKLI MI? VE ALLAH'IN MEHDİSİ MEHMED NUR'AN'IN HALİFELİK İLÂNI
AŞIRI SOL'A MESAJ VE "OPERASYON KURTULUŞ"
İSLAMÎ ÖRGÜTLERİ KAPATMAYA ÇALIŞAN ALMAN VE AMERİKAN MAKAMLARINI UYARIYORUZ!
HÜSEYİN AVDIC CEVAPLIYOR: "KÂİNAT BİR ALGI VE HAYAL DEĞİL YARATILMIŞ GERÇEKTİR"
ALLAH'IN MEHDiSi MEHMED NUR'AN DiYOR Ki:
ALLAH'IN MEHDiSi MEHMED NUR'AN CEVAPLIYOR
HADiS AYIKLAMADA DiYANETE UYARI!
ELiNDEN TUTULMAYAN BiR AKIL HiÇTiR!
N A M E-i E L-K A i D E
T Ü R B A N N A M E
E Y L Ü L N A M E
BiR GAZETECiYE MEKTUP
DiNDEN UZAK OLANLARA DUYURU!
A-B/N A M E-B i R L i K N A M E
!AVRUPA BIRLIGI ÜYELERINE UYARI!
YASAKÇI LAİKLERE ÇAĞRI
Y A L A N N A M E
X N A M E
HABiL'LE KABiL'iN MÜCADELESi VE DEMOKRASi KATiLLERi
ÜLKELER VASiYETNAMESi
T E R Ö R N A M E
KUR'ANİZMİN YÖNETEN VE YÖNETİLENLERE ÇAĞRISI
TÜRKİYE'DEKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI LAİKLİĞE AYKIRIDIR!
G A Y B i Y A T N A M E
ÖFKESi FRENSiZ ÖĞRENCiLERIN KATLiAMINI ÖNLEMEK iÇiN
MASONLARIN DiKKATiNE!
LAiKCiLERiN GELECEGi VE HALKIN ÖZGÜR iRADESi
LAiKÇiLER iSTEMESE DE!
O B A M A N A M E
L A i K L i K N A M E
KUR'ANSIZ HADÎS, HADÎSSiZ KUR'AN OLUR MU?
Avrupa Muranistleri
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
2008 yilina ait
ARALIK (DEZEMBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
YASAR NURI ÖZTÜRK'E MEKTUP
ISRAIL YÖNETIMI'NE ACIK UYARI
ARIEL SARON'A GÖNDERILMIS BIR MEKTUP
(YILBASI KUTLAMALARI IMANDAN CIKARIR MI?)
YAZARIMIZ HÜSEYIN AVDIC CINLERIN MEKANINI ACIKLIYOR
AVRUPA INSAN HAKLARI ÖRGÜTÜNE VE ISLAMLI ORTADOGU
ÜLKELERINE MESAJ
CÖZÜMNAME
EY DÜNYA IRKLARI
KADININ MIRASTAN ALACAGI PAY HAKKINDA (YENI HÜKÜM)
HELLO AMERICAN HER RESCUE IS IN KORANISMUS
PAPA KUR'ANLILARA BIR ÖZÜR BORCLANMISTIR
KURBANLA ILGILI BEYITLER
ATEISTLER KUR'ANI NICIN YORUMLAYAMAZ?
Bu bildirilerimizi, sol taraftaki "2008"
linkine tiklayarak görebilirsiniz.
Avrupa Muranistleri
EKIM (OKTOBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
TEOLOJiK SORU VE SORUNLARA CEVAPLAR 2
İ L İ Ş K İ N A M E
B A R I Ş N A M E
...VE AMERiKA BUNDAN SONRA NE YAPACAK?
ABD'NiN IRAK ZAFERiNE ÜZÜLMELi MiYiZ?
D A R B E N A M E
ALEVi KARDEŞLERiMiZE GEÇMiŞ OLSUN!
ALLAH HAKSIZLIK YAPAR MI?
ATEİSTLER KUR'ANA VE YARATILIŞA İTİRAZ EDİYOR!
İ R A N N A M E
ANTi-ANTiDiYALOG-NAME
BEDiUZZAMANNAME
M E H D i N A M E 1
M E H D I N A M E 2
MEHDi'Yi iNKÂR CABALARI BOŞUNADIR!
D i N N A M E
DOĞUM YAŞAM VE ÖLÜM GERÇEKLERİNİN AÇTIĞI YOL VE BU YOLUN SONUNDA KARŞILAŞTIĞIMIZ GERÇEKLER
E V R İ M N A M E
E M I R N A M E
RUH HAKKINDA BILINMEZ SIRLARIN ACIKLANMASI
H E S A P N A M E
Y A R A T I Ş N A M E
DiN, BiLiM VE AKIL KONULARI
TANRI NEDiR VE KiMDiR?
TASAVVUFÎ GÖRÜS, MATERYALIST GÖRÜS VE
PE Y G A M B E R N A ME
GÖRMEMEK OLMAMAYA DELIL OLMAZ!
"ALLAH, KENDINDEN DAHA GÜCLÜ BIR VARLIK YARATABILIR MI?"
A T E i S T N A M E
İNANC YOLUNDAKİ BİR BAYANA CEVAPLAR
ÖRTÜNME HAKKINDA BiR BAYANA CEVAP
TARIKAT VE REFORM
TEMELİN TEMELİ NEDİR?
VAHY, ILHAM VE MADDE ILE ILGILI KONULAR
YARATIŞIN AMACININ İNSAN OLUŞUNDA BİR SAÇMALIK YOKTUR
EVRENİN FORMÜLÜ NEDİR?
BİGBANG TEORİSİ YIKILDI YIKILIYOR!
İLETİŞİMNAME
HAKKIN SAVAŞÇILARINA DUYURU!
KUR'ANLILARLA BiR HASBiHAL
B E Y A N N A M E
TAVUK MU YUMURTADAN CIKAR, YUMURTA MI TAVUKTAN?
AVRUPA MURANiSTLERi CEVAPLIYOR!
BAYAN BiR YAZARA CEVAP
BiLiNMESi GEREKENLER
C U M H U R i Y E T NAME
ÇAĞIN SÖZÜ
CEMAAT VARSA DEMOKRASi YOK MUDUR?
U Z L A Ş M A N A M E
H Ü K Ü M N A M E
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
2008 yilina ait
KASIM (NOVEMBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
KURANiST HABER'DEN HABERLER
İ Ş G A L N A M E/ S I R A İ R A N' D A
Ö T A N A Z i N A M E 2
EY KUR'ANLI TÜRK MiLLETi! SENiN GÖREViN...
EY FiLiSTiN HALKI!
ERMENİ İDDİALARI HAKLI MI? VE ALLAH'IN MEHDİSİ MEHMED NUR'AN'IN HALİFELİK İLÂNI
AŞIRI SOL'A MESAJ VE "OPERASYON KURTULUŞ"
İSLAMÎ ÖRGÜTLERİ KAPATMAYA ÇALIŞAN ALMAN VE AMERİKAN MAKAMLARINI UYARIYORUZ!
HÜSEYİN AVDIC CEVAPLIYOR: "KÂİNAT BİR ALGI VE HAYAL DEĞİL YARATILMIŞ GERÇEKTİR"
ALLAH'IN MEHDiSi MEHMED NUR'AN DiYOR Ki:
ALLAH'IN MEHDiSi MEHMED NUR'AN CEVAPLIYOR
HADiS AYIKLAMADA DiYANETE UYARI!
ELiNDEN TUTULMAYAN BiR AKIL HiÇTiR!
N A M E-i E L-K A i D E
T Ü R B A N N A M E
E Y L Ü L N A M E
BiR GAZETECiYE MEKTUP
DiNDEN UZAK OLANLARA DUYURU!
A-B/N A M E-B i R L i K N A M E
!AVRUPA BIRLIGI ÜYELERINE UYARI!
YASAKÇI LAİKLERE ÇAĞRI
Y A L A N N A M E
X N A M E
HABiL'LE KABiL'iN MÜCADELESi VE DEMOKRASi KATiLLERi
ÜLKELER VASiYETNAMESi
T E R Ö R N A M E
KUR'ANİZMİN YÖNETEN VE YÖNETİLENLERE ÇAĞRISI
TÜRKİYE'DEKİ BAŞÖRTÜSÜ YASAĞI LAİKLİĞE AYKIRIDIR!
G A Y B i Y A T N A M E
ÖFKESi FRENSiZ ÖĞRENCiLERIN KATLiAMINI ÖNLEMEK iÇiN
MASONLARIN DiKKATiNE!
LAiKCiLERiN GELECEGi VE HALKIN ÖZGÜR iRADESi
LAiKÇiLER iSTEMESE DE!
O B A M A N A M E
L A i K L i K N A M E
KUR'ANSIZ HADÎS, HADÎSSiZ KUR'AN OLUR MU?
Avrupa Muranistleri
++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++++
2008 yilina ait
ARALIK (DEZEMBER) AYINDA YAYINLANMIS BILDIRILERIMIZ:
YASAR NURI ÖZTÜRK'E MEKTUP
ISRAIL YÖNETIMI'NE ACIK UYARI
ARIEL SARON'A GÖNDERILMIS BIR MEKTUP
(YILBASI KUTLAMALARI IMANDAN CIKARIR MI?)
YAZARIMIZ HÜSEYIN AVDIC CINLERIN MEKANINI ACIKLIYOR
AVRUPA INSAN HAKLARI ÖRGÜTÜNE VE ISLAMLI ORTADOGU
ÜLKELERINE MESAJ
CÖZÜMNAME
EY DÜNYA IRKLARI
KADININ MIRASTAN ALACAGI PAY HAKKINDA (YENI HÜKÜM)
HELLO AMERICAN HER RESCUE IS IN KORANISMUS
PAPA KUR'ANLILARA BIR ÖZÜR BORCLANMISTIR
KURBANLA ILGILI BEYITLER
ATEISTLER KUR'ANI NICIN YORUMLAYAMAZ?
Bu bildirilerimizi, sol taraftaki "2008"
linkine tiklayarak görebilirsiniz.
Avrupa Muranistleri
Abonnieren
Posts (Atom)